ABD'nin ''Büyük Ortadoğu Projesi'' (BOP) adı altında ortaya attığı, daha sonra çerçevesini genişleterek ''Geniş Ortadoğu ve Kuzey Afrika Ülkeleri Projesi'' , küreselleşme sürecinde bir yeni imparatorluk tasarımı mıdır? Tasarımın içinde barındırdığı ''insan hakları, özgürleşme, demokratikleşme'' gibi hedefler, bölge halklarının çıkarları ile ne denli uyuşuyor? Petrol, doğalgaz ve kuşkusuz su, BOP tasarımcılarının ana odak noktası mı?
BOP, başta ABD olmak üzere, gelişmiş ülkelerin ve çokuluslu şirketlerin ekonomik sınırları, sıkıntıları ve kısıtlamaları aşmak için görüntüsü süslenen bir örtü mü? BOP'un Türkiye ve yakın komşuları açısından siyasi, askeri, stratejik ve ekonomik anlamı ne? Yazı dizimiz, genel çerçevede bu ve buna benzer sorulara konunun uzmanlarının katkı ve görüşleriyle yanıt aramaya, BOP'un perde gerisini aralamaya çalışacak.
Bush doktrininin ilham kaynağı
Doç. Dr. Çağrı Erhan: ABD, büyük ekonomik ve askeri gücüne dayanarak dünyanın herhangi bir bölgesinde istediği dönüşümü yaptırabilir, kendine yönelik tüm tehditleri ortadan kaldırabilir, yeni 11 Eylül'lerden korunmak için başka seçeneği de yoktur. Esasen, yeni muhafazakâr yaklaşımın gerçekçi olmadığı, son bir yıldır Irak'ta görülmektedir.
Büyük Ortadoğu Projesi (BOP), ABD'nin 1997'de oluşturduğu ''Yeni Amerikan Yüzyılı Projesi'' nin bir alt unsuru olarak ortaya çıkıyor.
SBF öğretim üyelerinden Doç. Dr. Çağrı Erhan , yeni muhafazakârların ''Amerika'nın rekabet edilemez gücü'' öngörüsüne dayalı BOP'un içeriğine, tarihsel ve siyasal altyapısına ilişkin sorularımıza, şu yanıtları verdi:
BOP NEDİR?
* Dünyada ispatlanmış petrol rezervlerinin yüzde 64'ünü içeren Ortadoğu, ABD ve tüm Batı için olağanüstü stratejik bir öneme sahiptir. Bölgede var olan, köktendinci akımlar, terör örgütleri, kitle imha silahları, uyuşturucu, silah ve insan kaçakçılığı yapan örgütlü suç şebekeleri, ABD ve Batı çıkarlarına yönelik tehditler üretmektedir. BOP'u üretenlere göre, bu unsurların ortaya çıkmasının ve taraftar toplamasının asıl nedeni, bölge halklarının içinde bulundukları olumsuz ekonomik ve sosyal koşullar ile, bölgede varlığını sürdüren antidemokratik rejimlerdir.
Eğer, ekonomik ve sosyal koşullar düzeltilir ve demokrasiye geçiş sağlanırsa, yönetime katılım olanağı bulan ve refah düzeyi yükselen Ortadoğu halkları, Batı'yı tehdit eden eylemlere destek vermeyecekler, köktendinci akımlar zayıflayacak, terör örgütleri çökecek ve ucuz petrolün Batı pazarlarına istikrarlı biçimde aktarılması güvence altına alınacaktır.
BOP'UN TARİHSEL GEÇMİŞİ NEDİR?
**ABD'de yapılan G-8 toplantısına, ''Kuzey Afrika ve Genişletilmiş Ortadoğu Girişimi'' adıyla sunulan BOP'a ilişkin ilk somut bilgiler, Londra merkezli Arapça yayın yapan El Hayat gazetesinin 13 Şubat 2004 tarihli sayısında yer almıştır.
''Büyük Ortadoğu'' kavramının, klasik Ortadoğu'yla birlikte bağımsızlığını yeni kazanmış Orta Asya ve Kafkasya ülkelerini de kapsayacak biçimde akademik düzeyde kullanılışı, 1990'ların ortalarına rastlamaktadır. BOP'un siyasal düzleme taşınması çabaları ise 2000'de başlamıştır.
Ancak, kuşkusuz, BOP konusunda en önemli kilometre taşı, Bush döneminde ABD dış politikasına hâkim olan yeni muhafazakârlara karşı yeni liberal görüşü savunan Ronald Asmus 'un Kenneth Pollack ile birlikte kaleme aldığı ve Washington Post gazetesinde, 22 Haziran 2003'te yayımlanan, ''The Neoliberal Take on the Middle East'' (Ortadoğu'nun Neoliberal Açıdan Ele Alınışı) başlıklı makaledir.
Makaleye göre: ''Ortadoğu'daki tehditlerin ortadan kaldırılabilmesi, ancak NATO'nun Soğuk Savaş döneminde SSCB'ye karşı uyguladığı gibi uzun soluklu ve kapsamlı bir proje ile mümkün olabilir. Ortadoğu, yeni muhafazakârların savunduğu gibi, güç kullanılarak dönüştürülemez, bu dönüşüm, ancak Avrupalı müttefiklerle de işbirliği yaparak ve ekonomik, sosyal, kültürel ve siyasal boyutları da içeren kapsamlı bir projeyle mümkün olabilir.''
'YENİ AMERİKAN YÜZYILI PROJESİ'
Bush yönetimi, Asmus ve Pollack'ın yaklaşımlarını BOP'a söylem boyutuyla eklemiş olmakla birlikte, BOP'un geneline yine de, yeni muhafazakâr çizgi damgasını vurmuştur. Örneğin, yeni liberallerin projenin başarısı için ''olmazsa olmaz'' koşul olarak gördükleri ''Arap-İsrail anlaşmazlığının kalıcı biçimde çözülmesi'' , yeni muhafazakâr BOP versiyonunda göz ardı edilmektedir.
Bunun temel nedeni, 1997'de oluşturulan ''Yeni Amerikan Yüzyılı Projesi'' içinde odaklanan ve Bush yönetimiyle birlikte, ideolojik ve akademik düzeydeki etkinliklerini karar alıcı mekanizmalara aktarmada daha rahat hareket etme olanağı bulan yeni muhafazakâr çevrelerin ''Amerika'nın rekabet edilemez gücü'' nü ana çıkış noktası olarak algılamalarıdır.
''Bush doktrini'' ne de ilham kaynağı olan bu görüşe göre ABD, büyük ekonomik ve askeri gücüne dayanarak dünyanın herhangi bir bölgesinde istediği dönüşümü yaptırabilir, kendine yönelik tüm tehditleri ortadan kaldırabilir, yeni 11 Eylül'lerden korunmak için başka seçeneği de yoktur.
Esasen, yeni muhafazakâr yaklaşımın gerçekçi olmadığı, son bir yıldır Irak'ta görülmektedir. G-8'de tartışılan ve sonuç bildirgesine 12 madde halinde yansıyan projeyi, AB ülkelerinin de hoşuna giden yeni liberal motiflerle renklendirilmiş, ama özü ve uygulayıcıları itibarıyla yeni muhafazakâr bir plan olarak değerlendirmek mümkündür.
Sonuç bildirgesinde yer alan ''projenin bölgeye dışarıdan empoze edilmeyeceğine'' dair ifadeye rağmen, BOP'un bu haliyle uygulanabilirliği, ancak dışarıdan müdahale ile olacaktır ki, bu da yeni muhafazakârların istediği bir şeydir.
BOP HANGİ ÜLKELERİ KAPSAMAKTADIR?
* BOP'un eylem alanı olarak resmen ilan edilen net sınırlar söz konusu değildir. Her an yeni ülkelerin kapsam içine alınabilmesi için ''açık kapı'' bırakılmaktadır. Bununla birlikte, özellikle ABD kaynakları 27 ülkenin ilk planda BOP çerçevesinde değerlendirildiğini vurgulamaktadırlar. Bu ülkeler şunlardır: ''Afganistan, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Cezayir, Cibuti, Fas, Filistin Özerk Yönetimi, Irak, İran, İsrail, Katar, Kuveyt, Komor Adaları, Lübnan, Libya, Mısır, Moritanya, Pakistan, Somali, Suudi Arabistan, Sudan, Suriye, Tunus, Türkiye, Umman, Ürdün ve Yemen.''
Genişleme halinde, bu alana Kafkasya ve Orta Asya cumhuriyetleri ile Endonezya ve Malezya'nın da dahil edilebileceği belirtilmektedir.
BOP HANGİ SOMUT VERİLERE DAYANDIRILMAKTADIR?
**Proje, büyük Ortadoğu alanında yer alan halkların son derece kötü koşullarda yaşadığı ve bu durumun mevcut sorunların ortaya çıkışındaki en önemli etken olduğu varsayımına dayanmaktadır.
Bu bağlamda, 2002 tarihli BM Arap İnsani Gelişme Raporu'nda sunulan veriler, BOP'a dayanak teşkil etmektedir.
Buna göre, tüm yetişkin Arapların yüzde 40'ı okuma-yazma bilmemektedir; Arap ülkelerinin 2010'da 50 milyon, 2020'de de 100 milyon yeni istihdam alanı yaratmaları gerekmektedir; Ortadoğu halklarının üçte ikisinin günlük kazancı 2 dolardan azdır; bölgede yapılan yıllık yayın sayısı, tüm dünyada yapılanın sadece yüzde 1.1'ini oluşturmaktadır; kadınlara ayrımcılık yapılmaktadır; demokratik kurumlar ya hiç yoktur ya da zayıftır; bölge halklarının sadece yüzde 1.6'sının internet erişimi vardır; 22 Arap ülkesinin toplam GSMH'si, tek başına İspanya'nınkinden düşüktür.
CUMHURİYET 22.06.2004