İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

İsrail sorumludur!

Dünya
|

Şaron’un yediği son herzeyi bu defa ‘halt etmenin İbranicesi’ diye tanımlayabiliriz. ‘Beyrut Kasabı’ lakaplı sabık general ne yapmak istiyor? Şeyh Ahmet Yasin’in katli ertesindeki gelişmelerden Ariel Şaron’lu İsrail sorumlu olacaktır ve bunu söylemek de ‘Yahudi düşmanlığı’ falan değildir!

Malum, günlük lisanda ‘halt etmenin Arapçası’ deyimini kullanırız. Ve şimdi buradan yola çıkıp, her iki dil de semitik kökenli olduğundan, Ariel Şaron’un yediği son herzeyi bu defa ‘halt etmenin İbranicesi’ diye tanımlayabiliriz. Fakat doğrusu, böylesine bir ifade bile son derece ‘nazikane’ kaçar. Zaten de hazretin pek umurundaydı... PEKİ, ‘Beyrut Kasabı’ lakaplı sabık general ne yapmak istiyor? Sırf ülkesini ve bölgeyi değil, çok geniş bir coğrafyadaki insanlığı da sonsuz tehlikeli girdaplara sürüklemekte olduğunu birazcık farketmiyor mu? ‘Hamas’ın ‘manevi lideri’ durumundaki Şeyh Ahmet Yasin’i katletmenin ancak sınırlı ve taktik bir ‘Pirus zaferi’ anlamına geleceğini bilmiyor mu? Gazze’deki cinayetin irinli yaranın üzerine kezzap dökeceğini görmüyor mu? Zerre kadar şüpheniz olmasın ki, farkediyor, biliyor ve görüyor! Ancak, Şaron ve İsrail hükümetinde en az onun kadar ‘akbaba’ nitelik taşıyan yöneticiler bunların hiçbirini umursamıyor. Çünkü onların stratejisi felaket ve kaos üzerine inşa ediliyor. İLKİN şu kesin ki, şiddet halkasının aktörlerinden olmasına rağmen kısırdöngü hesaba katıldığı takdirde ‘mutedil’ bile addedilebilecek Şeyh Yasin’in öldürülmesi, Ariel Şaron ve avanesinin ‘gerilim tırmandırma’ politikasında bir viraj oluşturdu. İsrail’in eylemi en önce, başta Gazze, Arabi topraklarda kaos yaratarak Arafat liderliğindeki Filistin Otoritesi’nin denetimi tamamen yitirmesini amaçlıyor. İkinci olarak da, klasik ‘böl yönet’ taktiğiyle, zaten her zaman limoni olmuş olan Hamas - FKÖ ilişkilerinde kesin bir kopuşa yol açmak hedefini güdüyor. Tel Aviv sonra buradan yola çıkarak da, uluslararası planda, ‘böyle başıbozuk bir otoriteyle mi ‘Yol Haritası’ müzakere edeceğim’ demeyi planlıyor. Kabul, bütün bunlar gerçekleşebilir ama yukarıda dediğim gibi, Yahudi Devleti’nin ‘kazancı’ taktik bir ‘Pirus Zaferi’ olarak kalmaya mahkumdur. Evet, Şeyh Ahmet Yasin’in katli ertesindeki gelişmelerden Ariel Şaron’lu İsrail sorumlu olacaktır ve bunu söylemek de ‘Yahudi düşmanlığı’ falan değildir! 24.3.2004 / HADİ ULUENGİN / HÜRRİYET
AKRA