Iraklı esirlerle ilgili 1000 yeni işkence fotoğrafı ortaya çıkarken, askerlerin bunları kaydedip elden ele dolaştırdığı belirtildi. Amerikalı bir asker Iraklılara bakışı özetledi: Onlar kaba kuvvetten anlar
Amerikalı askerlerin Iraklı esirlere uyguladıkları işkence ve cinsel tacizi görüntüledikleri fotoğrafların ardı arkası kesilmiyor.
İşkencenin yaygın ve sistematik olduğu, Washington Post'un Bağdat'taki Ebu Garib Hapishanesi'nde çekilmiş fotoğraflardan 1000 tanesini daha ele geçirmesiyle iyice netlik kazandı. Gazete, askeri polislerin deveye binerken, cami önünden geçerken görüldüğü gündelik yaşama dair 1000'den fazla dijital fotoğraf arasında yeni bir işkence serisine rastladığını belirtti. 372. askeri polis birliğindeki askerlerin 'utanç' fotoğraflarını CD'ye kaydederek elden ele dolaştırdığını aktaran gazete, er Lynndie England adlı kadın askerin çıplak bir erkek esiri boynundan köpek tasması benzeri bir kementle çektiği fotoğrafı baş sayfadan yayımladı.
İç sayfalardaki diğer üç fotoğrafta da, birbirlerine kelepçelenerek üst üste yığılmış çıplak esirler ve onları çevreleyen Amerikalı askerler, başına çuval geçirilip parmaklıklara kelepçelenmiş çıplak bir esir, başına kadın külotu geçirilerek kelepçelenmiş çıplak bir esir görülüyor.
Iraklı'ya bakış...
Gazete, işkenceyle suçlanan askerlerin avukatları ve akrabalarıyla da konuştu. Suçlanan taraf, fotoğrafların askeri istihbarat subaylarının emriyle çekildiğini, amacın esirleri küçük düşürerek diğer esirleri işbirliğine zorlamak olduğunu anlattı. England'ın annesi Terrie, ilk fotoğrafların yayımlamasının ardından kızının kendisini arayarak "Anne, yanlış zamanda yanlış yerdeydim" dediğini aktardı. Ancak pozlar bunlarla bitmiyor. Gazete diğer fotoğrafları şöyle betimledi: Yaralı adamlar, ölüler, çürümekte olan cesetler... Ölmüş bir adamın üstüne eğilmiş bir asker gülerek yukarı kalkık baş parmağıyla 'işler yolunda' işareti yapıyor. Düzinelerce fotoğrafta, askerler derisi yüzülmüş, kafatası parçalanmış bir inek başı ve parçalanmış bir kedi kafasıyla pozlar veriyor. Askerler birbirleriyle cinsel ilişkide bulunma taklidi yapıyor.
870. askeri polis birliğini kasım-mart arası komuta eden teğmen Michael Drayton ise, Reuters'e, işgalci güçlerin bakış açısını yansıttı: "Size zalimce gelebilir, ama anlamasınız ki, Iraklılar sadece kaba kuvvetten anlıyor. Normal bir kişi gibi onlarla konuşmaya çalışırsanız, size saygı göstermezler ve istediğinizi yapmazlar." Drayton, Ebu Garib'deki iki isyanda kendi birliğinin beş Iraklıyı öldürmesini, "Bize tuğla atıp fiziksel zarar veriyorlardı, bizimkilerin onların işini bitirmeye hakkı vardı" diye açıkladı.
CIA'de de soruşturma
Bu arada İşkenceden yakınanlar kervanına Britanya'nın Irak'taki insan hakları temsilcisi Ann Clwyd de katıldı. Yaşlı bir Iraklı kadının da kötü muameleye maruz kaldığını söyleyen Clwyd, "Sen eşeksin, diyerek dizleri üstünde süründürdükleri kadının sırtına bindikleri yönünde suçlamalar var" dedi. Irak ve Afganistan'daki 'işkenceli' sorgulamalara CIA ajanlarının da katıldığı bilinirken, teşkilat iki ölümle ilgili araştırma başlattı. CIA sorgucularının karıştığı ölümlerden biri Afganistan'ın Pakistan sınırındaki bir cezaevinde, diğeri Irak'ta meydana gelmiş.
Bush: İşkenceyi bitirdik
ABD Başkanı George Bush ise tüm dünyada infial ve İslam âleminde öfke seli yaratan skandal hakkında içeriye başka dışarıya başka konuşuyor. Önceki gece Arap televizyonlarından Iraklılardan özür dilemese de 'iğrenç' muamelenin sorumlularının cezalandırılacağı yemini eden Bush, hemen ardından kasımdaki başkanlık seçimi kampanyası için düzenlenen parti galasında Cumhuriyetçileri "Kaoalisyonumuz harekete geçtiği için Irak'ta Saddam Hüseyin'in işkence odaları kapatıldı. Bu sayede Ortadoğu'nun kalbinden bir demokrasi örneği doğuyor" ifadelerini kullanarak coşturdu.
RADİKAL 07.05.2004