İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

Hristiyan Siyonistler!

Dünya
|

Dünyayı dehşete düşüren iğrençlikleri sadece Ebu Gureyb'de mi yaptılar? Irak'ta Amerikalılar'ın kontrolünde on tane daha Ebu Gureyb benzeri cezaevi var. Buralarda neler yaşandığını bilen var mı?

Kunduz'da binlerce kişiyi esir alan ABD-İngiliz güçlerinin, Şibirgan Cezaevi'ne gelene kadar yüzlercesini öldürdüğünü, her konteynerdan 160 ceset çıktığını, kan ve ceset kokuları nedeniyle konteynerların yanına yaklaşılamadığını, bu katliamdan kurtulan 600 esirin Mezar-ı Şerif'in dışına çıkarılıp 30-40 kişilik ABD özel timleri tarafından kurşuna dizildiğini, Şibirgan Cezaevi'nin dünyanın örneğini az gördüğü bir korku ve dehşet hapishanesine dönüştüğünü, üç binden fazla insanın öldürülüp Deşt-i Leyli'deki toplu mezarlara gömüldüğünü, toplu katliamı ABD ve İngiliz özel timlerinin yaptığını, Cenk Kalesi'nde 600 esirin imhası için bir şov programı hazırlandığını ve medyanın bunu şanlı bir terörle mücadele örneği olarak gösterdiğini, kemikleri kırılan, asitle yakılan bu insanların günahının ne olduğunu sorgulayan var mı? Kızılhaç Teşkilatı'nın, Irak işgalinden hemen sonra ilk incelemesini Basra Cezaevinde yaptığını, işkenceleri BM Güvenlik Konseyi üyelerine rapor ettiğini, bundan sonra her altı ayda bir aynı ülkelere işkence ve tecavüz raporları verdiğini ancak bunların hasıraltı edildiğini, aslında işkence ve tecavüzlerden birçok ülkenin ve BM'nin başından bu yana haberdar olduğunu bilen var mı? İşkence ve tecavüzlerin bir devlet politikası olduğunu, ABD'nin yeni küresel düzeninin terörü ve işkenceyi meşru yöntem olarak tanıdığını, "devlet terörü"nü uluslararası geleneğe dönüştürdüğünü, Türkiye dahil birçok ülkede büro açan FBI'ın birçok ülkenin iç güvenliğinde söz sahibi hale geldiğini, ABD-İngiliz-İsrail istihbaratının ürünü cinayetlerin, infazların, sabotajların yaygınlaştığını, mezhep çatışması çıkarmak için kanlı katliamların planlandığını ne zaman tartışacağız? ABD ordusu askerlerin işkenceler için hazırlanan Taguba raporunu okumalarını neden yasakladı? Küçük çocuklara işkence ve tecavüzler, Müslüman kadın ve erkeklere ölümden beter uygulamalar, öyle birkaç kişinin, bir çevrenin ya da güvenlik şirketine mensup paralı askerlerin fiilleriyle sınırlı değil. Bir imamı kadın giysileri giydirip Müslüman kadın esirlerle aynı hücreye kapatmanın, kendisine saygı gösteren kadınların karşısında aşağılamanın, Müslümanlar'ın değerlerine ilişkin ne varsa ayaklar altına almanın suçlusu birkaç kendini bilmez değil. Sorgulama ve bilgi alma amacını da içermiyor. Sistemli bir devlet politikası, Iraklılar'ın Müslüman olma, millet olma bilincini yok etme girişimi var. Afganistan işgalinden bu yana bütün planlarının, askeri operasyonlarının, İslam'ı terörle özdeşleştirmelerinin, İslam'ı kontrol altına almaya ve Müslümanlar'ı dönüştürmeye yönelik projelerinin bir Haçlı zihniyeti ile yapıldığını onlar tartışıyor da bizler neden tartışmıyoruz? İslam coğrafyasına savaş açan, dünya savaşı seferberliği yürüten, İslam'ı ve Müslümanlar'ı kuracakları yeni küresel düzen için en büyük tehdit ilan eden Hristiyan Siyonistler'in ABD ordusu içinde giderek artan ağırlığına dikkat eden var mı? Bu kişilerin Irak işgalini bir medeniyet savaşı olarak gördüğünü, İslam'a ve Müslümanlar'a ait her şeye savaş açtıklarını, işkence ve tecavüzleri böyle bir ruh haliyle yaptıklarını, eylemlerini Bush'un da lideri olan Evangelist öncüler Jerry Falwell-Pat Robertson-Franklin Graham gibi isimlerin doktrinlerine göre belirlediklerini, bu kişilerin yaşananları Haçlı Savaşı olarak gördüğünü ve bir Mesih inancıyla ABD kamuoyunu ve ordusunu harekete geçirdiklerini, aynı kişilerin İslam'ı şeytanlık ve Hz. Muhammed'i de terörist lider olarak gösterdiklerini, kitleleri Kudüs merkezli bir savaşa çağırdıklarını, işkence ve tecavüzleri tarihi hesaplaşma güdüsüyle yaptıklarını, ABD'nin yeni sömürge valisi olarak tayin ettiği John D. Negroponte'nin aslında bir savaş suçlusu olduğunu, bunun da Irak için korkunç bir geleceğe işaret ettiğini tartışmamalı mıyız? 11.5.2004 / İBRAHİM KARAGÜL / YENİŞAFAK
AKRA