İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0607:3908:2412:5315:3717:5619:24
Kabe

Irak bizden ırak!

Dünya
|

Dünyanın gözü kulağı Irak’ta, ama biz yanı başımızda olanlara son derece kayıtsızız. Kayıtsızlıktan da kötüsü, verilen haberler Bush ağzıyla gündeme geliyor.

Ülkelerinde işgale karşı direnenler, ‘Terörist’ diye, ‘ABD’nin yeni baş belası’ diye anılıyor. Amerikan CNN’i bile, olayların ‘ulusal direniş’e dönüşebileceğini telafuz etti, biz hâlâ ülkelerini savunan insanlara ‘ABD’nin baş ağrıları’ demekte direniyoruz(...) İnsan hakları gözcüleri halen, Irak’ta demokrat, ılımlı, ancak ABD işgaline karşı çıkan insanların, birer birer ortadan kaldırıldığından yakınıyor. İnsan hakları sözcüsü olarak bilinen profesör Abdüllatif Ali al-Mayah, 19 Ocak’ta kimliği belirsiz kişilerce öldürüldü. Olay, daha önceki benzer cinayetler gibi, belirsizliğe mahkûm oldu... ABD öncülüğündeki işgal güçleri, mücadeleyi, köktendinci ‘terörist’ler ve Batı medeniyeti arasında, tanımlamak için elinden geleni yapıyor. Bırakın her şeyi bir yana, sonuçta, başka direnecek hiçbir yolu kalmayan insanlar köktendinciliğin peşine takılacaksa, bundan şikâyet etmeye kimsenin hakkı yok. Hem, Irak’ın içinde bulunduğu koşullar altında, artık, köktendinci veya değil, işgale direnen insanları nasıl eleştiri hedefi yapar, üstelik ‘Terörist’ deriz? Her şeyin bu kadar altüst olduğu bir dünyada kime, neyi, nasıl anlatabiliriz, bu noktada politik tercihin ne anlamı kalır? Siz gidip, bir ülkeyi işgal edeceksiniz, kaynaklarını arsızca paylaştırıp, bu paylaşmanın zeminini teşkil eden kuralları, hazırlanacak anayasaya değişmez maddesi olarak dayatacaksınız, adamların başına işgalcilerle işbirliği yapanları yönetici olarak getirceksiniz, sonra buna başkaldırana ‘Terörist’ diyeceksiniz, ‘köktendinci’ diye eleştireceksiniz. Böyle devam ederse, bu işgalin sadece Irak’ta değil, tüm dünyada kalıcı etkileri çok acıklı olacak. Batı demokrasileri, birinci emperyalist dönemin hafızalarda bıraktığı izleri, şimdilerde, tazelemenin ötesinde pekiştiriyorlar. Bu kadar ikiyüzlülük, tüm dünyada, münhasıran İslam coğrafyasında, demokrasi, insan hakları, özgürlük gibi kavramların zaten zayıflamış olan anlamını, daha da zedeleyecek. Bundan sonra, insanların köktendinciliğe kaymasından şikâyet etmenin hiçbir meşru temeli kalmayacak. Özellikle bu bölgede, birçok insan emperyalizmle işbirlikçiliği ve köktendincilik arasında seçim yapmak zorunda kalacak. Bu, tam bir kâbus senaryosu. Irak’ta olan bitenler konusunda kalbimizi de, zihnimizi de uyuşturmuş oturuyoruz, bunun bedelini çok ağır ödemek zorunda kalabiliriz. 15.4.2004 / NURAY MERT / RADİKAL
AKRA