NATO Genel Sekreteri Jaap De Hoop Scheffer, İstanbul’daki NATO zirvesinde, “21.yüzyılın güvenlik tehditlerine göğüs gerebilmek için, müttefiklerin biraraya gelip birlikte hareket ettikleri” mesajının çıktığını söyledi.
De Hoop Scheffer, düzenlediği basın toplantısında, zirvenin mesajının, “21.yüzyılın güvenlik tehditlerine göğüs gerebilmek için müttefikler biraraya geliyorlar ve bu tehditlere birlikte karşı koyuyorlar” şeklinde olduğunu belirtti. “Bu şekilde biz gereken her yerde istikrar sağlamaya kararlıyız. Bunun için de gerekli dönüşüm süreci gerekiyorsa bile NATO yine bizim özgürlük ve güvenliğimizi savunmada yine en etkin örgüt olmaya devam edecektir” diye konuştu.
NATO Genel Sekreteri, BM Güvenlik Konseyi’nin 1546 sayılı kararında Irak hükümetine güvenliği sağlayıcı kuvvetler temin edilmesinin önerildiğine dikkati çekerek, bunun nerede, nasıl ve ne zaman yapılacağını gelecek haftalar ve aylarda NATO kuvvetleri ile Bağdat yönetimi arasında kararlaştıracaklarını kaydetti.
De Hoop Scheffer, Irak’a ilişkin temel mesajı şöyle açıkladı:
“Müttefikler bir aradadır ve Irak’ın desteklenmesi, toprak bütünlüğünün sağlanması, demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğü, güvenliğin tüm Irak halkı için sağlanması için gerekli desteği vereceklerdir. Irak güvenlik güçlerini eğitmek, güvenlik kurumlarını oluşturmak üzere o ülkede yabancı güçlere ihtiyacı da ortadan kaldıracağız. Paylaştığımız bir ortak hedeftir. İstanbul zirvesinde alınan karar bu hedefi gerçekleştirecek.’’
ISAF’ın Afganistan geneline yayılması hedefleniyor
NATO, kurulması kararlaştırılan yeni il imar timleri vasıtasıyla Uluslararası Güvenlik ve Destek Gücü’nün (ISAF) rolünün Afganistan geneline yayılmasına katkıda bulunmaya devam edeceğini bildirdi.
NATO İstanbul zirvesinin sonuç bildirisinde yer verilen Afganistan paragrafında, İttifak’ın bu ülkede barış ve istikrara katkıda bulunma önceliğini koruduğu belirtildi.
Bildiride, NATO’nun ISAF’a komutasının, İttifak’ın ortak güvenliği için operasyonlara hazır olduğunun göstergesi olduğu belirtilerek, NATO’nun amacının güvenli ve istikrarlı bir Afganistan olduğu kaydedildi. Bu nedenle, ISAF kuvvetlerine İttifak’ın bu ülkedeki misyonunun başarıyla tamamlanması için gerek oldukça katkıda bulunulması da bu bildiriyle kararlaştırıldı. NATO, Afganistan’da daha fazla il imar timleri kurulması yoluyla ISAF’ı ülke geneline yaymayı hedeflediğini ifade ederken, bu çerçevede uygun bulunması durumunda ABD’nin Sürekli Özgürlük Harekatı ile işbirliği içinde olacağını da kaydetti. Bildiride, seçimlerin başarılı bir şekilde gerçekleştirilmesinin önemine ayrıca işaret edildi.
Bildiride, Balkanlara de değinilerek, bu bölgedeki güvenlik durumunun şu anda sakin ama aslında kırılgan olduğu belirtildi. NATO bu nedenle, bölgedeki tüm ülkelerin toprak bütünlüğü ve bağımsızlığı çerçevesinde bölgenin istikrarının önemine dikkat çekti. Bosna-Hersek’teki güvenlik durumunun olumlu yönde gelişmesi nedeniyle İttifak’ın başarılı bir operasyonu olan SFOR’un bu yıl sonunda sonuçlandırılmasının kararlaştırıldığı da hatırlatıldı. Buna karşılık, NATO’nun bu ülkeye uzun vadeli siyasi taahhüdünün değişmediği ifade edildi.
Bildiride, Aktif Girişim Operasyonu’nun (Operation Active Endeavour) İttifak’ın terörizmle mücadele çabalarında önemli rol oynadığını altı çizilerek, bu yılın Mart ayında operasyon alanının kuzey Akdeniz’den Akdeniz’in tamamına genişletildiği hatırlatıldı.
Ukrayna ve Rusya’nın bu operasyona katkıda bulunma önerilerinin memnuniyetle karşılandığının belirtildiği bildiride, operasyonun terörizm ve insan kaçakçılığıyla mücadele konularında NATO’nun gücünü artırdığı kaydedildi.
Terörizmle savaşımız sürecek
NATO İstanbul zirvesinde bir araya gelen 26 ittifak üyesinin devlet ve hükümet başkanları, yayınladıkları sonuç bildirisinde, hangi gerekçeyle olursa olsun terörizmin şiddetle kınadıklarını, ‘’terörle savaşın ne kadar uzun olursa olsun süreceğini’’ bildirdiler.
Terörizm ile kitle imha silahları ve bunların fırlatma sistemlerinin yayılmasının yeni dönemin en önemli tehditleri arasında olduğu belirtilen bildiride, ‘’uluslararası hukuk ve BM prensipleri çerçevesinde, terörizmin her türüyle mücadelede kararlı olunduğu’’ kaydedildi.
İstanbul’da geçen yıl ve İspanya’da da Mart ayında meydana gelen terörist saldırıların, terörizmin ne derece büyük bir tehdit olduğunu açıkça ortaya koyduğu dile getirilen bildiride, NATO Kuzey Atlantik Konseyi’nin karar alması üzerine, terörizmle mücadelede NATO askeri güçlerinin kullanılabileceği kaydedildi. Bildiride, terörizme karşı yürütülen faaliyetlerin, teröristleri koruyan ülkeleri de kapsayacağı belirtiliyor.
NATO, bu çerçevede, terörizmle mücadelede bireysel ve kollektif katkının artırılması amacıyla bir önlemler paketi üzerinde uzlaştı. Buna göre, NATO komuta merkezindeki istihbarat yapıları güçlendirilecek ve üye ülkeler arasındaki istihbarat işbirliği artırılacak. Üye ülkelerin yardım çağrılarına daha hızlı yanıt verebilme yeteneği geliştirilecek, tehdidin söz konusu olabileceği belli önemli olaylarda NATO erken uyarı radar uçakları tahsis edilecek. Balkanlar ve Afganistan’daki operasyonlarda, terörizmin bir daha ortaya çıkmasının engellenmesi hedefiyle hareket edilecek.
Bildiride, kitle imha silahlarının yayılmasının önlenmesi konusunun, NATO’nun önemli gündem maddeleri arasında yer aldığının da altı çizildi ve bu konuda BM düzenlemeleriyle, uluslararası alandaki düzenlemelere bağlılık teyit edildi.
Değişim süreci
İstanbul zirvesinde bir araya gelen 26 NATO üyesinin devlet ve hükümet başkanları, yayınladıkları sonuç bildirisinde, ittifakın dönüşüm sürecinin devam edeceğinin altını çizdiler.
Bildiride, ittifakın değişen güvenlik ortamı içinde sorumluluklarını tam olarak yerine getirebilmesi için yeni yetenekler ve kapasiteler oluşturmasının zaman alacağı kaydedildi ve ‘’Bu, devam eden bir süreç’’ denildi.
Avrupa Konvansiyonel Kuvvetler Anlaşması’nın (AKKA) yeni düzenlenmiş halinin memnuniyetle karşılandığı belirtilen bildiride, ‘’Avrupa Güvenliğinin temel taşlarından biri olan AKKA’ya bağlılığımızı bir kez daha teyit ederiz’’ denildi.
Rusya’nın askeri kuvvetlerini Moldova’dan 2003 yılında çekmesinin memnuniyet verici bir gelişme olduğu belirtilen bildiride AGİT bünyesinde karar verildiği gibi 31 Aralık 2003 tarihine kadar asker çekme işleminin tamamlanmadığına dikkat çekildi. Bildiride, NATO’nun, AGİT aracılığıyla bu süreci izleyeceği ve katkıda bulunacağı kaydedildi.
Bildiride NATO’nun dönüşüm çalışmalarının bir parçası olarak kabul edilen NATO Mukabele Gücü’nün bu yılın sonuna kadar operasyonel kapasiteye geçmesinin beklendiği belirtildi.
‘’Bugünün tehditlerinin üstesinden gelebilmesi için, NATO’nun doğru yetenekleri geliştirmesi gerekir’’ denilen açıklamada, ittifakın artık daha hızlı, hareketli askeri yetenekler geliştirme yönünde ilerlemesi gerektiği vurgulandı. İttifakın planlama sürecinin de bugünün ve geleceğin operasyonel gerekliliklerine uygun şekilde yeniden yapılanması gerektiği de kaydedildi.
Bildiride, NATO’nun silahlanma faaliyetlerinin, gelişen askeri ihtiyaçlar doğrultusunda yürütülmesi konusuna da değinildi ve ‘’Trans-Atlantik savunma sanayii işbirliğinin ittifakın yararına olduğunun altını çizmek isteriz’’ denildi.
NATO ve AB’nin genişleme süreçlerinin, ‘’özgür ve güçlü’’ Avrupa’nın oluşumunda önemli rol oynadığı belirtilen bildiride, NATO ve AB’nin terörizme mücadele, kriz yönetimi, savunma ve güvenlik konularını da kapsayan alanlarda giderek artan şekilde işbirliği ihtiyacı içinde oldukları kaydedildi.
İttifak’tan Rusya ve Ukrayna’ya çağrı
NATO, dönüşüm sürecinin devam ettiği bir dönemde temel amacının gerek Avrupa, gerekse Kuzey Amerika’da barış ve istikrarın bugün ve gelecekte korunması olduğunu belirterek, buna ek olarak stratejik önemdeki bölgelerde de aktif olabilmenin önemine dikkat çekti.
NATO İstanbul zirvesinin sonuç bildirisinin son bölümünde, İttifak’ın yeteneklerini yeni tehditlerle baş edebilmek için dönüştürmesi gereğine işaret edildi ve bu çerçevede üye ülkeler ve uluslararası kuruluşlarla daha yakın bir çalışma içinde olunacağı vurgulandı.
İstanbul işbirliği girişimi
Bildiride, daha geniş bir Ortadoğu bölgesiyle işbirliği amacıyla ‘’İstanbul İşbirliği Girişimi’’ başlatıldığı bildirilirken, NATO tarafından bölgedeki ilgili ülkelere önerilen bu girişimin, hem ikili ilişkileri daha yararlı kılacağı, hem de bölgede güvenlik ve istikrar sağlayacağı kaydedildi.
Girişimin, İttifak’ın özellikle savunma ve güvenlik alanlarında artı bir katkı getirebileceği noktasına odaklandığı ve diğer uluslararası aktörlerin bu türden girişimlerini dikkate aldığı, ancak ayrı bir oluşum olduğu mesajı verildi.
Sonuç bildirisinde ayrıca, Akdeniz Diyaloğu’nun kendine özgü oluşumunun dikkate alınmasıyla birlikte, genişletilmiş Akdeniz Diyaloğu ve İstanbul İşbirliği Girişimi’nin birbirlerini tamamlayıcı oldukları vurgulandı.
Bu çerçevede, bu iki oluşumun katılımcı ülkelerin ortak ruhu çerçevesinde geliştirileceği ifade edilerek, danışmaların sürdürülmesinin başarılı bir sonuç için gerekli olduğuna işaret edildi.
MİLLİ GAZETE 29.06.2004