İşgal kuvvetleri Irak'ta kadın çocuk demeden en iğrenç işkence yöntemlerini denemiş. Amerikan ve İngiliz askerlerinin Irak'ta karıştığı işkence olaylarından 30' ortaya çıkarıldı. Son olarak bir kadına birçok askerin işkence ve tecavüz fotoğrafları dünyayı şok etti. Irak hapishane sisteminin eski sorumlusu Tuğgeneral Karpinski "istihbarat da işkenceyi teşvik etti" dedi.
30 yeni işkence iddiası
İngiliz Sunday Mail gazetesi, Amerikan ve İngiliz askerlerinin karıştığı 30 işkence ve cinayetin daha araştırıldığını ileri sürdü. İngiltere Savunma Bakanlığı konu hakkında dosya hazırlıyor.
Irak'ta Amerikan askerlerinin ardından İngiliz askerlerinin de karıştığı işkence olaylarına ait görüntülerin basında yer almasının ardından İngiliz Sunday Mail gazetesi, "Irak'ta yaşananlar bunlarla sınırlı değil. Amerikan ve İngiliz askerlerinin karıştığı yaklaşık 30 işkence ve cinayet araştırılıyor" diye yazdı. İngiltere Savunma Bakanlığı'nın konu hakkında dosya hazırlamaya başladığını yazan gazete, dosyada Iraklı esirlere yönelik şu işkencelerin yer aldığını belirtti:
* Iraklı esirler koalisyon güçlerine bağlı askerler tarafından köprüden atıldı. Bu olaylar video kasetlere kaydedildi. Fakat kasetler daha sonra yok edildi.
* 16 yaşındaki Iraklı Ahmet Cabbar Kerem, Basra yakınlarında İngiliz askerleri tarafından kanala atıldı. Yüzme bilmeyen Iraklı boğularak öldü.
* Göz altına alınan Abdül Cabbar Musa (56) ve Rathy Namma'nın ailelerine "kalp krizinden öldükleri" söylendi. Fakat yapılan incelemede kafalarına aldıkları sert darbeler yüzünden öldükleri belirlendi.
* Lancashire taburuna bağlı askerlerin başka işkence olaylarına da karıştığı ortaya çıktı. Gazete, Uluslararası Af Örgütü'nün Irak'lı esirlerle yaptığı görüşmelerden yola çıkarak hazırladığı rapordan yola çıkarak, şöyle yazdı: "Yaklaşık 20 ila 30 işkence olayı tespit edildi. Örgüt tarafından hazırlanan raporlara göre esirlerin bir kısmı göz altındayken hayatını kaybetti. Birçoğu ağır işkenceye maruz kaldı."
BİR YIL ÖNCE SÖYLEMİŞTİK
IRAK'TA bulunan İngiliz ve Amerikan askerlerinin yer aldığı olayların tek tek gündeme gelmesinin ardından Uluslararası Af Örgütü de olaylara karışanların cezalandırılması için kolları sıvadı. İngiltere merkezli insan hakları örgütünün Ortadoğu sorumlusu Nicole Choueiry, dün yaptığı açıklamada "Yaklaşık bir yıldır Irak'ta yaşanan işkencelere yönelik raporlar hazırlıyoruz. Bu fotoğraflar bizi şok etmedi. İşkence yaşandığını defalarca söylemiştik" dedi. Choueiry, "Amerikalı ve İngiliz askerler tarafından Iraklılar'a yönelik hastalıklı davranışları daha önce rapor etmiştik. Hükümetlerin bu konuya eğilmesi ve yapılanlar hakkında bağımsız soruştırma açması gerekiyor" dedi.
CIA ve askeri istihbarat teşvik etti
İŞKENCE OLAYLARININ MERKEZİNDEKİ KADIN KONUŞTU.
AMERİKALI askerlerin karıştığı işkence olaylarının merkezindeki kişi sonunda sesizliğini bozdu. Irak hapishane sisteminin eski baş sorumlusu Tuğgeneral Janis Karpinski, Amerikan basınında yer alan hakkındaki ifadelere daha fazla dayanamayarak The New York Times gazetesine konuştu. Kendisinin günah keçisi seçildiğini söyleyen Karpinski, "Olaylardan ancak haftalar sonra haberim oldu. Fotoğrafları gördüğüm zaman ben de kendimi çok kötü hissettim. Fakat olaylardan ben sorumlu değilim" dedi. İşkencenin yaşandığı hapishanenin A1 isimli özel bölümünün kontrolünün askeri istihbarat yetkililerinde' olduğunu söyleyen Karpinski, "Ben o bölüme girip, diğer bölümlerdeki gibi kontrol yapamıyordum. O kısım benim yönetimim dışında özerk bir bölümdü" ifadesini kullandı.
ZEVK ALDIKLARI BELLİ
A1 bölümünün tamamen istihbarat açısından önemli esirlerin tutulduğu bir bölüm olduğunu söyleyen Karpinski, "Bu bölgede CIA yetkilileri ve askeri istihbarat yetkilileri çalışıyordu. Buradaki esirlerden bilgi almak için sorgulama yapılıyor" dedi. Telefonla yapılan görüşmede Karpinski olaya karıştığı belirlenen askerlerin ise "kötü" kişiler olduğuna inandığını belirterek, "Bunu fotoğraflardaki yüz ifadelerine bakarak söyleyebiliyorum. Bu yaptıklarından zevk aldıkları her hallerinden belli oluyordu" dedi. Bu askerlerin de emirlere göre değil "istihbarat yetkililerinin teşviklerine uyarak" bu şekilde davrandıklarını düşündüğünü belirten Karpinski, "Bazı fotoğraflarda suratları gözükmeyen 16 kişi sayılabiliyor. Benim emrim altında çalışan ve şu an basında isimleri dolaşan kişi sayısı ise belli" dedi. Olayların kendi bilgisi altında yapılmış olduğu iddialarının yanlış olduğunu belirten Karpinski yaşananlar karşısında en az herkes kadar acı duyduğunu ifade etti.
İşkencenin Raporu
DÜNYAYI ayağa kaldıran işkence fotoğraflarının sadece yaşananların bir kısmı olduğunu yazan Amerikan The New Yorker dergisi; Bağdat'ın 40 km. batısındaki Ebu Galip Hapishanesi'nde yaşanan işkenceleri anlatan 53 sayfalık inanılmaz bir rapor yayımladı. Irak'taki koalisyon güçlerinin komutanı Ricardo Sanchez'in, Tümgeneral Antonia M. Tagupa'ya hazırlattığı rapor, Şubat sonunda tamamlandı. Tagupa, raporunda hapishanede esirlere yönelik davranışları şöyle nitelendirdi: Sadistçe, ahlak dışı, suç teşkil eden... Tagupa kadın ve erkek esirlere yönelik işkenceleri de şöyle sıraladı: Kadın esirlerle grup seks. Erkek esirleri çırılçıplak soyup soğuk duşa sokmak. Florasan ampullerinin kırılıp içindeki sıvının esirlerin üstüne boşaltılması. Erkek esirlerin tecavüzle tehdit edilmesi. Esirlerin hücre duvarlarına çarpılarak dövülmesi. Süpürge ve masalarla esirlerin dövülmesi. Esirlere köpeklerle saldırılması.
SABAH 03.05.2004