Türkiye'nin de aralarında bulunduğu 47 ülkede 40 bin 838 kişiyi kapsayan, 'Global Yolsuzluk Barometresi'ne göre, bu ülkelerde yaşayanlar yolsuzluğun kaynağı olarak politikayı gösteriyor
Uluslararası Şeffaflık Örgütü (Transperency International) Gallup International adlı uluslararası kamuoyu yoklama şirketinin işbirliğiyle aralarında Türkiye'nin de bulunduğu 47 ülkede toplam 40 bin 838 kişiyi kapsayan 'Global Yolsuzluk Barometresi' adlı anketi de gerçekleştirdi. Araştırmanın ortaya çıkardığı en önemli sonuç bu ülkelerde yaşayan insanların yolsuzlukların kaynağını politika olarak gördükleri.
Yolsuzlukların ülkelerin çeşitli alanları üzerindeki etkileri, yolsuzluklardaki değişim algılamaları ve beklentileri belirlemeye yönelik ankete katılanların yüzde 30'una yakın bir bölümü, yolsuzlukların arındırılmasını en çok istedikleri kurum olarak siyasi partileri gösterdi. Katılanların yüzde 14'ü, mahkemeler, yüzde 12'si güvenlik güçleri, yüzde 8.4'ü sağlık hizmetleri, yüzde 7.5'i ise, eğitim sistemini yolsuzluklarla mücadelede öncelikli alanlar olarak seçti.
Dar gelirliyi vuruyor
Bu arada, yolsuzlukların kişiler ve aile yaşamı üzerindeki etkilerini de belirlemeyi amaçlayan anket, yolsuzlukların en çok dar gelirleri olumsuz etkilediğini de gösterdi.
Anketi yanıtlayan düşük gelirlilerin yüzde 40'ı, yolsuzlukların kişisel ve aile yaşamlarında çok olumsuz etkileri olduğuna inandıklarını söyledi. Yolsuzluktan arındırılmış ülkenin olmadığını ortaya koyan raporda birçok ülkede politikacıların kamu kaynaklarını seçim yatırımı olarak suiistimal ettiği, siyasetçilerin yasadışı olsa bile siyasette etkin olmak isteyenlerden para yardımını aldığı belirtiliyor. Bu arada, adı yolsuzluk olaylarına karışan liderlerin listesine de yer verilen raporda en büyük yolsuzlukların, eski Endonezya Devlet Başkanı Suharto ve eski Filinpinler Devlet Başkanı Ferdinand Marcos tarafından gerçekleştirildiği öne sürülüyor. Buna göre, Suharto yönetimde olduğu 31 yılda 15-35, milyar dolar, Marcos ise 5-10 milyar dolar arasında değişen parayı zimmetine geçirdi.
Azalacağına inanan az
Söz konusu araştırma kapsamında halka yolsuzluklarda önümüzdeki üç yılda bir değişiklik bekleyip beklemediği de soruldu. Anketi yanıtlayanların yüzde 20.1'i, yolsuzluklarda büyük, yüzde 22'si ise küçük bir artış beklerken yüzde 27.1'i ise, aynı kalacağını düşünüyor.
Yolsuzlukların azalacağına inananların oranı da yüzde 20'de kaldı. Yolsuzluklarla mücadele konusunda en iyimser halk, Kolombiya ve Endonezya'da bulunuyor. Söz konusu iki ülkede halkın yüzde 50'sinden fazlası yolsuzlukların azalmasını bekliyor.
Türkler çok karamsar
Araştırma Türkiye'de ise halkın çok karamsar olduğunı ortaya çıkardı. Anketi yanıtlayan Türklerden yüzde 37.2'si yolsuzlukların çok artacağına, yüzde 19.4'ü ise az artacağına inanıyor. Yolsuzlukların aynı kalacağını düşünenlerin oranı yüzde 14.7'de kaldı. Türk halkının yüzde 9'u yolsuzlukların biraz azalacağını, yüzde 3'ü ise çok gerileyeceğini düşünüyor. Böylece, halkın yüzde 56.6'sı gibi büyük bir kısmı, yolsuzlukların daha yoğunlaşmasını beklerken gerileyeceğine inananların oranı yüzde 12 gibi düşük bir düzeyde bulunuyor.
Araştırmaya cevap verenler Türkiye'nin, şeffaflık ve dürüstlük konusundaki performansında bir kötüleşme olduğuna inanıyor.
Uluslararası Şeffaflık Örgütü (Transparency International) tarafından yayımlanan '2004 Küresel Yolsuzluk Raporu'na göre de Türkiye, dünya
'Yolsuzluk Algılama Endeksi'nde ise 64. sıradan 77. sıraya düştü. Aralarında World Economic Forum, The Economist Intelligence Unit gibi uluslararası 17 kaynaktan derlenen verilerin ışığında hazırlanan '2004 Küresel Yolsuzluk Raporu'na göre, dünyada yolsuzluk algılamasının en düşük olduğu ülke Finlandiya. Finlandiya'yı İzlanda'nın izlediği listenin ön sıralarında AB ülkeleri bulunuyor. Bangladeş, dünyanın yolsuzluk algılaması en yüksek ülkesi olarak 133. sırada. Önceki yıl 64. olan Türkiye'nin ise, büyük bir düşüşle 77. sıraya gerilediği bildirildi.
Türkiye resmen taraf oldu
Öte yandan Türkiye, Avrupa Yolsuzlukla Mücadele Sözleşmesi'ne dün resmen taraf oldu. Türkiye'nin Avrupa Konseyi'ndeki daimi temsilcisi Büyükelçi Deryal Batıbay, Ankara'nın sözleşmeyi onayladığına dair belgeleri Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Walter Schwimmer'e sundu. Sözleşme, yolsuzluk faaliyetlerinin suç sayılmasını ve bu suçlara karşı etkin bir uluslararası işbirliğiyle dayanışma öngören kapsamlı bir yasal belge olma özelliği taşıyor.
RADİKAL 30.03.2004