İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

"Halkta yozlaşma başladı"

"Halkta yozlaşma başladı"
Güncel
|

Serdar Denktaş, artık yeni bir dönemin başladığını ve bu döneme yoğun bir özeleştiriyle girdiklerini belirterek, manevi değerler ışığında yeniden toplumsal birliğin tesis edilmesi gerektiğini vurguladı.

Serdar Denktaş, babası Rauf Denktaş’ın “Genç kızlarımız haç takmaya başladı, Hıristiyanlık KKTC’de moda oluyor” şeklindeki uyarısının ciddiye alınması gerektiğini belirterek, şunları kaydetti: DİNİMİZDEN UZAKLAŞTIK • ”Bazı gençlerimiz, moda zannedip açıktan açığa haç takmaya başladı. • Rum tarafındaki kilisenin etkinliği gibi bir dini etkinlik bizim tarafta yok. • Bu duruma gelinmesinde en büyük suç, geçmiş dönemlerde yapılmış olan yanlışlardır. • Zaman içinde bütün milli ve manevi değerlerimizi kaybettik. • Suç idarecilerindir. İdare ile birlikte halkta da yozlaşma başladı.” Referandum sonrası Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) taşların yerinden oynadığı öne sürülürken, özellikle Müslüman halkın İslâm konusundaki bilgi yetersizliği yüzünden Avrupa ortak değerleri içinde erime riskiyle karşı karşıya olduğu belirtiliyor. Gelinen bu noktanın en büyük sorumlusunun geçmiş idareler olduğuna dikkat çeken KKTC Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş, bu konuda gazetemize çarpıcı açıklamalarda bulundu. Vakit’e konuşan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakan Yardımcısı ve Demokrat Parti Genel Başkanı Serdar Denktaş, geçmiş dönemlerin yanlış politikalarının faturasının kendisine çıkarıldığını ve böylece hem Türkiye’de, hem uluslararası platformda yalnızlığa itildiğini söyledi. Serdar Denktaş, Başbakan Mehmet Ali Talat’ın kendisi hakkında sarf ettiği “Vaziyeti idare etmeye çalıştı, ancak o da duvara tosladı” şeklindeki sözleri hakkında yorum yapmak istemediğini belirterek, “Cuma günü bir araya geleceğiz. Ondan sonra bir değerlendirme yapacağım” dedi. Denktaş, uluslararası görüşmelerde ve Türkiye’deki temaslarda kendisinin dışlandığına dair bir görüntü oluştuğu iddiasını doğrulayarak, “O biraz öyledir. Ama biz bir ekip olarak çalışmaya uğraşırken, biraz yaramazlık yaptığımız öne sürüldü” diye konuştu. HAÇ TAKMA MODASININ SORUMLUSU GEÇMİŞ İDARELER Serdar Denktaş, artık yeni bir dönemin başladığını ve bu döneme yoğun bir özeleştiriyle girdiklerini belirterek, manevi değerler ışığında yeniden toplumsal birliğin tesis edilmesi gerektiğini vurguladı. Serdar Denktaş, babası ve KKTC lideri Rauf Denktaş’ın “Genç kızlarımız haç takmaya başladı, Hıristiyanlık KKTC’de moda oluyor” şeklindeki uyarısının ciddiye alınması gerektiğini belirterek, şunları kaydetti: “Özellikle gençlerimizde bu moda halini aldı, bazı gençlerimiz açıktan açığa haç takmaya başladı. Özellikle aileler bu durumdan çok rahatsız.” Denktaş, son zamanlarda bu gibi yönelimlerin azaldığını da sözlerine ekleyerek, ailelerin bilinçlendirilmesiyle bu tip eğilimlerin önüne geçilebileceğini kaydetti. RUMLARIN KİLİSESİ KADAR BİZİM CAMİNİN ETKİNLİĞİ YOK KKTC Başbakan Yadımcısı Serdar Denktaş, Rum tarafında kilisenin etkinliğinin çok fazla olduğunu hatırlatarak, Türk tarafında ise dinin ve dini değerlerin yeterli düzeyde etkinliğinin bulunmadığını kaydetti. Denktaş, “Rum tarafındaki kilisenin etkinliği gibi bir dini etkinlik ne yazık ki bizim tarafta yok. Bu duruma gelinmesinde en büyük suç geçmiş dönemlerde yapılmış olan yanlışlardır. Zaman içinde KKTC’de bütün manevi değerlerle birlikte dini değerleri de kaybettik. Bununla birlikte düzen de değişti. Kişisel çıkarlar, cep, para her şeyin önüne geçmeye başladı. Burada tabii halkın bir suçu yok. Suç idarecilerindir. Burada doğru politikalar uygulanmadı. Dini eğitim konusunda ve diğer konularda ne yazık ki bu böyledir. İdare ile birlikte halkta da yozlaşma başladı” diye konuştu. DİNİ EĞİTİME YOL AÇILMASI GEREKİR Serdar Denktaş, laik yönetimin KKTC’de devam etmekle birlikte, en az Rum tarafının kendi dinine verdiği önem kadar Türk tarafının da manevi seviyesinin yükseltilmesi amacıyla gerekli adımların atılmasının zaruri olduğunu belirterek, “Buradaki çocukların İslâm dininin gereklerini öğrenmeleri, Kur’an-ı Kerim’i bilmeleri, onların en doğal hakkıdır. Çocuklarımızın aileleri bu kötü gidişatı durdurmak için çocuklarının dini eğitim almasını isteyeceklerdir. Bu amaçla Kur’an kursları da dahil Milli Eğitim’le birlikte gerekli adımların atılması gerekir. Ben buna burada kimsenin karşı çıkacağını da zannetmiyorum. Dini eğitimde olduğu gibi, diğer bütün konularda da büyük adımların atılmasına ihtiyaç var” şeklinde konuştu. VAKİT 28.04.2004
AKRA