Türkiye'nin iki yıl üst üste büyümeyi ''başardığı'' 2002 ve 2003'te ödemeler dengesi toplam 8 milyar doların üstünde açık verirken dış ticaret açığı da 22 milyar dolara ulaştı. 2000'de yüzde 6.6 olan işsizlik oranı, ekonominin ''iyiye'' gittiği 2003'te yüzde 10.5'e çıktı.
Türkiye ekonomisi enflasyon ve faizlerdeki düşüşle birlikte son iki yıldır pozitif büyüme rakamları elde etmesine karşın işsizlik oranı, borç stoku, dış ticaret ve cari açık büyümenin sürdürülebilirliğini gölgeliyor. Son 24 aydır sürekli bir gayri safi milli hasıla (GSMH) artışının yaşandığı Türkiye'de işsizlik oranı yüzde 10'u geçerken eğitimli gençlerin üçte biri hâlâ ''işsiz''durumda bulunuyor.
2001'deki yüzde 9.5'lik küçülmenin ardından, 2002'de yüzde 7.8, 2003'te yüzde 5.9'luk büyüyen Türkiye ekonomisi, üç yıl geçmesine karşın 2000'deki üretim gücünün üstüne çıkamadı. 2000'de 1987 fiyatlarıyla 119 trilyon lira olan GSMH, yüzde 1.5'lik nüfus artış hızına karşın üç yılda ancak yüzde 3.5 oranında artarak 2003'te sadece 123 trilyon lira oldu.
Dolar bazında hesaplandığında yüzde 30'lara varan kişi başına gelir rakamındaki artış, sabit fiyatlarla Türk Lirası üzerinden hesaplandığında ise yüzde 4'lerde kalıyor. 1987 yılı sabit fiyatlarıyla geçen yıl ortalama 1.670.000.-TL olan kişi başına gelir, 2003 yılında yüzde 4.2 artış ile 1.741.000.-TL'ye yükselmesine karşın hâlâ 2000'deki kriz öncesinin (1.766.000.-TL) gerisinde bulunuyor.
IMF programları çerçevesinde uygulanan kamunun mali disiplini gereği, devletin tüketim ve yatırım harcamalarını kısması, istihdam verilerine de olumsuz olarak yansıyor. 2000'de yüzde 6.6 olan işsizlik oranı, ekonominin ''iyiye''gittiği 2003'te yüzde 10.5'e çıktı. Reel ücretlerin gerilediği geçen yıl 1995'te 200 bin olan greve çıkan işçi sayısında da 1500'e kadar geriledi. Türkiye'nin iki yıl üst üste büyüdüğü 2002 ve 2003'te ödemeler dengesi toplam 8 milyar doların üstünde açık verirken dış ticaret açığı da 22 milyar dolara ulaştı.
Borç stoku sınırları zorluyor
Şubat ayı itibarıyla 200 katrilyon lirayı aşan iç borç stoku da Türkiye ekonomisinde borcun çevrilebilirliği tartışmalarını gündeme getirirken faiz oranlarındaki hızlı düşüşe karşın borç stoku giderek artıyor.
2000'de yüzde 65 olan iç borç stokunun para arzına (M2Y) oranlanmasıyla bulunan kamunun ''mali baskınlık oranı'', 2003 sonu itibarıyla yüzde 130'u aştı. Kamunun daha fazla borçlanma ihtiyacını ifade eden söz konusu oran, son bir yılda yaklaşık 11 puan büyüdü. İç borç stokunun yüzde 26 oranında büyüdüğü geçen yıl, para arzı yüzde 15 oranında bir genişleme kaydetti.
CUMHURİYET 09.04.2004