AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan Alman Süddeutsche Zeitung gazetesine verdiği demeçte, “Maalesef İslâm ülkeleri arasındaki tek demokrasiyiz. İslâm dünyası bize ve AB’nin tutumuna bakıyor. Amerika bunu anladı. Komşumuz Yunanistan da, kapılarının önünde 70 milyon aç Türk’ün yerine, tok Türk’ün bulunması gerektiğini anladı” şeklinde konuştu.
Bu kafayla olmaz çünkü;
1- Erdoğan’ın Alman gazetesine verdiği demeç, Türkiye’nin açlığını gidermek için AB kapısında merhamet dilenen bir ülke görüntüsü sergilemesine neden oldu. Halbuki Türkiye’de yoksulluk ve açlık sınırının altında yaşamaya çalışan milyonlarca vatandaş, bu sorunu kendisi çözsün diye hükümeti iş başına getirdi.
Bu kafayla olmaz çünkü;
2- 57. Hükümet döneminde çökertilen ekonominin, düzlüğe çıkarılması görevini 3 Kasım seçimlerinde milletten alan Adalet ve Kalkınma Partisi(AKP) Hükümeti’nin, Irak konusunda Amerika’dan, ekonomik kriz ve Kıbrıs gibi konularda da Avrupa Birliği’nden medet umması sorumluluktan kaçış olarak yorumlanıyor.
Bu kafayla olmaz çünkü;
3- Tarih boyunca dış yardımlar ve borçlarla ayakta kalmak için yapılan her girişimin, Türkiye’ye büyük bedeller ödettirdiğine dikkat çekilirken, Türkiye’nin ancak kendi milli kaynakları ve kendi iç dinamiklerini devreye sokarak kalkınabildiğinin tarihsel bir gerçeklik olduğunun unutulmaması gerekiyor.
Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Alman Süddeutsche Zeitung gazetesine yaptığı açıklamada, Türkiye’nin AB üyeliği konusunda Almanya’dan daha fazla hassasiyet göstermesini beklediğini söyledi.
‘’Almanya’dan destek beklerdik’’ başlığıyla verilen demeçte Erdoğan, Türkiye’nin 40 yıldan bu yana AB’ye girmeyi beklediğini belirtti ve Türk halkının yaklaşık yüzde 80’inin AB’ye girmek istediğini, Türkiye’nin yurtdışında yaşayan vatandaşlarıyla zaten çoktan Avrupa’nın bir parçası haline geldiğini ifade etti.
Türkiye ve Almanya arasındaki yoğun ilişkilere dikkati çeken Erdoğan, ‘’Almanya’dan daha fazla hassasiyet göstermesini beklerdik. Türklerin Almanlara olan sevgisi maalesef tek yanlı. Bu çok üzücü’’ dedi.
AB’nin, Türkiye’den çok daha geri olan ülkelerle üyelik müzakerelerine başlamaya hazırlandığına işaret eden Erdoğan, Kopenhag Doruğu’nda, Türkiye ile üyelik görüşmelerine 2003 yılı sonundan önce başlanması yönünde yoğun çaba harcayacaklarını, bunun gerçekleşmesi durumunda Türkiye’de büyük canlanma olacağını söyledi.
Türkiye’deki reformları uygulamaya koymak için iktidarları döneminde yoğun şekilde çalışabilmek amacıyla AB’ye bir an önce girilmesi konusunda istekli olduklarını belirten Erdoğan, ‘’Yapacak çok işimiz var ve zaman kaybetmememiz gerekiyor. Mümkün olduğu kadar çabuk harekete geçmek zorundayız’’ dedi.
Kıbrıs konusunda da Türk tarafının bir BM planına ilk kez Yunan tarafından daha olumlu baktığını ifade eden Erdoğan, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın bu konuda Rum yönetimi lideri Glafkos Klerides’ten daha az değişiklik talebinde bulunduğunu, bu nedenle Türkiye’nin görevini yerine getirdiğini, karar verme sırasının AB’de olduğunu belirtti.
AB’nin daha da güçlenmesi için Türkiye’ye ihtiyacı olduğunu ifade eden Erdoğan, ‘’Maalesef İslam ülkeleri arasındaki tek demokrasiyiz. İslam dünyası bize ve AB’nin tutumuna bakıyor. Amerika bunu anladı. Komşumuz Yunanistan da, kapılarının önünde 70 milyon aç Türk’ün yerine, tok Türk’ün bulunması gerektiğini anladı’’ diye konuştu.
MİLLİ GAZETE - 13.12.2002