Ayrılıkçı, mason, satanist, AB yanlısı gibi gruplara dair yönerge hem dayandığı İl İdaresi Kanunu'na hem uyum yasalarına aykırı
İstanbul'daki 2. Zırhlı Tugay Komutanlığı'nın, İstanbul'daki dört kaymakamlıktan bilgi toplama talebinde bulunması, dün başkenti hareketlendirdi.
Genelkurmay Başkanlığı, Hürriyet gazetesinin dün manşetten 'Sosyetik Fişleme' başlığıyla duyurduğu, AB ve ABD yanlısı, yüksek sosyete, mason ve satanist gibi grupların izlenmesi amacıyla dört kaymakamlığa gönderdiği istihbarat yönergesini doğruladı. Genelkurmay Başkanlığı Genel Sekreterliği'nin açıklamasında şöyle denildi: "10 Mart 2004 günü bir gazetede 'Sosyetik Fişleme' başlıklı bir haber yer almıştır. Söz konusu haber doğrudur. 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu çerçevesinde, mülki İdare amirleri; çıkabilecek ve çıkan olayların önlenmesi maksadıyla, gerekli gördükleri hallerde, en yakın Kara, Deniz ve Hava birlik komutanlıklarından kuvvet talebinde bulunabilirler. Çıkabilecek olaylara karşı, etkin tedbirlerin alınabilmesi için, önceden planlama yapılması bir ihtiyaçtır. Söz konusu haberde konu edilen faaliyetin bu çerçevede değerlendirilmesi gerekmektedir. Ancak, çalışmada yer alan bazı hususların düzeltilmesi maksadıyla da gerekli incelemelere başlanılmıştır."
Hürriyet gazetesinin haberine göre, Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na (KKK) bağlı 15. Kolordu Komutanlığı 2. Zırhlı Tugay Komutanlığı, Kadıköy, Maltepe, Kartal ve Sultanbeyli kaymakamlıklarına, 'bölücü ve yıkıcı faaliyetlerde bulunan kişi ve gruplar hakkında istihbarat toplanmasını' isteyen bir istihbarat yönergesi gönderdi. Yönergede, AB ve ABD yanlıları, yüksek sosyete, tarikatlar, masonlar, azınlık, satanistler ve internet grupları da, izlenmesi istenen gruplar arasında sayıldı. Bu grupların nasıl izleneceği de yönergede tek tek belirtildi.
CHP Mersin Milletvekili Mustafa Özyürek, konuyu TBMM gündemine taşıdı. Özyürek, şu sorulara yanıt verilmesini istedi;
**Haber doğru ise, Zırhlı Tugay Komutanlığı hangi yasal yetkiye dayanarak kaymakamlıklara yazı göndermiştir?
**Yazıda sözü edilen istihbaratı toplamak MİT ve Emniyet'e ait değil midir?
**Toplanan istihbarat bilgileri nasıl değerlendirilecektir, izlenen kişi ve gruplarla ilgili herhangi bir işlem yapılacak mıdır?
**Özellikle yazar ve düşünürlerin fişlenmesinin düşünce özgürlüğüne aykırı olduğunu kabul ediyor musunuz?
Türk: Böyle şey olmaz
KKK yazısı, eski Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk'ü de şaşırttı. Türk şunları söyledi: "Doğru ise, bu açıkça yetki dışı işlemdir. Ne yöntem ne içerik açısından böyle şey olmaz. KKK kaymakamlara böyle talimatlar veremez. Eğer böyle birşey varsa yöntem açısından yanlış. Kurumlar ancak yasalar çerçevesinde çalışabilir. Üstelik görevi olanak vermiyor, böyle bir şey olamaz. Askerin istihbarat ihtiyacı tabii ki var, olacak. Bunun için Genelkurmay Başkanlığı ve MSB İstihbarat Dairesi birimleri zaten var."
Uçan kuş bile izlenecek
Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nın yönergesinde yer alan taleplerden bazıları şunlar:
**Bölücü ve yıkıcı terör örgütlerinin yurtiçinde işbirliği içinde bulunduğu yerli ve yabancı basın-yayın organları ile diplomatların faaliyeti nelerdir?
**Terör örgütlerinin medya ve siyasi kurumlara etki derecesi ve ulaştığı boyutlar nedir?
**Muhtemel bir seçimde bölücü terör örgütü yanlısı partiler hangi partilerle ittifak kurabilir?
Misyonerlik faaliyeti içinde olanların çalışmalarıyla destek aldıkları kurumların sorgulanması istenilen belgede, 'kendisini azınlık görme eğiliminde olan gruplar' Çerkez, Roman, Arnavut, Boşnak gibi kesimler sayılıyor.
Belgenin en önemli bölümünü ise 'Kendini ulusal değerlerin dışında ve üstünde gören kişi ve grupların faaliyetleri' ile 'Türkiye'nin aleyhine çalışan yazar, düşünür, gruplar' başlıklı bölümler oluşturuyor. AB ülkeleri ve ABD ile ilişkideki kişilerin biyografilerinin bile istenildiği bu bölümde yer alan talepler şöyle:
- Bu kişiler organize bir grup mudur?
- Bu kişilerin söz konusu devletlerle ilişkilerinin mahiyeti nedir?
- Şahısların biyografik bilgileri nelerdir?
- Türkiye'nin aleyhine çalışan yazar, düşünür ve grupları destekleyen ticari veya medya grupları var mıdır?
Bölücü örgütlenmeler, misyonerler ve kendisini azınlık görenlerin dışında kalan gruplar da izlenmeden nasibini alıyor. Yönergede diğerlerinin dışında kalan maksatları tam olarak tespit edilemeyen düşünce grupları, felsefi gruplar, eylem grupları' ile 'Yüksek sosyete grupları, sanatçıların mensup olduğu gruplar, zengin ailelerin çocuklarının grupları, tarikatlar (satanistler, Klu Klax, masonlar vb), internet grupları, cinsellik, uyuşturucu, meditasyon, ruh çağırma vb. gruplar' için de istihbarat toplanması isteniyor.
Yönerge yasalara aykırı
Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nın yönergesi hem yönergeye dayanak olarak gösterilen İller İdaresi Kanunu'na, hem Anayasa'ya, hem de AB'ye uyum yasalarına aykırılık oluşturuyor
Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nın (KKK), bilgi toplama yönergesi Anayasa ve yasalara açık aykırılık oluşturuyor.
Genelkurmay Başkanlığı, yönergeyi doğrularken, faaliyeti 5442 sayılı İİK çerçevesinde değerlendirilmesini istemesi tartışma yarattı. 1996 yılında değiştirilen İller İdaresi Kanunu'nun 11. maddesinin (D) fıkrası, valilere 'ilde çıkabilecek veya çıkan olayların, emrindeki kuvvetlerle önlenmesini mümkün görmedikleri takdirde, diğer illerin kolluk kuvvetleriyle bu iş için tahsis edilen diğer kuvvetlerden yararlanmak
amacıyla, İçişleri Bakanlığı'ndan ve gerekirse Jandarma Genel Komutanlığı'nın veya Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nın sınır birlikleri dahil olmak üzere en yakın kara, deniz ve hava birlik komutanlığından mümkün olan en hızlı vasıtalar ile müracaat ederek yardım isteme' yetkisi veriyor. Yasanın hiçbir yerinde, Genelkurmay açıklamasında yer verildiği gibi "Çıkabilecek olaylara karşı etkin tedbirlerin alınabilmesi için önceden planlama yapılması ihtiyacı" için askeri kurumlara kişileri ve toplum kesimlerini fişleme yetkisi verilmiyor. KKK'nın doğrudan kaymakamlıklara görev tevdi etmesi idare hukukunun genel ilkelerine de aykırı.
Anayasa da elvermiyor
** Yönerge, Anayasa'nın hukuk devleti başlıklı 2, 'herkesin dil, din, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce felsefi inanç, din, mezhep vb. sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşitliğini, hiç kimseye, sınıfa, zümreye imtiyaz tanınamayacağını, devletin tüm organ ve makamlarının bütün işlemlerinde eşitlik ilkesine uygun hareket etmek zorunda olduklarını' düzenleyen 10, temel hak ve hürriyetlerin dokunulmazlığını belirleyen 12, din ve vicdan hürriyeti başlıklı 24, düşünce ve kanaat hürriyeti başlıklı 25 gibi maddelerine de aykırı.
** 1962 yılında Başbakanlık genelgesiyle kurulan ve geçen sürede gizli çalışmalar yürüten 'Azınlıklar Tali Komisyonu' Avrupa Birliği uyum çerçevesinde lağvedilmişti. Ancak yönerge, azınlıkların fişlenmesini tekrar gündeme getirdi.
** MGK'nın psikolojik harekâtı düzenleyen yönetmeliği de geçen yıl yürürlükten kaldırılmıştı. Gereksiz fişlemelerle kişilerin haklarının ihlal edilmesini önlemek için güvenlik soruşturması yönetmeliği, geçen hafta da Adli Sicil Yasası değiştirilmişti.
RADİKAL 11.03.2004