Avrupa Birliği (AB), Türkiye'nin yoğun girişimlerine karşın Kıbrıs'taki ''yeşil hattın'' statüsünü belirleyen tüzükte çok sınırlı değişikler yaptı.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ile Kıbrıs Rum Yönetimi'ni ayıran yeşil hattın, ''AB'nin dış sınırı olmadığının'' ifade edildiği tüzükte, yeşil hattan ticaret ve geçişleri kolaylaştırmak amacıyla bazı düzeltmeler yapıldı. Tüzükte AB vatandaşlarının ''dolaşım özgürlüğünün'' sağlanmasının zorunlu olduğu vurgulanırken, ticarette de AB Komisyonu tarafından yetkilendirilecek Kıbrıs Türk Ticaret Odası'nın vereceği sertifikaların geçerli olması benimsendi. Ancak yine de tüm geçiş kurallarında ''temel sorumluluğun'' Kıbrıs Cumhuriyeti'nde olduğu kayda geçirildi.
AB üyesi ülkelerin Brüksel'deki daimi temsilcilerinden oluşan COREPER, Kıbrıs tüzüğünün son taslağını tamamladı. Cumhuriyet 'in ayrıntılarına ulaştığı 15 sayfalık tüzüğün önemli unsunları şöyle:
**Tüzükte Rum tarafı ''Kıbrıs Cumhuriyeti'' adıyla anılırken, KKTC için ''Kıbrıs Cumhuriyeti'nin etkin kontrolü altında bulunmayan alanlar'' ifadesi kullanılıyor.
**Tüzüğün 2. maddesinde, çözümün henüz sağlanamaması nedeniyle AB hukukunun (acquis), Kıbrıs Cumhuriyeti'nin kontrolü altında bulunmayan alanlarda ''askıya alınacağı'' vurgulanıyor.
**Yeşil hattın, ''AB'nin dış sınırı olmadığı'' ifade edilirken, kişi, mallar ve hizmetlerin geçişinde özel kuralların getirilmesi gerektiği, bunun ''temel sorumluluğunun'' Kıbrıs Cumhuriyeti'nde olduğu belirtiliyor.
**Son taslağa eklenen ifadeyle, yeşil hattın iki tarafı arasında ticaret ve diğer ilişkilerin kolaylaştırılmasının amaçlandığı belirtiliyor. Tüzük taslağının 7. maddesinde, ''Kıbrıs Cumhuriyeti'nin meşru çıkarlarının'' dikkate alınacak olmakla birlikte, AB vatandaşlarının serbest dolaşım haklarını kullanabilmelerinin zorunlu olduğu vurgulanıyor. Ancak, Kuzey'de oturmayan AB vatandaşları ve üçüncü ülke vatandaşlarının geçiş yapabilmesi için Kıbrıs'a Güney'den giriş yapma zorunluluğu korunuyor.
**Önceki taslakta, yeşil hattan ticarette ancak Kıbrıs Cumhuriyeti'nin yetkilendirmesiyle Kıbrıs Türk Ticaret Odası'nın sertifika vermesi öngörülüyordu. Yeni tüzük taslağında AB Komisyonu'nun, ''Kıbrıs Cumhuriyeti ile anlaşması sonucunda'' , Kıbrıs Türk Ticaret Odası veya anlaşmada öngörülen başka bir kuruma ticaret için sertifika düzenleme yetkisi vermesi öngörülüyor. Tüzükte, Kıbrıs Türk limanlarından ticaret yapılmasına ise olanak tanınmıyor.
**AB Komisyonu, Kıbrıs Cumhuriyeti ile anlaşma sağlaması durumunda tüzükte öngörülen hükümlerde değişiklik yapabilecek. Burada Kıbrıs Türk Ticaret Odası'na yalnızca danışılacak.
**AB Komisyonu, bir yıldan daha fazla bir süre geçmeden AB'nin en yüksek karar organı AB Konseyi'ne uygulamalar hakkında bir rapor hazırlayacak. Burada tüzükte değişiklikler için önerilere yer verilebilecek.
Dışişleri kaynakları, tüzüğün AB'nin geçmişte Ru m yönetimiyle Kıbrıs Cumhuriyeti adıyla imzaladığı anlaşmalara dayandığı, bu nedenle üzerinde çok sınırlı değişikliklerin yapılabildiğini belirttiler.
Ankara'nın asıl beklentisi, AB Komisyonu'nun geliştireceği ayrı bir paketle Kıbrıs Türk tarafına yönelik açılıma gitmesi.
CUMHURİYET 29.04.2004