ABD askerlerinin Iraklı esirlere işkencesi ordu raporuna geçerken, tüyler ürpertici yöntemler sıralandı. Ebu Garip'ten sorumlu general Karpinski: Dizginler askeri istihbarat ve CIA'daydı
Önce ABD, sonra Britanya askerlerinin Iraklı esirleri işkence ve tecavüzden geçirirken görüntülenmesi dünyada infial yaratırken, işkencenin sistematik olduğu, emirlerin yukardan geldiği ve işgal güçleri tarafından uzun zamandır bilindiğinin işaretleri artıyor. Suçlanan altı ABD askerinden biri olan çavuş Ivan Frederic'in 'emrin askeri istihbarat servisinden geldiğini' belirttiği bir mektubunun ortaya çıkmasının ardından, işkenceli sorgulamalara Guantanamo esir kampından gelen askeri istihbarat subayları ile CIA ajanlarının da katıldığı öne sürüldü. Amerikan ordusunun kendi içinde hazırladığı bir rapor da sistematik kötü muamelenin dökümünü yapıyor.
Skandalın göbeğindeki yer ise, ABD yönetiminin Irak'ı işgal ettiğinden beri 'İşte Saddam'ın işkence ve infaz merkezi' diye gösterdiği Bağdat yakınlarındaki Ebu Garip Hapishanesi. Buranın 'yeni' esirlerini
çırılçıplak halde işkenceden geçirirken ya da birbirlerine tecavüze zorlarken gülümseyen askerlerin görüntülerinin yayımlanmasının ardından, bunun 'münferit' bir olay olmadığına dair kanıtlar artıyor. New Yorker'ın ele geçirdiği ABD ordusunun 53 sayfalık raporunda, askerlerin esirlere
'zevk almak için kaba güce başvurarak sadistçe' kötü muamelede bulunduğu belirtiliyor.
Kullanılan yöntemler...
ABD'nin elindeki 8 bin Iraklı esirin çoğunun tutulduğu yer olan Ebu Garip'teki kötü muamele listesinde tecavüz ve dayağın yanısıra anılan
'yöntemler' şunlar: Esirlerin üzerine sıvı fosfor gibi kimyasal maddelerin dökülmesi, süpürge sapı ve sandalyeyle dövülmesi, tecavüzle tehdit edilmesi, hücresinin duvarlarına vura vura dövülen bir esirin yaralarının askeri polis tarafından dikilmesi, bir esirin anüsüne kimyasal ışık kaynağı ve süpürge sopası sokulması.
Askeri istihbarat şüpheli
Bu bilgilere çok sayıda görgü tanığıyla ayrıntılı görüşmeler ve net fotoğrafik kanıtlarla ulaşıldığını belirten rapor, Irak'taki ABD güçlerinin komutanı korgeneral Ricardo Sanchez'in talebiyle tümgeneral Antonio Taguba tarafından şubatta tamamlanmış. Skandala karışan askeri polis tugaylarından altı asker de, Kasım-Aralık 2003'te 20 esire yönelik kötü muamele hakkında ocakta yürütülen bir soruşturmaya dayanılarak 20 Mart'ta resmen suçlanmış.
İşkence emirlerinin üst makamlardan geldiğine dair iddialara da bir yenisi eklendi. Ebu Garip'ten sorumlu olan, ancak hakkındaki soruşturma nedeniyle görevi askıya alınan tuğgeneral Janis Karpinski, New York Times'a şöyle konuştu: "Bu işe karışanların, istihbarat birimleri tarafından cesaretlendirildiğinden şüpheleniyorum. Kötü muamelenin vuku bulduğu 1A bloku, ayrı bir grup askeri istihbarat subayının sıkı kontrolü altındadır. Bugüne değin kimlikleri basına yansımadı."
CIA ajanlı sorgular
Bu bloktaki sorgulamalara CIA ajanlarının da sık sık katıldığını belirten kadın general, "Geçen yıl kötü muamelelerin başlamasından bir ay önce, Küba'daki Guantanamo esir kampında görevli bir askeri istihbarat ekibi hapishaneye gelmişti. Temel görevleri, sorguculara esirlerden daha fazla bilgi alabilmeleri için yeni sorgu taktiklerini öğretmekti" bilgisini de verdi. Karpinski, "Bizi harcıyorlar. Neden suçu aktif görevde olanların üstlenmesini istiyorlar? Çünkü suçu askeri polisin üzerine atmakla her şeyin geçip gideceğini umuyorlar. Ancak bu öyle kolay geçip gitmeyecek" dedi.
Haberlerde, ordunun istihbarat servisinin Irak'taki sorgulama yöntemleriyle ilgili soruşturma açtığı ve soruşturmaya CIA'in de katıldığı belirtildi. Uluslararası Af Örgütü de, bir yıldır ABD ve Britanyalı askerlerin Iraklı esirlere işkence ettiğine dair ellerine çok sayıda rapor ulaştığını belirterek, bağımsız soruşturma çağrısı yaptı. Irak'tan bu çağrıya katılan Müslüman Din Adamları Birliği, bir 'savaş suçu' işlediğine dikkat çekerek, işgal güçlerinin ülke çapında diğer hapishanelerde de kötü muamelede bulunduğunu öne sürdü.
AP'ye konuşan Iraklılar da deşhet manzarası çizdi. Emel el-Kureyşi, dün Ebu Garip'teki kardeşini ziyaretinin ardından,"Esirler feci gözüküyor. Kardeşim psikolojik açıdan çökmüş. Berbat halde ve kokusuna bir eşek bile dayanamaz" dedi. Kısa süre önce Ebu Garip'ten salınan Muhsin el-Dulaymi ise, bazı Amerikalı gardiyanların adını vererek "Bize o fotoğraflarda gördüğünüzden çok daha fazlasını yaptılar, tümüyle doğa dışı davrandılar" demekle yetindi.
RADİKAL 03.05.2004