Maliye Bakanlığı Teftiş Kurulu'nun hazırladığı ''Kamu Açıklarının Azaltılmasına Yönelik Model Önerisi'' raporunda IMF ve Dünya Bankası gözetiminde uygulanan ekonomik programlar sırasında halkın yoksulluğa sürüklendiği, alternatif bir modele ihtiyaç bulunduğu kaydedildi.
IMF ile bağları koparmak isteyen hükümet Maliye Bakanlığı'na bir rapor hazırlattı. Maliye Bakanlığı Teftiş Kurulu'nun hazırladığı ''Kamu Açıklarının Azaltılmasına Yönelik Model Önerisi'' raporunda son 20 yılda Türkiye'den yurtdışına kaynak transferinin 200 milyar dolara ulaştığı belirtilirken IMF (Uluslararası Para Fonu) politikalarına ağır eleştiriler getirildi.
Raporda, ''IMF, ekonomik, sosyal ve siyasal ve kurumlarımızın tamamını etkisi altına almış, adeta devlet içinde bir devlet konumuna gelmiştir'' denilerek IMF'nin bugün ülkede gördüğü işlevin amaçlarının çok ötesine vardığı, bu kuruluşun ekonomik gidişattaki artılara sahip çıktığı, eksileri de milli politikalara malettiği vurgulandı.
Raporda uzun yıllardır IMF ve Dünya Bankası gözetiminde uygulanan ekonomik programlar sırasında ''halkın yoksulluğa sürüklenmesi, devletin güçsüz düşmesi, milletin kendine duyduğu özgüvenin kaybolmaya başlaması, ahlaki çöküntünün derinleşmesi, gelir dağılımının hızla bozulması, ekonomik ve sosyal problemlerin çözümünün yabancı kuruluşlara havale edilmesi'' gibi nedenlerle, alternatif bir modele ihtiyaç bulunduğu kaydedildi.
Kambiyo denetiminin neredeyse tamamen ortadan kaldırılmış olması ve finansal arbitraj yoluyla yasal ya da yasadışı olarak ülkeden büyük miktarlarda kaynak çıkışı gerçekleştiğine işaret edilen raporda, ''Son 20 yılda bunların büyüklüğünün 200 milyar ABD Doları'na ulaştığı tahmin edilmektedir'' ifadesi kullanıldı.
Öneriler sıralandı
Raporun son bölümünde, kamu açıklarının azaltılmasına yönelik sıralanan önerilerden bazıları ise şöyle:
* Tek Hazine hesabı sisteminin işleyişine etkinlik kazandırılmalı.
* Hazine'nin kısa süreli nakit ihtiyaçları için borçlanarak yüksek faiz yükü altına girmemesi için Merkez Bankası Kanunu'nda değişiklik yapılarak Hazine'ye kısa vadeli avans imkânı tekrar sağlanmalı.
* Kısa vadeli mevduat ve döviz tevdiat hesapları yüksek oranda vergilendirilmeli, vade uzadıkça vergi oranı düşürülmelidir.
* Kriz arifelerinde özellikle yabancı bankalar kanalıyla gerçekleştirildiği bilinen döviz manipülasyonlarının önüne geçilmesi gerekir.
* AB'ye tam üyeliğe kadar gümrük birliği yeniden düzenlenmeli.
* Yurtdışından sermaye sağlayan çok ortaklı şirket faaliyetlerine sermaye piyasası mevzuatı kapsamında işlerlik kazandırılmalı.
* Devletin mali birimleri tek çatı altında toplanmalı.
* Yolsuzluklarla mücadele edilmeli, kayıt dışı ekonomi kayıt altına alınmalı.
* Kamu harcamalarında etkinlik sağlanmalı.
CUMHURİYET 14.04.2004