Dışişleri Bakanlığı'nın bilgi notunda karasularına ilişkin gelişmelerin ilgili tüm kurumların bilgisi dahilinde olduğu savunuluyordu. Ancak Özkök'ün açıklamaları, Dışişleri'nin iddiasının doğru olmadığını gösteriyor. Zararsız geçiş hakkının sınırlanması, Türkiye ve Kıbrıs Türklerinin güvenliği açısından ciddi bir sorun oluşturuyor.
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök 'ün Kıbrıs'ın karasularından Türk gemilerinin geçişine ilişkin yasadan bilgilenme sürecinde bir zamanlama sıkıntısı çekildiğini iletmesi, Annan Planı'na son şeklin verildiği İsviçre görüşmelerinin bir boyutunu daha ortaya koydu. Başbakan Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül 'ün askerlerin Annan Planı'nın oluşumunun her sürecinde bilgilerinin ve onaylarının olduğunu söylemelerine karşın Genelkurmay'ın ''kabul edilemez'' bulduğu yasanın Genelkurmay'ın bilgisi dışında metne girdiği kaydedildi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen 'in gündeme getirdiği, Dışişleri Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök'ün de açıklamalarıyla katıldığı ''karasuları'' tartışması sürüyor.
Bilginin zamanlaması...
Özkök, önceki gece düzenlenen TBMM resepsiyonunda sorular üzerine, ''Bilgisi olmadığı değil, bilginin zamanlaması konusu bu... Ben basın toplantısında federal yasaların yeni düzen için çok önemli olduğunu, keza uluslararası sözleşmelerin ve bunların mutlaka gözden geçirilmesi, kalıcı ve adil bir düzene uyarlanması gerektiğini söyledim. Bu kanun da onlardan birisidir'' demişti. Özkök, Annan Planı ile getirilen ''Kıbrıs karasularından zararsız geçiş hakkını kullanacak bir savaş gemisinin federal hükümetten izin alması koşulunun'' kabul edilemez olduğunu da bildirmişti.
Dışişleri Bakanlığı'nın geçen hafta içinde yayımladığı bilgi notunda ise karasularına ilişkin gelişmelerin uzmanların ve ilgili tüm kurumların bilgisi dahilinde olduğu savunuluyordu. Özkök'ün açıklamaları, Dışişleri'nin iddiasının doğru olmadığını, Türkiye ve Kıbrıs Türklerinin güvenliği açısından büyük önem taşıyan zararsız geçiş hakkını sınırlayan federal yasanın İsviçre'deki Genelkurmay Başkanlığı'nı temsil eden Kıbrıs Dairesi Başkanı Tuğamiral Mücahit Şişlioğlu 'ndan kaçırıldığını gösterdi.
Annan Planı'nın eklerinde yer alan 47 No'lu yasaya göre bir Türk savaş gemisi Kıbrıs karasularından geçmek isterse Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti'nin ilgili federal bakanından izin almak zorunda kalacak. Bu durum, Türkiye'nin Kıbrıs adasının kuzeyindeki askeri hareket alanını daraltacak bir unsur.
Geçişler kısıtlanabilir...
Uluslararası deniz hukuku, karasularının kıyı devletinin bir parçası olduğunu ve o devletin bu bölgede ''yargı, polis ve yönetim yetkisine'' sahip olduğunu gösteriyor. Buna karşın, kıyı devletinin bu egemenliği, ''zararsız geçiş hakkı'' ile sınırlanıyor. 1958 tarihli Cenevre Karasuları ve Bitişik Bölge Sözleşmesi'nin 14. maddesi ''Geçişler, sahildar (kıyı devleti) devletin barışına, düzenine veya güvenliğine zarar vermediği müddetçe zararsızdır'' hükmünü getirerek zararsız geçiş hakkını tanımlıyor.
Zararsız geçiş hakkı, uzun yıllardır uygulanan ve her geminin, zararsız olduğu sürece, bir başka ülkenin karasularından geçiş hakkını sağlama alan bir teamül olarak görülüyor. Ancak bu geçişler de 1982 tarihli Deniz Hukuku Sözleşmesi ile sınırlandırıldı. Buna göre zararsız geçiş hakkı ile ilgili unsurlar şöyle:
**Kıyı devleti karasularında egemendir.
* Kıyı devleti, zararsız geçiş yapan gemiye geçiş zararsız olduğu sürece göz yummak zorundadır.
* Kıyı devleti, güvenlik, denizaltı kablolarının korunması, canlı kaynakların korunması, balıkçılık gibi nedenlerle zararsız geçiş yapacak gemilerin uyması gereken kurallar koyabilir. Böylece zararsız geçişi düzenleme yetkisini kullanabilir.
* Kıyı devleti, zararsız geçişi erteleyebilir.
Bu sınırlamalara göre, Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti, çeşitli gerekçeler öne sürerek Türk gemilerinin Kıbrıs karasularından geçişini engelleyebilir. Bu durumun, gelecekte adadaki Türk ve Rum tarafları arasında ciddi çatışmaların çıkması ve adadaki barış ortamının yitirilmesi durumunda ciddi bir sorun olabileceği öngörülüyor.
Denktaş Özkök'ü doğruladı
Anlaşmanın onaylanması halinde Türk savaş gemilerinin Akdeniz'den geçiş için izin alması gerekeceğini açıklayan KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, bu konuda Türk yetkililerin uyarıldığını söyledi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen 'den sonra, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök 'ün, 23 Nisan resepsiyonunda, karasularıyla ilgili olarak yaptığı açıklamaya, KKTC'den iki farklı yaklaşım geldi. Orgeneral Özkök'ün sözlerini doğrulayan Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş , anlaşmanın onaylanması halinde, ekinde yer alan yasal düzenlemeye göre Türk savaş gemilerinin Akdeniz'de seyredebilmek için yeni devletten izin almak zorunda olduğunu söyledi. Denktaş, ''Bunu kabul etmediğimizi bildirdik. Ayrıca Birleşmiş Milletler de bizden taraf ağırlığını koyduğu halde Rum tarafı, Türk gemilerinin izinsiz geçiş hakkını kabul etmedi. Şimdi de o düzenleme oylamaya götürüldü'' dedi. Türkiye'nin bu konuda geç tepki gösterdiğini ima ederek TBMM'deki konuşmasında gerekli uyarıların yapıldığını anımsatan Denktaş, konunun son derece önemli olduğuna dikkat çekti. KKTC Başbakanı Mehmet Ali Talat ise, Türkiye ile Kıbrıs arasındaki karasularında Türkiye'nin zararsız geçiş haklarının zedelendiği yönündeki görüşlerin doğru olmadığını iddia etti. ''İsviçre'deki görüşmelerde karasuları konusunun, Türkiye ile Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti arasında görüşülmesi kararlaştırılmış ve orası açık bırakılmıştır'' diyen Talat, Rum Temsilciler Meclisi'nin 2 veya 4 Nisan'da bir yasa geçirerek, karasularını belirlediğini söyledi.
'Rum tarafı emrivakiye çalıştı'
Talat şöyle dedi: ''Rum tarafı bir anlamda emrivaki yapmaya kalkıştı ama unutmayın, kuruluş anlaşması ve onun ekleri Rum Temsilciler Meclisi'nin yapacağı herhangi bir yasanın üzerindedir. Bu yüzden o geçerli değildir. Geçerli olan kuruluş anlaşmasıdır ve ekindeki yasalardır. Sanırım, Ankara'nın itirazı Rum tarafından geçen yasayla ilgilidir.''
Orgeneral Özkök'ün, referanduma saatler kala karasularıyla ilgili olarak yaptığı açıklamanın sadece dünkü Cumhuriyet'te yer alması Kuzey Kıbrıs'ta büyük ilgi uyandırdı. Lefkoşa büromuzu arayan çok sayıda Kıbrıslı Türk, Orgeneral Özkök'ün açıklamasını, Cumhuriyet dışındaki Türk basınında bulamadıklarını belirterek, halkın haber alma özgürlüğünün kısıtlanmasından şikâyet etti.
CUMHURİYET 25.04.2004