Af örgütü raporu: ABD'nin 'terörle savaş'ı, son 50 yılda insan hakları ve uluslararası hukuka karşı en büyük saldırı. ABD yönetiminin başına buyrukluğu dünyayı daha tehlikeli hale getirdi
ABD'nin 11 Eylül sonrası Kaide gibi örgütlere karşı başlattığı
'terörle savaş'ın aradan geçen üç yılda dünyayı daha tehlikeli bir yer haline getirdiği ve son 50 yılda insan hakları ile uluslararası hukuka yönelik en büyük saldırıyı oluşturduğunu belirten bir rapor yayımlandı. Uluslararası Af örgütünün 2004 insan hakları raporunda en kötü karne, işgal altında tuttuğu Afganistan ve Irak'ta sivilleri katletmesi ve esirlere yoğun işkence yapması nedeniyle ABD'ye verildi.
Örgütün Genel Sekreteri Irene Khan, 'güçlü devletlerin uluslararası hukukun altını oyduğunu', 'devletlerin gözü kara güvenlik peşinde insan haklarını kurban ettiklerini' söyledi. "ABD'nin desteklenen küresel güvenlik gündemi bir vizyonun iflasıdır" ifadesini kullanan Khan, "ABD, içerde insan haklarını ihlal ederek, diğer ülkelerdeki hak ihlallerini görmezden gelerek, istediği zamanda, istediği yerde önleyici askeri güç kullanarak dünyayı daha tehlikeli bir yer haline getirdi" dedi.
İşgal güçlerinin Irak'ta alabildiğine yaygın işkence uygulayıp, sivilleri öldürdüğü saptamasında bulunan raporda, "Koalisyon, işgalci güç olarak insan hakları hukukunun öngördüğü kamu düzeni ve güvenliği sağlamak, yiyecek, tıbbi ve insani yardım temin etmek gibi sorumluluklarına bağlı kalmadı" eleştirisi yapıldı. "Esirler zalimce, gayri insani ya da aşağılayıcı muamelelere maruz kaldı" denildi. Esirlerin elleri kelepçeli, başlarına çuval geçirilmiş halde yerde yatmaya zorlandıkları, yemek, su, uyku ve tuvaletten mahrum bırakıldıkları da ABD ve Britanya güçlerinin sistematik işkence yöntemleri olarak sıralandı.
Kâbil'de keyfi tutuklama
ABD'nin Taliban avına çıktığı Afganistan'daki insan hakları sicili de çok fena. ABD güçleri, hiçbir gerekçe göstermeden gelişigüzel insanları tutuklamakla kalmazken, hükmettikleri hapishanelerdeki koşullar da derin endişe kaynağı. 100 esir Bagram'daki üste hiçbir yasal çerçeve olmaksızın hâlâ tutulmakta. Afganistan'da Aralık 2003'te iki bombardımanda aralarında 15 çocuğun da bulunduğu çok sayıda sivil öldürüldü. Guantanamo Üssü'nde yüzlerce kişinin suçlanmadan, yargılanmadan ve hiçbir yasal hak tanınmadan tutulduğu hatırlatıldı.
Uluslararası Af örgütü, İsrail'i de savaş suçu işlemekle suçlarken Filistinlilerin sivilleri hedef alan eylemlerini de 'insanlığa karşı işlenen suçlar' olarak değerlendirdi.
İsrail 100 çocuk öldürdü
Raporda "İsrail ordusu savaş suçuna giren kanunsuzca insan öldürme, tıbbi yardımı engelleme ve tıbbi müdahale ekiplerini hedef alma, insanların evlerini yıkma, işkence yapma ve canlı kalkan olarak kulanma gibi suçlar işlemiştir" denildi. İsrail'in yıkım operasyonları 'toplu cezalandırma' olarak nitelendirilirken, 2 bin Filistinlinin evsiz kaldığı Refah'taki son operasyonda 45 Filistinlinin öldürülmesiyle ilgili bağımsız soruşturma açılması istendi.
ABD'den yanıt
ABD ise, rapordaki iddiaları reddetmekte geç kalmadı. Beyaz Saray sözcüsü Scott McClellan, "Teröre karşı savaş, Afganistan ve Irak'ta yaklaşık 50 milyon kişinin insan haklarını korumuştur" ifadelerini kullandı.
Esirleri nehre atmışlar
ABD'nin Iraklı esirlere yaptığı işkencelere son olarak köprüden nehire atlamaya zorlamak eklendi.
3. Muharebe Tugayı'ndan birkaç asker hakkında, bu yıl başında iki Iraklı esiri Dicle üzerindeki köprüden atlamaya zorladıkları suçlamasıyla disiplin soruşturması açıldı. Bir esirin öldüğüne dair iddialar var. Colorado Fort Carson Üssü sözcüsü yarbay Thomas Budzyna ise bir esirin öldüğünü yalanlayarak "Ceza verilip verilmeyeceğini doğrulayamam. Durumu inceliyoruz" dedi.
Diğer yandan Budzyna, 3. Zırhlı Süvarı Alayı'nda görevli aynı üsten birkaç asker hakkında da Iraklı general Abid Hamid Mavhuş ve bir diğer esir Abdül Celal'in ölümleriyle ilgili soruşturma açıldığını belirtti. Mavhuş'un 26 Kasım'daki sorgu sırasında yoğun dumana bağlı nefes darlığı ve göğüs sıkışmasından, Celal'in de 9 Ocak'ta alayın ana üssündeki karakolda nefes darlığı nedeniyle öldüğü açıklandı. CIA'in de, bir ajanının Mawhuş'un ölümüyle ilgisi olabileceği şüphesiyle durumu Adalet Bakanlığı'na ilettiği belirtildi.
RADİKAL 27.05.2004