KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Annan Planı'nın olumsuzluklarını göz önünde bulundurduğunda, plana ''hayır'' diyeceğini ve neden ''hayır'' diyeceğini de halka açıklayacağını söyledi.
Devleti ve egemenliği koruma yemini olduğunu ve halka yol gösterme sorumluluğu bulunduğunu ifade eden Denktaş, halka, Annan Planı'nı 'kabul edin'' deme zorunluluğu olmadığını kaydetti. Denktaş, ''Annan Planı ne kadar iyileştirilmiş olursa olsun, olduğu şekliyle kalırsa kabul edilemeyeceğini'' söyleyerek, 1. Annan Planı'nda ne istendiyse 5. Annan Planı'nda da aynı şeylerin istendiğini belirtti.
Cumhurbaşkanı Denktaş, KKTC'den yayın Avrasya Radyo ve Televizyonu'nda (ART) yayımlanan 'Kamuoyu'' programında yaptığı açıklamada, Annan Planı'nın, Türkiye'yi Kıbrıs'tan çıkaran bir plan olduğunu belirtti. Denktaş, Başbakan Mehmet Ali Talat'ın, kendisinden, referandum sürecinde ''tarafsız olmasını'' istediğinin anımsatılması üzerine, Annan Planı konusundaki tavrını, gerekçesiyle birlikte halkına söylemekle mükellef olduğunu ifade ederek, şunları söyledi:
''Mal-mülk konusunda perişanlık yaratan, garantileri zaman içinde kaldıran, deragasyonları sadece şu kadar yıl kabul edip, ondan sonra bizim koruyucu tedbirlerimizi sıfırla çarpıp ortadan kaldırmak suretiyle bizi eskiye götüren bir planı 'kabul ediniz' demek mecburiyetim yoktur.'' Referandum sürecinde bir fikir mücadelesinin yapılacağına işaret ederek, kimsenin işi kavgaya götürmemesini, medeni bir şekilde davranılmasını isteyen Denktaş, ''Herkes hangi fikri benimsiyorsa istediği şekilde fikrini beyan etsin, ama kimse işi kavgaya, sövüşmeye, darbeye, taşkınlığa götürmesin. Çünkü kardeşiz. Çünkü bu adada yaşayacağız. Çünkü Rum'un karşısında yumruk gibi olmalıyız. Onlar yumruk gibidirler'' dedi.
Denktaş: Tarafım
''Tarafsız ol'' çağrısının partilerarası seçimlerde olacağını, kendisinin devletten yana taraf olduğunu kaydeden Denktaş, şöyle devametti:
''Ama bu 'Devlet ortadan kalksın mı, Türkiye'nin garantisi sona gelsin mi, bizim talep ettiğimiz koruma tedbirleri (derogasyonlar) daimi olarak kalsın mı yoksa bir süre sonra ortadan kalksın ve Kıbrıs,1963'ten evvelki Kıbrıs haline gelsin mi? Toprak konusunda yaratılan harabiyet kabul edilsin mi?' bütün bunlar gündemdedir. Ve benim değerlendirmeme göre, Kıbrıs Türkünün, Miçotakis'in deyimiyle, bu plan kabul edildiği takdirde Kıbrıs'ta 10 yıl içinde Ada'dan çekilip gitmesi bahis konusudur. Bütün bunları göz önünde bulundurduğumda, ben bu plana 'hayır' derim. Ve halkıma da niçin 'hayır' dediğimi anlatmak görevim olur.''
Cumhurbaşkanı Denktaş, bir soru üzerine, Türk Hükümeti ile aralarında mesafe olmadığını, ancak Türk Hükümeti'nin konuya bakış açısının kendilerinden biraz farklı olduğunu belirterek, ''Kıbrıs Türkü, bugün kaderini tayin aşamasına gelmiş bulunuyor. Anavatanlarını arkalarında görmek ister'' dedi.
<Bu plan kabul edilemez
Denktaş, İsviçre görüşmelerinin, ''Türkiye'nin 'Ben varım, hâlâ devam edebilirim' demesi, Yunanistan'ın geri çekilmesi ve Rumların 'hayır olmaz' demesi açısından diplomatik başarı olduğunu'' kaydederek şunları söyledi: ''Ama sen bu başarıyı niçin kullanacaksın. Planı kabul ettirmek için, referandumda 'evet' dedirtmek için kullanacaksan, o zaman bu plana, diğer açıdan bakan, egemenlik açısından, derogasyonların kalıcı olup olmadığı açısından, Türk askerinin Ada'da devam edip etmeyeceği açısından bakan bizler için başarı sayılmaz.''
Denktaş, Annan Planı'nda istedikleri eşit egemenliğin olmadığını, iki kesimliliğin sulandırıldığını, koruyucu tedbirlerin ve yer değiştirecekler için rehabilitasyon programının olmadığını söyledi. Avrupa Birliği'nin Kıbrıs konusunda kandırıldığını ve yanlış bir kararla Güney Kıbrıs'ı üyeliğe aldığını ifade eden Denktaş, AB'nin bu yanlışını anlayarak, şimdi bütün Kıbrıs'ı istediğini, bu nedenle her şeyin 1 Mayıs takvimine yetiştirilmeye çalışıldığını ve kendilerine akıl almaz baskılar yapıldığını kaydetti.
Rauf Denktaş, dünyanın hiçbir yerinde böyle bir şey görülmediğini, referandumlarda tek sorunun sorulduğunu, ancak 24 Nisan'da yapılacak referandumda ''Anlaşmayı kabul ediyor musunuz, eklerini kabul ediyor musunuz, yasalarını kabul ediyor musunuz, iki tarafın anayasasını ve müşterek devletin anayasasını kabul ediyor musunuz ve bütün bunların neticesinde AB'ye de girmeyi istiyor musunuz'' diye iç içe geçmiş sorular sorulacağını anlattı. Yasal açıdan bunun yapılamayacağını ve Avrupa'da bir Avrupalı'ya bunun yapılamayacağını ifade eden Denktaş, ''Mümkün değil, isyan çıkar. Burada bize yapıyorlar'' dedi.
Annan taahhüt istiyor
Cumhurbaşkanı Denktaş, bir soru üzerine, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın 9 Nisan'a kadar garantör ülkelerden istediği taahhütlerin verilmemesi halinde referanduma gidilmeyeceğini söyledi. Türkiye'nin bu imzayı verebilmesi için Meclis'ten yetki alması gerekebileceğini kaydeden Denktaş, şunları söyledi. ''1960 anlaşmalarını değiştirecek olan, Türkiye'nin 'tanırım' dediği ve bunca yıl tanıdığı ve kurtuluşu için de şehitler verdiği bir devleti ortadan kaldıracak olan bir anlaşmayı Meclis'ten yetkisiz imzalayabilirler mi, imzalayamazlar mı, ben Türk kanunlarını bilmediğim için bir şey söyleyemem.'' Denktaş, başka bir soruya karşılık, Kıbrıs konusunun görüşüleceği Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda konuşma yapması için resmi bir davet alması halinde gitmenin kendisi için görev olduğunu da belirtti.
MİLLİ GAZETE 04.04.2004