İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

Ada üç yılda Rumlaşacak

Ada üç yılda Rumlaşacak
Güncel
|

Annan Planı’nda mal-mülk takasıyla ilgili hesaplama yönteminin Türklerin aleyhine olduğu ortaya çıktı.

Annan Planı’nda kamuoyundan gizlenmeye çalışılan acı gerçek .Siyasi ve hukuki yönleri tartışılan Annan Planı’ndaki Rumlar ile Türkler arasındaki mal-mülk değişiminde Türkler çok büyük zarara uğrayacaklar. .Bizzat Rumların Plana koydurduğu hükme göre, mülklerin değerleri hesaplanırken kuzeyde mal bırakan Rumların malları 1974 yılı tapu değerlerine göre hesaplanırken Rum tarafındaki Türk malları ise 1963 değerleri esas alınarak hesaplanacak. . ‘CURRENT value’ denen hesaplama yöntemine göre, Ada Rumların iddiasına göre 10 yıl sonra, Türk uzmanlara göre 3 yıl sonra Rumlara ait olacak. Annan Planı’nda kamuoyundan gizlenmeye çalışılan acı gerçek Ada, üç yılda Rumlaşacak Siyasi ve hukuki yönleri tartışılan Annan Planı’ndaki Rumlar ile Türkler arasındaki mal-mülk değişiminin tamamen Türkler aleyhine olduğunu ortaya çıktı. Çünkü bizzat Rumların Plana koydurduğu hükme göre, mülklerin değerleri hesaplanırken kuzeyde mal bırakan Rumların malları 1974 yılı tapu değerlerine göre hesaplanırken Rum tarafındaki Türk malları ise 1963 değerlerine esas alınarak hesaplanacak. ‘Current value’ denen hesaplama yöntemine göre, Ada Rumların iddiasına göre10 yıl sonra, Türk uzmanlara göre 3 yıl sonra tamamen Rumlara ait olacak. Türk tarafında yıllar önce takasla alınan eski Rum mallarının değeri 5-6 kat artırılınca içindeki Türkler bu parayı ödeyemeyecek. Bu detaylardan habersiz Kıbrıs Türk halkı ise, gerçekler saklanarak referanduma götürülmeye çalışılıyor. Annan Planı’nında birçok değişiklik yapılmasına rağmen tek değiştirilmeyen ve ısrarla kalması sağlanan bu hüküm, uzmanlara göre KKTC devletinin ardından Türk halkının da Kıbrıs’ta yokolmasını sağlayacak. Üç Annan planında değişmeyen bu hesaplama yöntemi Annan planının temellerinden birisi olarak kabul ediliyor. Şifre gibi takas yöntemi Bazı Yunan ve Rumlar, Annan planının kabulü halinde Kıbrıs’ın 10 yıl içinde Yunan toprağı olacağını söylemesine gerekçe olarak bu hesaplama yöntemini ileri sürüyor. Kıbrıslı Rumların çok iyi kavradıkları ve her sözcüğü üzerinde tekrar tekrar durup ezberledikleri bu yöntemi Kıbrıs Türklerinin yeterince dikkate almadığı ortaya çıktı. Uzmanlara göre, bir taşınmaz malın “current value” sunu bulmak için önce terk edilen malın terk edildiği tarihteki değerini hesaplanacak. Ardından da Kıbrıs’ta benzer bölgelerde bulunan malların değerindeki genel artışa bu eklenecek. Adadaki mülklerin değerlerindeki bu artış 1963 ve 1974 olaylarından olumsuz yönde etkilenmemiş bir yerdeki artış olması gerekiyor. 1963 ve 1974 olaylarından taşınmaz malların değerlerinin olumsuz yönde etkilenmediği yer olarak ise Güney Kıbrıs gösteriliyor. Dolayısıyla Kuzeydeki bir malın “current value”sunu bulmak için önce bu malın Kuzeyde terk edildiği tarihteki değerini bulunacak ve daha sonra bu değere mal Güneyin benzer bir bölgesinde olsaydı ne ölçüde değer kazanacaksa buna eklenecek. Kuzey’deki malların değeri yükselecek Böyle bir değerlendirme ilk bakışta Güney göçmenleri için oldukça olumlu olarak değerlendirilebilir. Kuzeydeki mallar da, Kuzeydeki piyasa değerlerine göre hesaplanmış olsa Annan planında bir adalet olduğu ve Güney göçmenlerinin mallarının karşılığını alabileceği söylenebilecekti. Ancak, Annan Planının düzenlemesi bu şekilde yapılmadı. Plan piyasa değeri denilen ‘market value’ gibi herkesin anlayabileceği bir ölçüyü terkederek “current value” gibi anlaşılması güç ve şifreli bir ölçüyü benimsedi. “Current value”nun esas alınmasıyla Kuzey’deki taşınmaz malların değeri hesaplanırken, 1974 Barış Harekatı olmasaydı bu malların ulaşacağı değeri tasarlamak anlamına geliyor. Bunun için 1974’ten etkilenmeyen bir bölgeye yani Güneye gidilecek ve mallar Güney’de olsalardı nasıl bir değer kazanacaksa bu değer dikkate alınacak. Daha açıkçası, Annan planının hesaplamasına göre Güney’de terk edilen taşınmaz malların değeri aşağı yukarı bugün Güney’deki gerçek piyasa değerleri olacak ve Kuzey’deki malların değeri ise bu mallar Güney’de olsalardı ulaşacakları piyasa değeri olacak. Uzmanlara, Planın herkesin anlayacağı “piyasa değeri” kavramından uzaklaşarak “current value” kavramına başvurmasının nedeni Kuzeydeki Rum mallarının düşük olan Kuzeydeki piyasa değerine göre hesaplanmasını önlemek. Türk tarafındaki malların yüzde 90’ı gidiyor 3 emekli Rum Tapu Müdürü tarafından hazırlanan Annan Planı’ndaki mülk değerlerini saptama yöntemine göre, kuzeyde mal bırakan Rumların malları, 1974 yılı tapu değerleri ele alınarak hesaplanırken, güneydeki Türk malları ise 1963 değerleri temel alınarak hesaplanacak. Uzmanlara göre, bu hesaplama yöntemi eşdeğer mal tutan herkesi mahvedecek. Çünkü 1974 yılı tapu değerleri Kuzey Kıbrıs’ın, Güney Kıbrıs’a göre en yüksek değere ulaştığı bir zaman. Buna göre kuzeydeki Rum mallarının 1974 değerlerinin güneydeki Türk mallarından 6,5 kat daha değerli olduğu belirlendi. Buna ilave edilecek olan 30 yılın değer artışları da dikkate alındığı zaman kuzeydeki eski Rum mallarının güneydeki Türk mallarından 6,5 kat daha değerli hesaplanacağı ortaya çıktı. Bu sisteme göre yapılacak değerlendirmede güneydeki malına karşılık KKTC’de eşdeğer mal alan eşdeğercilerimizin tuttukları malların ellerinden alınacağı ve yüzde 90 oranındaki eski Rum malının iade edilmek durumunda kalınacağı belirlendi. Ayrıca güneydeki Türk mallarının değerini 1 Milyar 414 Milyon KL olarak, kuzeydeki Rum mallarının değerini ise 15 Milyar 575 Milyon KL olduğu tahmin ediliyor. Yine üzerine bina inşa edilen eski Rum arsaları için de “Current Value” yöntemine göre hesaplama yapılacağı için bu arsalar üzerine ev yapan kişilerin 30 yıldır oturdukları evlerini kurtarmak için arsanın eski Rum sahiplerine korkunç değerler ödemek zorunda kalacağı belirtiliyor. Yine 1974’te kuzeyde 26 bin 200 Rum evi kaldığını, Türklerin ise güneyde 6 bin 800 ev bıraktığını, 26 bin 200 eski Rum evinde oturan Türklerden bu hesaplama yöntemi nedeniyle sadece 3 bin tanesinin yeniden tapu alabileceğini, 23 bin 200 evde oturan Türk’ün ise Annan Planı’na evet denmesi halinde oturduğu evlerden çıkmak zorunda kalacakları bildiriliyor. Türkler 3 yılda çözülecek Mitsotakis’in Planın kabul edilmesi halinde 10 yıl sonra adada Türk kalmayacağına ilişkin açıklamaları ise iyimser bulundu. Uzmanlara göre 10 yıl uzun bir süre ve planın kabulü halinde 3 yılda Kıbrıs Türklerinin çözülmesi başlayacak. Çünkü bu süre içinde Kuzeydeki taşınmaz mallar üzerindeki ekonomik faaliyetler dondurulduğundan büyük bir sıkıntı baş gösterecek. Göçmenler 1 yıl içinde Toprak Komisyonuna başvuracak ve Komisyondan nasıl bir karar çıkacağını araştırmaya başlayacaklar. İşte o zaman Türk halkı şifreli hesaplama yöntemini öğrenecek ve durumunun hiç de iç açıcı olmadığını anlayacak. O zaman da yapacağı başka bir şey bulunmadığını anlayan Türk halkı, adadan göçe zorunlu olarak göç etmeye başlayacak. Kıbrıs’ta bugün Güneyde yaşayan Türklerin konumunda yaşamaya razı olanlar kalacak. Güneydeki Türk malları kötü durumda Öte yandan Güneyde bırakılan Türk malları, güney Kıbrıs yüzölçümünün çok küçük bir yüzdesini kapsıyor. Kamu yatırımlarının veya bölgesel gelişim programlarının gerektirdiği özel durumlar haricinde, Türk mallarına yatırım yapılmadı. Önceleri düşük gelir gruplarındaki kişilere devlet tarafından kiralanan Türk mülkleri, zamanla terk edilerek kendi kaderlerine bırakıldı. Limasol, Larnaka gibi büyük yerleşim merkezlerindeki çoğu Türk evlerinde halen oturan Rumlar var. Fakat, buraları da zengin şehrin fakir mahalleleri veya şehrin arka sokakları haline getirildi. Terk edilmiş veya tamamen harita üzerinden silinmiş köyler de bulunuyor. Bazı köylerde ise birkaç çoban ailesi ve sürüleri bulunuyor. Çoğunlukla bu kategoriye giren Türk malları, hem fiziki durum ve hem de değer olarak 1974’te terk edildikleri durumun gerisinde kaldı. Güneyde bıraktığı malları bu şekilde değer kaybeden vatandaşlar, eşdeğer olarak aldıkları ve ellerinde tuttukları malların şimdiki değerine bakarak kara kara düşünüyorlar. Bu vatandaşlar, kuzeyde eşdeğer olarak aldıkları malların üzerine yatırım yaptılar ve değerlerini artırdılar. Halbuki, diğer taraftan, güneydeki mallarının değeri azaldı. Annan planındaki takas sisteminin koyu savunucusu olan birçok vatandaş, şimdi gerçekle yüzleşince, Annan planındaki takas sistemini yetersiz bulmaya başladılar. Milli Gazete 10.04.2004
AKRA