İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

Dünya 'su'ya hasret

Dünya
|

Dünya Günü'nün bu yılki teması geçen yıl olduğu gibi yine ''Yaşam için su''. Dünyanın su kaynakları giderek tükenirken Türkiye de artık ''su zengini'' değil.

Bir ülkenin su zengini sayılabilmesi için kişi başına düşen yıllık su miktarı 10 bin metreküp iken bu rakam bizde yalnızca 2 bin 650 metreküp. İstanbul Haber Servisi - ABD'de, çevre sorunlarına dönük kaygıları dile getirmek amacıyla 22 Nisan 1970'te gerçekleştirilen ve yaklaşık 2 milyon kişinin katıldığı mitingin yıldönümü, 34 yıldır dünyanın sembolik doğum günü olarak kutlanıyor. ''Dünya Günü'' nün bu yılki konusu da geçen yıl olduğu gibi ''Yaşam için su'' olarak belirlendi. KAYNAKLAR TÜKENİYOR Birleşmiş Milletler'in (BM) verilerine göre dünyada 1.1 milyar insan günde en az 20 litre olarak tanımlanan güvenli içme suyuna ulaşamadığı için hastalanma ve ölüm tehlikesi ile karşı karşıya. Su için talep artarken kaynaklar hızla tükeniyor veya kirleniyor. TEMA'dan yapılan açıklamaya göre Türkiye de artık ''su zengini'' bir ülke değil. Bir ülkenin su zengini sayılabilmesi için kişi başına düşen yıllık su miktarı 10 bin metreküp iken bu rakam Türkiye'de sadece 2 bin 650 metreküp. Öncelikli hedefin, su kaynaklarının korunması olduğuna dikkat çeken TEMA yöneticileri, bireysel olarak yapılması gerekenleri şöyle sıraladılar: ''Yağmur suyunun akışa geçmesini önleyecek, yeraltı su kaynaklarını besleyecek yeşil bitki örtüsünün korunması için ağaç dikebiliriz. Daha az ürün satın alıp daha az tüketebiliriz. Su ve enerji verimli cihaz ve tesisatlar kullanabiliriz. Su koruma stratejilerini denetlemek için yerel su yönetimi kurullarında görev alabiliriz.'' İKLİM DEĞİŞİKLİKLERİ Çevre Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Cihan Dündar da yaptığı açıklamada, Türkiye'nin 24 Mayıs 2004 itibarı ile BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'ne taraf olacağı gerçeğinden hareketle, Dünya Günü'nde iklim değişikliği konusunun gündeme taşınması gerektiğini ifade etti. Dündar, küresel ısınma ve iklim değişikliğinin hayatımızın her alanını doğrudan ilgilendirdiğini anımsatarak ''Türkiye, coğrafi konumu itibarı ile iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin, ekolojik ve sosyo-ekonomik sonuçlarını öncelikli olarak hissedecek ülkeler arasında. Buna karşın bilimsel araştırmalar, siyasi saldırılara maruz kalmakta, bilime ve mühendisliğe verilen değer azalmakta, hatta bu kişi ve kurumlar baskı ve ceza ile karşı karşıya bırakılmaktadırlar'' dedi. Türkiye'nin yenilenebilir enerji potansiyelinin atıl durumda bırakıldığını belirten Dündar, ithal yakıtların tüketiminin teşvik edilerek dışa bağımlılığın arttırıldığına dikkat çekti. CUMHURİYET 23.04.2004
AKRA