Türkiye'de doğan her bebek IMF ve Dünya Bankası'na 2 milyar 649 milyon lira, yerli rantiyeye ise 2 milyar 816 milyon lira borçla doğuyor. BASK’ın yaptığı araştırmaya göre, Türkiye’nin iç ve dış borç stoğu AKP döneminde 387 katrilyon liraya ulaştı.
Türkiye’de doğan her bebek IMF ve Dünya Bankası’na 2 milyar 649 milyon lira, yerli rantiyeye 2 milyar 816 milyon lira borçla doğuyor. AKP döneminde de devam eden borçlanma politikalarına tepki gösteren BASK Genel Başkanı Resul Akay, “En iyisi çocuk sahibi olmamak” diyerek sitem etti.
Bağımsız Kamu Görevlileri Sendikaları Konfederasyonu (BASK) tarafından yapılan araştırmada, Türkiye’de 2004 yılında doğan her bebek giderek yükselen iç ve dış borç stoğu yüzünden 5,5 milyar lira borçla doğduğu görüldü.
IMF vatandaşın soluğunu kesti
Aynı araştırmaya göre; iç ve dış borç stoğu olan 387 katrilyon liranın 70 milyon 781 bin olan Türkiye nüfusuna oranlandığında, fert başına borç stoğunun da 5,5 milyar lira olduğu anlaşıldı. Dolar bazında yapılan hesaplamalara göre ise fert başına borç stoğu 4 bin 113 Dolar tutarında. Dolar bazında iç ve dış borç stoğunun toplam tutarı ise; 291 milyar 137 milyon dolar.
Konuya ilişkin bir açıklama yapan BASK Genel Başkanı Resul Akay, ülke insanının her geçen gün biraz daha büyüyen ağır borç yükü altında nefes alamaz hale geldiğine dikkat çekerek, “IMF; politikaları birçok ülkede olduğu gibi Türkiye’de de vatandaşın soluğunu kesmiştir” dedi. IMF’yi faullü dövüşen boksöre benzeten Akay, “IMF hep belden aşağı vuruyor. Türk halkı biraz kendisini toparlamaya çalışsa hemen yeni yumruklar geliyor. Belli ki hakemler de taraf tutuyor” dedi.
Faiz gelirinden 18 katrilyon vergi
Kamu çalışanlarının kira, gıda, yakacak, eğitim, sağlık, giyecek, haberleşme, ulaştırma gibi temel ihtiyaçları karşılamakta güçlük çektiğini belirten BASK Genel Başkanı Resul Akay, “Açlık ve yoksullukla mücadele eden memurlar artık neredeyse çocuk sahibi olmaktan kaçıyor. Doğan her çocuğun, 5,5 milyar lira borçla doğduğu bir ülkede çocuk sahibi olmak için mangal gibi yürek gerekir” dedi.
Rantiyenin alacaklarını erteleyin
Çalışanların zorunlu tasarruf alacaklarını, işçilerin ikramiyelerini, emeklilerin vergi iadelerini, çiftçilerin destekleme ödemelerini sürekli erteleyerek vatandaşa adeta “konsolidasyon” uygulayan hükümetin, rantiyenin alacaklarını erteleme konusunda zerre kadar kaygı duymadığına işaret eden Akay, şunları söyledi:
“Fedakarlık yapılacaksa hep birlikte yapalım. Bizim son 10-15 yılımız fedakarlık yapmakla geçti ama sonunda ezilen, harap ve bitap düşen yine biz olduk. Artık biraz da faizle geçinenlerin fedakarlık yapma zamanı geldi. Bu yıl 66 katrilyon liradan fazla faiz ödemesi yapılacak. Hükümet bu paradan yüzde 30 vergi kesmiş olsa 18 Katrilyon zaten devletin cebinde kalır. Hükümet ya rantiyenin alacaklarını erteleyerek ya da faiz gelirinden vergi alarak yeni bir kaynak paketi oluşturabilir. Memura, emeklilere verilecek maaş artışlarına göz dikmek zorunda kalmaz.”
MİLLİ GAZETE 24.03.2004