Türkiye, Gazze'de Filistinli sivillerin İsrail tarafından öldürülmesini en sert ifadelerle kınadı. Dışişleri Bakanı Gül, saldırının Türk - İsrail ilişkilerini olumsuz etkileyeceğini söyledi
Son yıllarda siyasi, ekonomik ve askeri alanlarda işbirliğine giderek Ortadoğu'nun istikrarı açısından önemli roller üstlenen Türkiye ile İsrail'in bu yakınlaşmasına, İsrail ordusunun önceki gün Gazze'deki mülteci kampında silahsız Filistinlileri füzeyle vurmasının gölgesi düştü.
Tüm dünyanın kınadığı İsrail'e Türkiye, Başbakan ve Dışişleri Bakanları düzeyinde tepki gösterdi. TBMM de, konuyu gündemine alarak hassasiyetini sergiledi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İsrail'in Refah mülteci kampında, sivilleri öldürmesini sert ifadelerle kınadı. Gelişmeleri "insanlık dışı ve feci" diye nitelendiren Erdoğan, hem BM'ye, hem diğer ülkelere çağrı yaparak, "Devlet terörü noktasına tırmandırılan bu adımlara karşı ben bütün sorumluluk noktasında olan başbakanları, devlet başkanlarını ortak dayanışmaya ve bu konuda tavır almaya davet ediyorum" dedi.
'Baba olarak hüzünlendim'
"Bir baba olarak hüzünlendim. Sivil savunmasız insanları çoluk çocuk ayırt etmeden vurmanın hukukta hiçbir izahı yoktur. Bombalarla barış vuruluyor, bunu bilmemiz lazım" diyen Erdoğan, BM'ye de çağrı yaparak, sadece kınamakla yetinmemesini, ilgili bütün devletleri bir araya getirerek, somut bir adım atmasını istedi.
Gül bombaladı
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, İsrail'in Filistinli sivillere saldırmasını, Türkiye'nin şimdiye kadar kullandığı en sert dille kınadı. İslam Konferansı Örgütü (İKO) heyetiyle Moskova'yı ziyaret eden Gül, İsrail ordusunun Refah mülteci kampına düzenlediği saldırıyı şiddetle kınadığını belirtti ve "Bu, çok tehlikeli ve tedirgin edici bir gelişme. Barış böyle sağlanmaz!" dedi. Milliyet'e konuşan Gül, Ortadoğu'da "yol haritası"nın uygulanmasının beklendiği bir dönemde sivillerin hedef alınmasının kesinlikle onaylanamayacağını bildirdi ve İsrail'in "ölçüyü kaçırdığını" söyledi.
Dışişleri Bakanı, bölgede yaşanan son gelişmelerin Türk - İsrail ilişkilerini etkileyip etkilemeyeceği sorusunu yanıtlarken, "Bütün bölgeyi etkilediği gibi kuşkusuz etkiler" diye konuştu. Gül'ün sözleri İsrail'in Filistinli sivillere yönelik saldırılarına Türkiye'nin şimdiye kadar gösterdiği en sert tepkilerden biri niteliğini taşıyor.
Dışişleri Bakanlığı da bir açıklamayla İsrail'i kınadı. Açıklamada, "İsrailli sivillere yönelik terör eylemleri gibi, Filistinli sivilleri doğrudan hedef alan askeri operasyonların ve yıkımların da hiçbir haklı gerekçesi ve hukuki dayanağı olamaz" denildi.
Tam düzelmişken en büyük kriz
İsrail'in Refah mülteci kampındaki sivillere tank ve helikopterlerle saldırması ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün buna verdikleri tepkiler, Ankara - Tel Aviv arasında nisan ayında tırmanan ve son günlerde düzeltilebilen ilişkileri yeniden krize soktu.
Erdoğan'ın iki HAMAS liderinin öldürülmesi üzerine mart - nisan aylarında İsrail'i "terörist devlet" ilan etmesi ve planlı ziyaretleri ertelemesi üzerine Tel Aviv yönetimi Ankara'ya, "ilişkilerin geleceğinden kaygı duyduğu" mesajını göndermişti. Bu uyarının ardından Gül, 6 Mayıs'ta Dublin'de görüştüğü İsrail Dışişleri Bakanı Silavn Şalom'a sürekli ertelediği İsrail ziyaretini gerçekleştirme sözü verdi. İsrail'den de 2 ay içinde çok sayıda bakanın Ankara'yı ziyareti planlandı. Dışişleri Bakanlığı da, Ankara'nın Tel Aviv yönetimiyle ilişkilerini keseceği ve ortak savunma projelerini iptal edeceği yönünde Arap basınında çıkan haberleri yalanladı. İlişkiler tam krizi atlatmışken, Refah'ta sivillerin öldürülmesi ve Erdoğan'ın sert bir açıklamayla tepki göstermesi, iki ülke ilişkilerinde son yılların en büyük gerilimine yol açtı. Buna rağmen, üst düzey bir Dışişleri Bakanlığı yetkilisi, sürmekte olan ekonomik ve askeri ilişkilerin etkilenmeyeceğini vurguladı.
MİLLİYET 21.05.2004