ATO araştırmasına göre, Türkiye'de 3 milyon kişi işportacılık yaparken, 'tezgâh'larda yıllık 50 katrilyon liralık ciro gerçekleşiyor. Ekmeğini işportacılıktan kazananların da sayısı artıyor
Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Sinan Aygün'ün, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'a sunulmak üzere hazırlattığı 'İşporta Ekonomisi' konulu raporunda, Türkiye'de çalışan her yedi kişiden birinin işportacı olduğu ifade edildi. İşportada yıllık yaklaşık 50 katrilyon lira cironun gerçekleştiği iddia edilen raporda, önlem alınamaması nedeniyle her geçen gün büyümesini sürdüren sektörün şirketleri bile cezbeden ekonomik bir güç haline geldiği vurgulandı.
DİE'nin 2003 yılı Hanehalkı İşgücü Anketi verilerine göre Türkiye'de çalışan 21 milyon kişi içinde toplam 451 bin kişinin işportacı olarak çalıştığının belirlendiği hatırlatılan raporda, kayıtlara geçmeyen ve ek iş olarak yapılan işporta tezgâhlarının eklenmesiyle bu sayının toplam
3 milyonu bulduğu öne sürüldü. Buna göre çalışan her yedi kişiden birinin ekmeğini işporta tezgâhından kazandığı savunuldu.
'Kazanç büyük'
İşportacıların günlük kazancının 5-100 milyon lira arasında değiştiği ifade edilen raporda, günlük ortalama kazanç 50 milyon lira olduğu varsayıldığında Türkiye çapında günlük cironun 150 trilyon lira, aylık cironun 4.5 katrilyon lira, yıllık cironun ise 50 katrilyon lirayı aştığı belirtildi. İşportacılığın kendini başta İstanbul olmak üzere Ankara,
İzmir, Bursa, Diyarbakır, Adana gibi metropol şehirlerde gösterdiğine de dikkat çekildi.
Seyyar satıcılık ve işportacılık için yasal engelin bulunmadığı vurgulanan raporda, halk sağlığı ve kamuya açık mekânların fuzuli işgali konularında yasaklayıcı hükümlerin ise işporta tezgâhlarının kent sokaklarını işgalini önlemeye yetmediği ifade edildi. İşportacıların da giderek çoğaldıkları ve örgütlendiğine dikkat çekilen raporda, Türkiye'de İstanbul, Diyarbakır ve Eskişehir'de çeşitli adlar altında üç işportacılar odasının faaliyet gösterdiği kaydedildi. Raporda, ayrıca şu görüşlere yer veriliyor:
"İşportacılık fazla bir sermaye ve beceri de gerektirmiyor. Sabit bir mekân olmadığı için dükkân kirası, elektrik, su, gibi giderler de oluşmuyor. İşportacılar izlenemiyor, bu nedenle de hiçbir yerde kayıtları bulunmuyor. Ancak zabıta ile başları derde girdiğinde kayıtları ortaya çıkıyor. Ne aldıkları ne sattıkları, ne kadar alıp ne kadar sattıkları bilinmediği için de, alan da satan da vergi ile tanışmıyor. Ekonomik krizlerin etkisi, işsizlik, geçim zorluğu gibi nedenlerle işporta tezgâhlarında çalışarak karınlarını doyuranlar ve buralardan alışveriş yapanlar çoğaldıkça kayıt dışı ekonominin motoru durumundaki sektör büyümesini sürdürüyor."
Yabancılar da alıştı
İşportacılığın Türklerin rağbet ettiği bir meslek olmaktan çıktığı ifade edilen raporda, Türkiye'de seyyar satıcılık yapan yabancı uyrukluların sayısının da giderek çoğaldığı, özellikle kalitesiz ve ucuz Çin mallarının satıldığı tezgâhların başlarında artık çekik gözlü yabancılara rastlandığı kaydedildi. Rapora göre, Bulgaristan, Romanya, Moldovya ve Rus işportacılar kendi ülkelerinden getirdikleri ürünlerle yetinmeyip Türkiye'den aldıkları malları satarak bu yeni tanıştıkları mesleği yapmaya çalışıyorlar.
Raporda cami önlerinde seccade satmaktan maç öncesi bayrak satışlarına, kokoreçten 'tükürük köftesi'ne, banyo lifinden en son teknoloji ürünü cep telefonlarına kadar her tür malı işporta tezgâhında bulmanın mümkün olduğu belirtildi.
Peki 'kayıt altındaki' ekonomi ne durumda?
ATO Başkanı Sinan Aygün, işporta tezgâhları üzerinden yılda 10 katrilyon liralık vergi kaçağı olduğunu öne sürerken, ATO da dahil olmak üzere ticaret odalarına kayıtlı gelir vergisi mükellefleri, bu yıl Maliye'nin 'beyan artışı' zorlamasına karşın yine aylık ortalama 510 milyon lira düzeyinde kazanç beyan etmişti. Bu tutar, kamuda en alt dilimde ücret alan bir memurun gelirinin bile altında kazancı ifade ediyor.
Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın, "Yanlarında çalıştırdıkları işçi kadar bile vergi ödemeyen mükellefler var" sözleriyle tepki gösterdiği bu duruma göre, aylık ortalama vergi 71 milyon lira. Asgari ücretten aylık 53.9 milyon lira vergi kesintisi yapılıyor. Yıllık vergi ise 653 milyon liraya ulaşıyor. Brüt ücreti 689.4 milyon lira olan bir işçinin ödediği vergi ise patronlardan yüksek. Eline net 500 milyon geçen bu işçi, aylık 89 milyon, yıllık 1 milyar 68 milyon lira vergi ödüyor. Bu durumda bazı işyeri sahiplerinin beyan ettikleri ortalama kazanç asgari ücretin bile altında kalıyor. Bu durumda, 'kayıtlı' ekonomide de ciddi bir 'vergi kaçağı' yaşandığı görülüyor.
Beyanlara göre, bu yıl kuyumcular ayda ortalama 38 milyon, ayakkabı imalatçıları 28 milyon, süpermarketçiler 18 milyon, müteahhitler 19 milyon, deterjan tüccarları 14 milyon, dericiler 21 milyon, diş hekimleri 25 milyon, mobilyacılar 23 milyon, lokanta sahipleri de 24 milyon lira vergi ödemesinde bulunuyor. 46 meslek grubundan 27'si asgari ücretlinin altında vergi ödüyor. Akaryakıt istasyonlarının aylık ortalama vergisi ise 97 milyon lira düzeyinde kaldı.
RADİKAL 24.05.2004