İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

Çember daralıyor

Çember daralıyor
Güncel
|

ABD, bölgemizi kontrol etme ve İsrail'i rahatlatmak için NATO'yu maşa olarak kullanmak istiyor.

Zirvede BOP için düğmeye basılıyor Aylar öncesinden hazırlıkları tamamlanan NATO zirvesi bugün başlıyor. Perde arkasında ABD’nin dünyaya yaydığı terör ve vahşeti bir haçlı savaşına dönüştürme hedefinin yeraldığı zirvede, İslam ülkelerini ve İsrail’i doğrudan ilgilendiren BOP projesi burada alınacak kararlarla resmen uygulamaya konulacak. NATO zirvesinin İstanbul’da yapılması ise BOP’ta Türkiye’ye biçilen rolü açıkça ortaya koydu. Aylar öncesinden hazırlıkları tamamlanan iki günlük NATO zirvesi bugün başlıyor. Perde arkasında ABD’nin dünyaya adım adım yaydığı terör ve vahşeti bir haçlı savaşına dönüştürme hedefinin yeraldığı zirvede, İslam ülkelerini ve İsrail’i doğrudan ilgilendiren BOP projesi burada alınacak kararlarla resmen uygulamaya konulacak. NATO zirvesinin İstanbul’da yapılması ise BOP’ta Türkiye’ye biçilen rolü açıkça ortaya koydu. BOP’u gerçekleştirmede bölgede işbirlikçi rol Türkiye’ye veriliyor. 46 ülkenin devlet başkanı ve başbakanının katılacağı tarihi NATO zirvesi, bugüne kadar gerçekleştirilen birçok zirveden çok daha büyük önem taşıyor. Özellikle İkiz Kule saldırıları, Afganistan ve Irak işgalinden sonra ABD’nin dünyada estirdiği terör fırtınası, zirveye damgasını vuracak. Zirvenin ana gündem maddesini Irak ve Afganistan işgali oluşturacak. ABD’nin vahşet ve katliamların yaşandığı ve oldukça zor günler geçirdiği her iki ülkeye, NATO askerinin görevlendirilmesi yönündeki çabası zirvede görüşülecek konuların başında geliyor. Kararlar Türkiye’nin geleceğini belirleyecek NATO zirvesinde, bölgenin geneline yönelik planlar da ele alınacak. Zirvenin Türkiye’de yapılmasıyla bölgenin en önemli gücü konumundaki Türkiye’den beklentiler ve istekler de dile getirilecek. BOP projesi için Türkiye’ye yardımcı ve işbirlikçi olma teklifi götürülmesi bekleniyor. En önemlisi günlerdir konuşulan ABD’nin yeni üs ve liman talepleri burada netlik kazanacak. Bu taleplere verilecek cevap, hem ABD-Türkiye hem de İslam dünyası-Türkiye ilişkilerinin geleceğini belirleyecek. Zirvede Irak ve Afganistan konusunda çok sert tartışmaların yaşanması bekleniyor. Özellikle Fransa ve Almanya’nın NATO askerinin işgal bölgelerine gönderilmesine karşı çıkacağı tahmini karşısında ABD’nin farklı alternatifler üzerinde duracağı zannediliyor. 30 Haziran’da Irak’ta yönetimini devralacak yeni hükümetin NATO askeri isteği ise ABD’nin işini oldukça kolaylaştıracak. Bu talebi hemen değerlendirecek olan NATO’nun asker gönderilmesi yönünde vereceği bir karar, başta Türkiye olmak üzere birçok NATO üyesi ülkesinin ateş çemberine gidiş yolunu açacak. Böylece ABD’nin direşçi Iraklılar’a karşı uyguladığı katliam ve vahşete birçok ülke de alet edilecek. Hedefte İslâm dünyası NATO zirvesinin ana gündem maddesi olan BOP projesi, İslam dünyasını hedef alıyor. Irak ve Afganistan’da olduğu gibi demokrasi, barış ve insan hakları gibi temel değerlerin yeniden bu ülke halklarına kazandırılması hedefini amaçladığı ileri sürülen BOP, Ortadoğu ve Afrika’da bulunan bütün İslam ülkelerinin sınır haritalarından günlük yaşamına kadar çok detaylı bir planın yürürlüğe konulmasını içeriyor. Açıkça söylenmese de Türkiye’nin de içinde bulunduğu BOP kapsamında İran, Sudan, Suudi Arabistan ve Suriye ABD’nin hedefleri arasında yeralıyor. Eğer NATO zirvesinde BOP ile ilgili bir karar alınırsa, önümüzdeki günlerde Irak’ta yaşanan vahşetin bu ülkelere de yayılması beklenebilir. Alternatif belli: D-8 Öte yandan NATO zirvesinin hemen ardından yapılacak başka bir toplantı İslam ülkeleri açısından büyük önem taşıyor. 3-4 Temmuz tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleştirilecek D-8 Zirvesi, NATO zirvesinden çıkacak kararların ele alındığı bir toplantı olacak. 54. Hükümetin Başbakanı Necmettin Erbakan’ın girişimi ve Türkiye’nin öncülüğünde kurulan D-8 topluluğu içindeki 8 ülke, G-8’lere karşı tek alternatifin D-8’ler olduğunu bir kez daha dünyaya duyuracak. Toplantıda, ABD ve batı dünyasının İslam coğrafyasına yönelik kan ve gözyaşından başka bir şey getirmeyen yanlış politikalarının da görüşüleceği tahmin ediliyor. MİLLİ GAZETE 28.06.2004
AKRA