İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

Kıbrıs elden gidiyor

Güncel
|

AKP iktidarı İsviçre’de Rumlarla masaya otururken, Denktaş, Lefkoşa’dan feryat ediyor; “Devletimiz yokediliyor!...”

Baskıya isyan İsviçre’deki görüşmelerden hiçbir umudunun olmadığını söyleyen Denktaş, baskı ve dayatmayla bir yere varılamaz dedi. Görüşmelerde hiçbir isteklerinin kabul edilmediğini söyleyen Denktaş, “Kıbrıs Türküne daldaki kuru üzüm gibi dokununca dağılacağı bir toprak düzenlemesi dayatılıyor” dedi. Karartma oyunu Annan planıyla adaya barışın gelmeyeceğini, aksine binlerce saatli bombanın bırakıldığını ifade eden Denktaş, İsviçre’deki görüşmelerin de eşit olmayan bir ortamda gerçekleştiğini söyledi. Görüşmelere uygulanan karartmaya isyan eden Denktaş, “Çıkacak sonucu kabul etmek şerefsizliktir” diye konuştu. KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, İsviçre’ye giden Kıbrıs Türk heyetinin, halktan gizlenmiş birçok şeyi bilerek gittiğini belirterek, ‘’Bunlarla uğraşacaklardır. Geriye ne getirirler ben bilemem. Ben gitmedim. Çünkü bir şey getiremeyeceklerini görüyorum. Referanduma her şeyin sunulacağını görüyorum. De Soto’nun ve Genel Sekreter’in ne kadar bize yakın tadilat yapabileceğine bakıyorum ve ümitli değilim’’ dedi. Cumhurbaşkanı Denktaş, Kıbrıs Türkünün milli mücadelesinde önemli bir yeri olan merhum başbakan Osman Örek’in 5. ölüm yıldönümü nedeniyle düzenlenen anma töreninde yaptığı konuşmada, ‘’İnşallah bütün bunlarda yanılırım. Temennim budur. Yanılmak istiyorum. Güzel bir anlaşmayla gelmelerini istiyorum. Dr. Küçük’ün, şehitlerimizin, Osman Örek’in kemiklerinin sızlamamasını istiyorum’’ dedi. ‘’Halkın yeniden göçe zorlanmamasını, nereye gideceğini, ne olduğunu bilmeden şaşkın şaşkın birbirini suçlamasını istemediğini’’ ifade eden Denktaş, şöyle konuştu: ‘’Buna dua ediyorum, inşallah iyi bir netice alırlar da gelirler ama gelmezlerse Dr. Küçük ve Osman Örek zamanında dirildiğiniz gibi dirilmenizi istiyorum. Dünyanın hiçbir yerinde devletini yok etme yolunda heyecanla koşuşmuş insanlar görülmüş değildir. ‘Açız, susuzuz’ diyen yok. ‘İşsiziz, idareden şikayetçiyiz’ diyen çok. Dünyanın hiçbir yerinde devletten şikayet var diye devleti yok eden halk görülmüş değildir. Siz devlet oluşturmuş şerefli insanlarsınız, şehitler pahasına...’’ “Osman, bizi Türkiye’den ayırmak istiyorlar” Konuşmasında zaman zaman duygusallaşan Cumhurbaşkanı Denktaş, merhum Osman Örek’e seslenerek, şunları söyledi: ‘’Osman, bizi Türkiye’den ayırmak istiyorlar. Türk askerinin selamlayıp çıktığını, bir daha geri gelmemek üzere çıktığını görmemizi istiyorlar. Garantör olarak Türkiye’nin müdahale hakkının ortadan kalkmasını istiyorlar. İçimize onbinlerce Rumun gelip yerleşmesini, halkımızın yarısına yakın insanının göçmen olmasını, kişiden kişiye mal-mülk meselesinin yıllarca sürerek bizi perişan etmesini öngörüyorlar. (BM Genel Sekreteri Kofi) Annan şerefli bir insandır, en iyi genel sekreterlerden biridir. Planının Türk halkına yapmakta olduğu bu haksızlığı, bu dengesizliği bilmiyordur. Kendisine ‘iyidir, güzeldir, hep kabul edilecektir’ diyenler Rumlarla işbirliği yapmış olanlardır.’’ Acı haberler verdi diye Osman Örek’in kendisine kızmamasını, gerçekleri söylediğini kaydeden Denktaş, halktan, gerçekleri bilerek başını dik tutmasını, şehitlere layık olmasını ve haklarından vazgeçmeyerek, güzel, kalıcı bir barış için uğraşmasını istedi. Zorla kabul edeceksiniz diyorlar Yabancıların ortaya çıkardığı bir planı zorla kabul etmelerinin istendiğini anlatan Denktaş, şöyle konuştu: ‘’Yabancılar dışarıda oturmuş Kıbrıs’ın gerçeklerine gözlerini yummuş, ortaya bir plan çıkarmış. İyi niyet görevine girmeyen bir hareketle, zorla, dünyanın baskısıyla ‘kabul edeceksiniz, başka çareniz yoktur’ diyor. Referandumda çaremiz olup olmadığını, getirecekleri neticeye bakarak hep birlikte karar vereceğiz. Ben arkadaşlarıma, bu gibi toplantılarda çektikleri acıları, sancıları bilen bir kişi olarak dayanıklık ve başarılar diliyorum. Zannedersem Osman Örek de bulunduğu göklerden aynı şeyleri söylemektedir, ‘Başarılar kardeşim, dik durunuz, haklarımızı koruyunuz’ demektedir. Allah rahmet eylesin.’’ İçimize binlerce saatli bomba koyuyorsunuz Denktaş, görüşmelerde isteklerinin bir tekinin bile kabul edilmediğini, Kıbrıs Türkünün, daldaki kuru üzüm gibi dokununca dağılacağı bir toprak düzenlemesinin getirilmek istendiğini anlattı. Denktaş, son görüşmede, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro de Soto’ya şunları söylediğini aktardı: ‘’Siz barışı getirmiyorsunuz. İçimize binlerce saatli bomba koyuyorsunuz. Halk birbirine düşecek mal-mülk meselesi nedeniyle. Bunun halledilmesi çok kolaydı. Hiç bakmadınız. Hakim oldunuz, hakem oldunuz, ‘Rumun tapusu geçerlidir, Türkün tapusu geçersizdir’ dediniz. Halka yalan yanlış bir de bilgi verdiniz. ‘Oturduğunuz yer, ev, mal eğer size kalacaksa bunun parasını siz vereceksiniz’ diyorsunuz. Ama bunu halktan gizliyorsunuz. Ve halk da zannediyor ki, başkaları tazminatını verecek ve kendisi de Rumun malında kalacak.’’ Denktaş, gizlenmiş bir hayli konu olduğunu, Kıbrıs Türk heyetinin bunları bilerek gittiğini ve bunlarla uğraşacağını kaydetti. İki kesimlilik, eşit egemenlik, Türkiye’nin etkin ve fiili garantisini istediklerini belirten Denktaş, Annan planının üç kez değiştiğini, ancak Rumların ‘’meşru Kıbrıs hükümeti’’ olarak karşılarında oturduğunu söyledi. Müzakereler eşitsizlik safhasında yapılmakta Denktaş, adada 6 hafta süren görüşmelerde, Rumların kendilerine, ‘’Kıbrıs Cumhuriyeti vardır, anayasası vardır. Dolayısıyla Avrupa Birliği’ne de kabul edildik, siz bu çerçeve içerisinde bir şeyler alabilirsiniz’’ dediğini anlatarak, ‘’Arkadaşlarımız ikinci safhaya bu şartlar altında gidiyorlar’’ dedi. MİLLİ GAZETE 25.03.2004
AKRA