Prof Dr. Erinç Yeldan'a göre, 10.8 milyar dolarlık spekülatif kaynak Türkiye'de
10.8 milyar dolar her an Türkiye'yi terk edebilir. Yüzde 6.5'lik faiz dışı fazla hedefi sürdürülemez. Sıcak para girişleri kısıtlanmalı. IMF'yle ancak belli koşullarda yola devam edilebilir. Dış konjonktürün Türkiye lehine olması nedeniyle dövizde yapay bir ucuzluk var. Piyasa dövizin aşırı ucuz durumunu ortadan kaldırırsa borç yükümüzün ulusal gelire oranı da yüzde 90'a çıkar.
Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erinç Yeldan , Türkiye'ye sadece 2003 yılında kaçmaya hazır 10.8 milyar dolarlık spekülatif sermaye girişi olduğunu söyledi.
Bu paranın büyük bir kısmının sıcak para olduğunu belirten Yeldan; Türkiye'nin borç yükündeki azalmanın da her an yön değiştirebileceğine dikkat çekti. Yeldan, ''Dış konjonktürün iktisadi ve siyasi açıdan Türkiye lehine olması nedeniyle dövizde yapay bir ucuzluk var. Piyasa, dövizin aşırı ucuz durumunu ortadan kaldırırsa bizim borç yükümüzün ulusal gelire oranı da yüzde 90'a çıkar'' dedi.
Yeldan, Cumhuriyet 'e, son ekonomik gelişmeler ve olası risklere ilişkin açıklamalarda bulundu. Yeldan'ın görüşleri özetle şöyle:
Dış konjonktürün iktisadi ve siyasi açıdan Türkiye lehine olması, 'Olumlu bir ekonomik atmosfer varmış' görüntüsüne neden oluyor. Oysa şu anda yaşanan, sürdürülebilir bir büyüme değil. Çeşitli göstergeler olumsuza gittiğinde, sermaye kaçışı olabilir. Böyle bir durum ABD'nin faiz arttırımıyla birleşirse döviz kurunda yukarıya doğru yükselme olabilir.
10.8 milyar dolarlık spekülatif para girdi:
2003 yılı verilerine göre, üretime dayanmayan spekülatif nitelikteki sermaye girişi 10.8 milyar dolar oldu. Bu miktar içinde şirketlerin getirdiği sıcak para, yeşil sermaye akımları, Irak'ta dolaşan sıcak para ve Türkiye'deki yerleşiklerin ters para ikamesi yer alıyor. Bu para mal ve hizmete dayalı olmadığı için, gelişmelere göre her an yön değiştirip Türkiye'yi terk edebilir.
Borç oranı fırlar:
Rakamlara göre, Türk Lirası son 20 aydır aşırı değerli bir durumda. Ekonomi yönetimi ise piyasaların döviz kuru ve TL'yi dengeleyeceğini söylüyor. Ben de diyorum ki, eğer piyasalar bir dengeleme yapar ve TL'nin aşırı değerli durumunu ortadan kaldırırsa, dövizde ciddi bir yükselme olur. Bu yükselme, şu anda yüzde 70 olan borcun milli gelire olan oranını yüzde 90'a çıkarır.
Çözüm sermaye hareketlerini düzenleyen 32 sayılı kararın revize edilmesi ve sıcak paranın kontrol altına alınması. Bu konuda, Tobin Vergisi (kısa vadeli sermaye hareketlerini vergilendirme) yönünde bir düzenleme yapılabilir. Döviz kurundaki aşırı ucuzlama giderilmeli ve borç yapısı uzun vadeli ödeme yapılacak şekilde yeniden düzenlenmeli.
IMF, yeni politikaları kabul ederse kalmalı:
Ekonominin genişleyici politikalara da ihtiyacı var. Yapılması gerekenler bunlar. Bunlar IMF'yle ya da IMF'siz yapılabilir. IMF'nin böyle bir program için ikna edilmesi programın başarı şansını da artırır. Yüzde 6.5'lik faiz dışı fazla (FDF) sürdürülemez: Sürekli özelleştirmenin yapıldığı bir ortamda bulunuyoruz.
Dolayısıyla önümüzdeki dönemde FDF'ye katkıda bulunan KİT'lerimiz elimizde olmayacak. Böyle bir ortamda yüzde 6.5'lik faiz dışı fazla hedefini tutturabilmek için daha çok gider kısmak ve daha çok gelir sağlamak gerekecek. Böyle bir FDF hesabı tutmaz, gidiş buna doğru.
Cumhuriyet 24.04.2004