Toplumsal Güven Araştırması'na göre, AKP hükümetinin ekonomi politikalarını, orta ve alt sosyoekonomik seviyedekiler olumlu, büyük şehirlerdeki yüksek gelir grubu ise yetersiz buldu
2004 yılı ilk yarısının ekonomik ve sosyal açılardan kamuoyundaki etkilerinin gözlemlenmesi amacıyla yapılan Toplumsal Güven Araştırması, hareketlenen ve gelişen ekonomi, hükümetin Kıbrıs politikasına yaklaşımı ve AB'ye üyelik yolunda atılan adımlar sonucunda toplumun 2004 beklentilerinin olumluya döndüğüne işaret ediyor.
Araştırma şirketi ACNielsen'in araştırmasına göre, hükümetin mevcut ekonomik politikaları toplumun yüzde 43'ü tarafından, özellikle orta ve alt sosyoekonomik seviyede, İstanbul ve İzmir dışında kalan illerde (Ankara, Adana, Samsun ve Erzurum) olumlu olarak değerlendiriliyor. Önümüzdeki altı ayda da bu olumlu sürecin korunacağı beklentisi kuvvetli.
Hükümete güven ortada
Genel olarak hükümetin ekonomi politikaları değerlendirildiğinde, katılımcıların yüzde 17'si fikir beyan etmezken, yüzde 43'ü mevcut politikalardan memnun olduğunu, yüzde 40'ı ise başarısız bulduğunu söyledi. Hükümet politikalarını özellikle İstanbul ve İzmir'deki yüksek sosyoekonomik düzeydeki katılımcılar daha az başarılı buldu. Geçmiş altı aya dair ekonomik performans değerlendirmesinde yüzde 74'lük bir grubun iyileşme ya da durumu koruma yönünde değerlendirme yaptığı, yüzde 26'lık kesimin gerileme olduğunu düşündüğü gözleniyor.
Gelirler aynı kalacak
Ulusal ekonomik performanstaki olumlu sürecin önümüzdeki altı aya da yansıması bekleniyor. Geçmiş dönem değerlendirmesiyle benzer şekilde, gelecek dönem ekonomik performans tahminlerinde orta sosyoekonomik seviyede daha olumlu; yüksek ve düşük sosyoekonomik düzeylerde ise daha karamsar bakış gözlemleniyor.
Ulusal ekonomik performanstaki olumlu beklentilere paralel olarak kişisel gelire dair gelecek altı aydaki beklentiler de pozitif çıktı. Sadece yüzde 18'lik bir kesim -ki özellikle yüksek gelir grubundakiler- sürece daha olumsuz bakıyor. Düşük sosyoekonomik düzeyde ise önümüzdeki altı ayda da gelirin aynı kalacağı inancı baskın. Kişisel gelire dair negatif beklentiler İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük illerde, göreceli olarak küçük illere kıyasla daha yoğun.
Araştırmaya göre, yaşamsal ihtiyaçlar karşılandıktan sonra, artan para ile tüketicilerin öncelikle genel harcamalara yöneldiği gözleniyor. Bunu mevcut borçların ödenmesi ve birikim ile yatırımlar takip ediyor. Katılımcıların en fazla tercih ettikleri harcama kalemi ise 'ev eşyası/ev dekorasyonu'. Bunu 'yeni giysiler' 'ev dışı eğlence' ve 'kısa yurtiçi tatiller' takip ediyor. Ev eşyası/dekorasyon ve kısa yurtiçi tatiller daha çok ileri yaşlarda tercih edirken genç kesimin öncelik vermeyi planladığı alanlar 'yeni giysiler' ve 'ev dışı eğlence'. Yüksek sosyoekonomik seviyede genel harcamaların içinde 'yeni teknoloji' ve 'yurtdışı tatiller' öne çıkarken, düşük sosyoekonomik seviye genel harcama yapmayı düşünmediğini belirtiyor.
Önce kişisel borçlar
Ödenecek borçlar arasında ilk sırayı 'kişisel borçlar' alırken, vatandaş ikinci sıraya 'kredi kartı borçları'nı koyuyor. Yüksek gelirliler ve 25-35 yaş grubunda ödenecek borçlar içinde kredi kartı, düşük sosyoekonomik seviyede ve yüksek yaş grubunda ise 'bireysel borçlar' öne çıkıyor.
Gayrimenkul parladı
Katılımcıların 1/4'ü yatırıma yönelmeyi düşünmezlerken 'gayrimenkul alımı' ve 'vadeli hesap' en fazla düşünülen yatırım tipleri. Gayrimenkul alımını ise ileri yaş grupları tercih ediyor. Düşük sosyoekonomik seviyede ise herhangi yatırım yapma eğilimi ise oldukça düşük düzeyde.
RADİKAL 01.06.2004