Türkçeye çevrilen “Parayı Verdi Düdüğü Çaldı” adıyla yayınlanan Frances Stonor Saunders’ın “Who Paid the Piper: The CIA and the Cultural Cold War” adlı çalışması, bu sefer İslam dünyasına yönelen kültürel savaşın boyutları konusunda bizi ciddi biçimde düşünmeye sevkediyor.
Daha önce Arapça’ya çevrilen kitapta, CIA’in aydınları, yazarları, akademisyenleri, sanatçıları, şairleri ve müzisyenleri nasıl kullandığına dair önemli bilgiler var...
Kitabın içerdiği bilgilerden ziyade, bundan sonra olabilecekler hakkında verdiği ipuçları bizi ilgilendiriyor. Soğuk Savaş bitti. Sovyet tehdidi yok. Yeni sistemin ağırlık merkezini İslam coğrafyası üzerindeki paylaşım mücadelesi oluşturuyor. Kültürel ve dini dönüşüm amacıyla kapsamlı projeler uygulanıyor. BOP ve Yeni NATO burada devreye giriyor. NATO için ikinci bir merkez olarak önerilen Türkiye, BOP için operasyon merkezi olarak hazırlanıyor. Türkiye’de bir Marshall üssü için hazırlık yapılıyor. Bu amaçla 500 milyon dolar ayrıldı, rakam milyarlara çıkacak. Şimdi can alıcı ve “rahatsız edici” sorular sorma zamanı: “Yeni kültürel savaşı İslam dünyasına ve “İslam tehdidi”ne karşı başlatan ABD, ne tür projeler geliştiriyor? Bölgenin İslam algısını dönüştürmek için neler yapılıyor?Kimlerden, hangi çevrelerden yararlanılıyor? Komünizme karşı “demokratik sol”u kullanan ABD, İslam’a karşı hangi muhafazakar çevreyi kullanıyor/kullanmayı düşünüyor? Bu amaçla, vakıf ve derneklere destek veriliyor mu? Ne tür “işbirliği” yöntemleri deneniyor? Ortadoğu’ya yönelik seferberlikte kullanılması planlanan sivil toplum örgütleri, nasıl bir rol üslenecekler?Aydınlara, yazarlara, kanaat önderlerine, sanatçılara finansal destek veriliyor mu ya da verilecek mi? Yeni Osmanlıcılık ya da Osmanlı mirası çalışmalarıyla bu kültürel savaş arasında ne gibi bir ilişki var? ABD’nin “demokratik İslam”, “Ilımlı İslam” çalışmalarının yeni kültürel savaşta yeri ne? Hangi projelere destek sağlanıyor?
Rahatsız edici soruların sayısı artırılabilir. Sonradan hayal kırıklığına uğramaktansa bazı şeyleri sorgulamaya başlamak gerek. Aksi takdirde bu topraklarda yaşayan insanlar, gelecekte Washington’da çerçevesi belirlenen bir İslam anlayışına mahkum olacaklar.
10.6.2004 / İBRAHİM KARAGÜL / YENİŞAFAK