Bizim memlekette ‘düşünürler’, ‘köşeciler’ güvenlik ve strateji lafını yasakladılar ama onlar için üzülerek söylemeliyim ki ABD’nin ve İngiltere’nin Kıbrıs denilince tek akıllarına gelen kavram askeri strateji.
Çünkü ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi olarak etrafa sunduğu, tatlı su aydınlarının nemli gözlerle ‘bölgeye demokrasi getirme planı’ olarak görmek istedikleri ama aslında bölgedeki tüm dengeleri alt üst ederek yeni bir dünya oluşturma planı olan bu projeyi ABD, Kıbrıs üslerinden yönetmek istiyor. Dünyanın en gizli ve en etkili istihbarat toplama sistemi olan ECHELON Kıbrıs’tan koordine edilecek. Bu sistem Ortadoğu, Orta Asya ve tüm Kafkaslar’ı Kıbrıs merkezinden tarıyor. Tüm elektronik ve radyo sinyallerini kontrol ediyor, askeri, ticari ve diplomatik iletişime müdahale edebiliyor. Bölgeye yönelik amaçlarını gerçekleştirebilmek için büyük bir din savaşını bile göze almış ABD kendisinin ve Batı’nın savunması için Kıbrıs’ı en önemli kale olarak görüyor. ABD ve İngiltere’nin, yani savaşan ülkelerin Kıbrıs üzerinde büyük planları var.
Ve işin acıklı yanı da ne biliyor musunuz, bu Ada’ya yönelik politikaların incelendiği tüm metinlerde bu ilginin Ada’nın İsrail’in yanı başında olması, enerji siyasetinde önem kazanan Ceyhan’a yakınlığı, askeri açıdan hala daha önemi büyük olan Süveyş’e 200 kilometre yakınlıkta olması ve bilhassa şuna da dikkat çekmek istiyorum, TÜRK LİMANLARINI BLOKE ETME İMKANINI SAĞLAYICI KONUMDA OLMASI gibi nedenlerden kaynaklandığı açıkça yazılmasına rağmen bizim düşünce oluşturucuların bunlar hiç yokmuş, hiç önemli değilmiş gibi davranmalarıdır.
28.4.2004 / SERDAR TURGUT / AKŞAM