İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

Saddam dönemini aratan işkence

Saddam dönemini aratan işkence
Güncel
|

Ebu Garib cezaevine Saddam rejiminde 2, ABD işgalindeyse 1 kez giren Şii kökenli Iraklı, ''Saddam'ın işkencesini ABD güçlerince çıplak olarak aşağılanmaya tercih ettiğini'' söylüyor. Eski Irak liderinin döneminde dövülen, vücuduna elektrik verilen Diya El Şveyri, ''Ama tüm bunlar, çırılçıplak bırakılıp aşağılanmaktan iyiydi'' diyor.

ABD ve İngiliz askerlerinin, Irak'taki Ebu Garib cezaevinde esirlere işkence ve tecavüz ettiklerini gösteren fotoğrafların kamuoyuna yansımasının ardından daha önce burada kalmış olan Iraklılar yaşadıklarını anlatmaya başladılar. Esirler, Amerikalıların yaptıklarının, Saddam Hüseyin dönemindeki kötü muameleden çok daha ''aşağılayıcı'' olduğunu belirttiler. İngiltere ise fotoğrafların sahte olup olmadığını tartışıyor. Amerikan AP ajansına konuşan ve Ebu Garib cezaevine Saddam rejiminde 2, ABD işgalindeyse 1 kez giren Şii kökenli Diya El Şveyri , ''Saddam'ın işkencesini ABD güçlerince çıplak olarak aşağılanmaya tercih ettiğini'' söyledi. Eski Irak liderinin döneminde dövülen, vücuduna elektrik verilen El Şveyri, ''Ama tüm bunlar, çırılçıplak bırakılıp aşağılanmaktan iyiydi'' dedi. İşgal güçlerince ekim ayında cezaevine alındığında başka 6 tutukluyla birlikte giysilerini çıkarmak zorunda bırakıldıklarını söyleyen Iraklı şöyle devam etti: ''Başımıza çuval geçirip bizi çırılçıplak duvara yasladılar. Amerikalılar gözlerini bize dikmişti. Bunu, bizi aşağılamak için yapıyorlardı. Bizi dövselerdi buna katlanabilirdik. Ama hiç kimse erkekliğinin böyle paralanmasını istemez.'' Cezaevinin kapısında yakınlarını görmek için bekleyenlerse işkencenin kendileri için sürpriz olmadığını söylediler. Oğlu Hasan 'ın kasım ayında tutuklandığını anlatan Hiyam Abbas , 2 ay önce Hasan'ı gördüğünü ve kendisine yaşadıklarını anlattığını belirtti. Abbas, ''Bana, sürekli çıplak gezdiklerini, köpeklere koklatıldıklarını ve kablolarla dövüldüklerini anlattı'' dedi. 22 yaşındaki Abbas 'ın annesi Samira Hasan da, ''Oğluma elektrik verip tecavüz ediyorlardı'' şeklinde konuştu. İngiltere'de 'sahte mi' tartışması Bazı İngiliz gazeteleri, İngiliz ordusunun Irak'ta bulunmasını eleştiren çevrelerce sahte işkence ve tecavüz fotoğraflarının yayımlanmış olabileceğini iddia etti. Fotoğrafları yayımlayan Daily Mirror gazetesine göre resimler gerçek. Gazete, dün fotoğrafları gazeteye ulaştıran iki İngiliz askerin yüzleri karartılmış fotoğraflarına yer verdi. ''Asker A'' olarak tanımlanan askerlerden biri, ''Bunlar sahte değil. Ordu komuta kademesi daha fazlasının yaşandığını biliyor. Bu tür yüzlerce fotoğraf Basra'daki karargâhta 'koleksiyon' gibi el değiştiriyor'' dedi. Askerler, ''fotoğrafların buzdağının sadece görünen bölümü olduğunu'' öne sürerek ''Geçen eylülde Irak'tan ayrılan bir grup İngiliz askerinin valizlerinde bulunan yüzlerce işkence fotoğrafına el kondu. Bu olmasaydı, sarsıcı fotoğraflar yayımlanacaktı'' dediler. Askerler aynı zamanda resimlerin sahte olduğu iddialarını da teker teker yalanladılar. Fotoğrafları basına vermekle suçlanan Mirror'ın Genel Yayın Yönetmeni Piers Morgan , kamuoyunun, İngiliz ordusunda yaşanan her şeyi bilmeye hakkı olduğunu söyledi. ABD ordusunun hazırladığı bir raporu ele geçiren Amerikalı bir gazeteci de, Iraklı tutuklulara kötü muamelede bulunulduğunun aylar öncesinden bilindiğini söyledi. General Antonio Taguba tarafından hazırlanan raporu The New Yorker gazetesinde yayımlayan Seymour Hersh , ''Taguba, ekim ve aralık ayları arasında sadistçe ve kaba muamelelerin yaşandığını saptadı'' dedi. Gazeteci, Iraklılara, basında yer alan görüntülerden çok daha kötülerinin de yapıldığını iddia etti. New York Times gazetesi de Taguba'nın hazırladığı raporda, sorumlu olarak iki askeri istihbarat elemanı ve iki de sözleşmeli sivil elemanın gösterildiğini yazdı. Habere göre, rapor ve diğer bazı belgeler, hapishanedeki komuta yapısının tamamen çöktüğünü ortaya koydu. 6 subaya kınama cezası Irak'taki ABD birliklerinin başkomutanı Korgeneral Ricardo Sanchez 'in genelgesiyle yürütülen soruşturma kapsamında Amerikalı 6 subay ve astsubay, tutsaklara kötü muameleden ötürü kınama cezası aldılar. Rütbeleri, isimleri ve ''kötü muamele fiilleri'' belirtilmeyen astsubay ve subayların, Bağdat'ın dışındaki Ebu Garib cezaevinde görevli olduğu biliniyor. 'Tutsaklara işkence'' suçundan 6 asker hakkında daha soruşturma yapıldığı kaydedildi. GÜL: FOTOĞRAFLARIN YAYIMLANMASI DEMOKRASİNİN NİMETİ... Dışişleri Bakanı Abdullah Gül , ABD ve İngiliz askerlerinin Irak'taki tutuklulara yaptıkları işkencelerin fotoğraflarının basında yer almasını ''demokrasinin nimeti'' olarak niteledi. Gül, Iraklı diplomatların eğitim programının açılış töreni sonrası gazetecilerin sorularını yanıtladı. Abdullah Gül, ABD ve İngiliz askerlerinin Iraklı esirlere yönelik işkence görüntülerinin anımsatılması üzerine, ''Gerçekten çok utanç verici. Şüphesiz bunlar hafızalardan zor silinir. Tek sevindirici şey, her iki ülkede de bununla ilgili soruşturmaların açılması, bunu yapanların cezalandırılacak olması ve bunların saklanmaması. Bu çok daha önemli. Kendi ülkelerinde bunları deşifre etmeleri demokrasinin ve özgürlüğün bir nimeti'' dedi. Gül, görüntülerin asla hafızalardan çıkmayacağını belirterek kendilerinin bu konularla ilgili kaygılarını ve tedirginliklerini ilettiklerini bildirdi. 'Tepkiler daha güçlü olmalı' İslami çevrelerde farklı yorumlarıyla gündeme gelen yazar İsmail Nacar ise hükümetin işkencelere karşı güçlü bir tepki ortaya koyamamasını eleştirdi. Nacar, ''Ne hazindir ki, bu utanç verici manzaralar karşısında Türk Dışişleri sessizliğini korumaktadır'' diye konuştu. Nacar yaptığı açıklamada, işgal güçlerinin ''demokrasi getirme'' yönündeki sahte iddialarıyla işgal ettikleri Irak'ta esirlere yönelik işkence ve tecavüz örneklerinin dünyayı ayağa kaldırdığını dile getirdi. ABD'nin Türk hükümetinin dolaylı da olsa desteğini aldığını belirten Nacar, şu açıklamayı yaptı: ''Ne hazindir ki, bu utanç manzaraları karşısında Türk Dışişleri Bakanlığı sessizliğini korumaktadır. Üstelik insani ve İslami değerler açısından da bu coğrafyanın mirasçısıyız. Bunun içindir ki Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, Irak'taki işgalciler tarafından işlenen bu çirkinlikler karşısında sessiz kalmayıp bir tepki koymalıdır.'' 'İşgal Iraklıları birleştirdi' Ülkesindeki son gelişmeleri Cumhuriyet'e anlatan Iraklı gazeteci Mehmet Muhtar, ABD'yle birlikte hareket eden peşmergeye tepkinin arttığını söylüyor Irak'ta Saddam Hüseyin 'in devrilmesinin ardından bütün ülkeye dağıtılan iki gazete ve bir dergi çıkaran gazeteci Mehmet Muhtar , işgalin halkı birleştirdiğini dile getirdi. Ülkesindeki son gelişmeleri Cumhuriyet 'e değerlendiren Muhtar, ABD ile birlikte hareket eden Kürtlere yönelik tepkinin arttığını vurguladı. Tel Afer doğumlu olan Türkmen Muhtar, Saddam Hüseyin döneminde Irak'ta yayımlanan Cumhuriyet gazetesinde yazılar yazıyordu. Muhtar, Amerikan işgalinin ardından 7'şer bin tirajlı ''Seda Tel Afer'' ve ''Seda El Hakika'' adlı gazeteler ile ''Zehretül Irak'' adlı dergiyi yayımlıyor. ABD işgalinin ardından geçen 1 yıla karşın verilen sözlerin yerine getirilmediğini anlatan Muhtar, tüm halkın bu nedenle tepkili olduğunu anlattı. Artık tüm Irak halkında Amerikan askerleriyle birlikte hareket eden peşmergelere tepkinin arttığını dile getiren Muhtar, yönetim kademelerine getirilmek istenen isimleri ''Halk önünde etkisiz ve itibarsız'' olarak niteledi. Şii cephesi, Sünni cephesi kalmadı ABD'nin Sünni kenti Felluce ve Şii kenti Necef'e yönelik operasyonlarının Irak halkını birleştirdiğini vurgulayan Muhtar, ''Artık Şii Cephesi, Sünni Cephesi kalmadı. Şimdi hepsi bir araya geldi'' dedi. Kerkük'ün kritik durumunun halen sürdüğünü söyleyen Muhtar, ABD'nin bunları görmezden geldiğini belirtti. Muhtar, ABD'lilerin bölgeden çekilmesinin ardından Kerkük'te yeniden bir karmaşa yaşanabileceğini savundu. Türkiye'nin Kuzey Irak'taki gelişmeleri ekonomik açıdan da kontrol altında tutabileceğine değinen Muhtar, ''Bunun için Tel Afer üzerinden geçecek yol üzerinde bir sınır kapısı daha açılmalı. Bu ekonomik olarak Kürt grupları sınırlar'' diye konuştu. Muhtar, ''Türkiye bizim için her şeyi yaptı, biliyoruz. Ama doktora ihtiyaç var. Öğretmene ihtiyaç var. Bu konularda yardım edilebilir'' dedi. CUMHURİYET 04.05.2004
AKRA