Mali disiplinin en somut yansımasının borç stokunun milli gelire oranında görüldüğünü anlatan Hazine Müsteşarı İbrahim Halil Çanakçı, 2001 yılında milli gelirin yüzde 91’i oranda olan borç stokunun, 2003 yılında 70.5’e gerilediğini kaydetti.
Hazine Müsteşarı İbrahim Halil Çanakçı, 2004 yılı bütçesi hazırlanırken ilave önlem ihtiyacının yüzde 1.6’ya gerilediğini belirterek, “Bu şu anlama geliyor. Mevcut gelir ve harcama politikalarının devam etmesi durumunda, mevcut yapının korunması durumunda, Türkiye’de kamu maliyesi yüksek oranlı bir faiz dışı fazla üretme kapasitesine ulaşmıştır” dedi.
4. Türkiye İktisat Kongresi’nde “Sürdürülebilir Yüksek Büyüme ve Makroekonomik İstikrar Paneli”nde konuşan Çanakçı, Türkiye’nin sürdürülebilir yüksek büyüme ve makroekonomik istikrarın tesisinde hem kendi potansiyeli hem de diğer ülke deneyimleri ile kıyaslandığında yeterli performansı gösteremediğini kaydetti.
Özellikle 1990’lı yıllarda düşük performans ve makroekonomik istikrarsızlığın çok daha belirgin hale geldiğini söyleyen Çanakçı, bunun mali disiplinden uzaklaşılması ve yapısal değişimlerin gerçekleşememesinden kaynaklandığını belirtti. Bunların yapılamamasının kamu finansmanı ve büyümenin kırılgan hale gelmesine yol açtığını kaydeden Çanakçı, yüksek enflasyon ve reel faizler ile borç stokunun büyüklüğünün 90’ların karakteristik özelliği olduğunu söyledi.
Faiz dışı fazla
Program gereğince borç stokunda kalıcı düşüş için faiz dışı fazla verilmesinin benimsendiğini hatırlatan Çanakçı, bu çerçevede mevcut verilere göre geçen yıl yüzde 6.5 faiz dışı fazla verildiğini söyledi.
Çanakçı, “Mart ayında ortaya konan tedbirle bu yıl da faiz dışı fazlada yüzde 6.5 hedefine ulaşılacağını bekliyoruz. Mart sonu itibariyle elde etmiş olduğumuz veriler, faiz dışı fazla için belirlenen hedefin önemli ölçüde aşıldığını göstermektedir” diye konuştu.
Faiz dışı fazla verilmesi için geçmişte birtakım ek önlemlere ihtiyaç olduğunu hatırlatan Çanakçı, “Bu çerçevede 2003 yılının başında GSMH’nın yüzde 4.6’sı oranında bir tedbir paketi yürürlüğe konulmuştur” dedi.
Borç stoku
Mali disiplinin en somut yansımasının borç stokunun milli gelire oranında görüldüğünü anlatan Çanakçı, 2001 yılında milli gelirin yüzde 91’i oranda olan borç stokunun, 2003 yılında 70.5’e gerilediğini kaydetti. Çanakçı, “Yapmış olduğumuz analizler, mevcut parametrelerin devam etmesi durumunda borç stokunun milli gelire oranının 2008 yılında yüzde 50’ye düşeceği yönündedir” diye konuştu.
Çanakçı, mali disiplinin büyümeye, sınırlayıcı değil, pozitif yönde etki yaptığını kaydetti.
Türkiye’nin sürdürülebilir büyüme ve makroekonomik istikrar konusunda önemli bir başlangıç yaptığını ve kuvvetli bir zemin oluşturduğunu belirten Çanakçı, ancak enflasyonun kalıcı olarak tek haneye düşürülmesi ve borç stokunun azaltılması için halen kat edilmesi gereken bir mesafe olduğunu söyledi.
Yapısal reformların birçok alanı da kapsayacak şekilde devam ettirilmesinin önemine de dikkat çeken Çanakçı, bu kapsamda, gelecek dönemde yapısal reformların; kayıtdışı ekonominin kontrol altına alınması, kamu ve özel sektörde iyi yönetişim ilkelerinin uygulamaya konulması ve piyasa mekanizmasının etkin işleyişini temin edecek hukuki altyapının oluşturulması alanlarında olacağını kaydetti.
MİLLİ GAZETE 09.05.2004