Hükümetin ABD'nin askeri önerilerini Türkiye kamuoyundan gizlediği, Washington'da verilen bir brifingle ortaya çıktı.
ABD Savunma Bakanlığı Müsteşarı Feith, Türkiye ve müttefiklerle yapılan danışmaların ardından bir grup kongre üyesine verdiği brifingde, ''Müttefiklerimizle artık anlaşmaların müzakeresi aşamasına geldik'' dedi.
ABD, yeni stratejisi kapsamında müttefik ülkelerden öncelikle, Amerikan askeri güçlerinin üsler ve tesislere ''daha rahat giriş ve çıkış yapabilmelerini'' sağlayacak yeni anlaşmalar istiyor. Yeni konsept uyarınca statüsü ''üslerden'' farklı olacak ''ileri operasyon'' ve ''güvenlik işbirliği'' alanları kurulacak. İleri operasyon alanlarında, ABD askeri araçları önceden konumlandırılacak ve rotasyona tabi askeri güç bulundurulacak. Güvenlik işbirliği alanlarında ise, az sayıda ''kalıcı'' Amerikan askeri varlığı bulunacak, ABD buradan ''dönemsel hizmet'' alacak.
Bush yönetiminin yeni küresel savunma stratejisini hazırlayan ekip, Türkiye ve müttefik ülkelerle danışmalarını tamamlamalarının ardından 23 Haziran'da Washington'da bir grup Kongre üyesine brifing verdi. Brifinge Feith, geçen ay Ankara'da temaslarda bulunan Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Lincoln Bloomfield ve diğer üst düzey yetkililer katıldı. Brifingde verilen bilgiler, AKP hükümetinin Washington'ın Ankara'ya ilettiği askeri önerileri ve yapılan görüşmeleri Türkiye kamuoyundan gizlediğini ortaya çıkardı.
21. yüzyılın tehditleri
Edinilen bilgilere göre Feith, Kongre üyelerine müttefiklerle yaptıkları danışmaların başarılı geçtiğini anlatarak ''Artık önerilerden, anlaşmaların müzakeresi aşamasına geldik'' dedi. Feith, yeni küresel savunma stratejisinin ayrıntılarına ilişkin olarak şu bilgileri verdi:
* Soğuk Savaş döneminde okyanus ötesinde oluşturduğumuz askeri güç yapısında, bugüne kadarki en kapsamlı yeniden yapılandırmayı gerçekleştiriyoruz. Askeri güçlerimizin gelecekte daha etkili askeri operasyonlar yapabilmesi için, daha büyük esnekliğe ve dünyanın ihtiyaç duyulan bölgelerinde çok hızlı konuşlandırabilmeye gereksinimimiz var.
**21. yüzyılda karşılaşacağımız temel tehdit kaynakları şunlar olacaktır: Terör örgütlerinin işbirliği, bunları destekleyen devletler, kitle imha silahlarının yayılması, devletler içinde yönetim dışı alanlar, ABD'nin geleneksel askeri üstünlüğüne karşı asimetrik savaş yöntemlerini kullanacak düşmanlar.
Yeni stratejinin 5 ilkesi
**Yeni küresel savunma stratejisi 5 temel ilkeye dayanıyor: Müttefiklerin rolünün güçlendirilmesi, belirsizliklere karşı koyabilmek için esneklik, bölgeler arası odaklanma, hızlı konuşlanabilir yetenekler geliştirme, sayılara değil, yeteneklere odaklanma.
İlk olarak, müttefiklerin rolünü genişletmeyi ve yeni ortaklıklar kurmayı istiyoruz. ABD'nin küresel savunma konumlanmasını değiştirmesi, müttefik ve dostlarımıın kendi güçleri, doktrin ve stratejilerini modernize etmelerine de yardımcı olmayı öngörüyor. Müttefikler ile birlikte bir dönüşüm istiyoruz. Amacımız, 'kazalar' ya da yerel hassasiyetlerden kaynaklanan bazı problemler nedeniyle ev sahibi ülkelerle yaşadığımız anlaşmazlıkları azaltmak.
**İkinci olarak, esnekliğe ihtiyacımız var. Amacımız, kriz bölgelerine çok çabuk bir şekilde ulaşabilecek ileri konuşlanmaları gerçekleştirmek. Üçüncüsü, yeni tehditler küresel stratejileri ve bir bölgeden başka bir bölgeye güç projeksiyonlarını gerektiriyor. Dördüncü olarak, ileri konuşlu güçlerimizin, bulundukları yerden savaşma durumunda olmadıkları için, çok çabuk konuşlanabilir olmaları gerekiyor. Bu kavramın işleyebilmesi için, ABD askeri güçlerinin evsahibi ülkelere rahatlıkla girebilmeleri, buradan rahatlıkla geçebilmeleri ve çıkabilmeleri gerekiyor. Bu da, müttefik ve ortaklarımızla esnek yasal ve destek düzenlemeleri yapmayı öncelikli hale getiriyor. Son olarak, anahtar kavram herhangi bir bölgede daha fazla asker ya da da platform sahibi olmak değil, buralara askeri güçleri getirebilme konusunda ne kadar büyük bir yeteneğe sahip olabileceğimizdir.
'İleri operasyon alanları'
**Küresel savunma stratejisi, yalnızca üs ve tesisler ile sınırlı değil. Bu kapsamda, çeşitli aktiviteler, ilişkiler, yasal düzenlemeler ve ani kuvvet artışı yeteneği bulunuyor. Aktiviteler, eğitim, tatbikat ve ortak operasyonları içeriyor. Stratejinin bir başka boyutu, bölgelerdeki ortaklarımızla sahip olduğumuz savunma ilişkileri. Bu da her düzeyde -devlet başkanlarından öğrencilere kadar- ilişkileri içeriyor.
**Yeni stratejimiz tabii ki, güçlerimizin kaldıkları, eğitim aldıkları ve faaliyet gösterdikleri tesisleri de içeriyor. Almanya, İtalya, İngiltere, Japonya ve Kore'deki gibi temel operasyon üslerimizi kullanmaya ve bunları etkinleştirmeye devam ederken aynı zamanda askeri araçlarımızın önceden konumlandırılacağı ve rotasyona bağlı güç varlığı bulunduracağımız ileri operasyon alanlarından destek almak istiyoruz. Bunlara ek olarak, kalıcı olarak çok az sayıda ABD varlığı içeren ancak dönemsel hizmet alacağımız güvenlik işbirliği alanlarına gereksinimimiz olacak.
Anlaşmalar yenilenmeli
**Dördüncü olarak, mevcut yasal düzenlemeler yarım asırlık ya da daha fazla bir geçmişe sahip. Uluslararası anlaşmalarımızın yeni gerçekleri yansıtan ve operasyonel esneklik sağlayacak şekilde güncelleştirilmesini istiyoruz. Bu anlaşmalar, ABD ve koalisyon güçlerinin krizlerde hızlı konuşlanması ve kullanılmasına yardımcı olmamakta, bunu engellemektedir. Bu yasal düzenlemeler aynı zamanda, personelimiz için yasal koruma sağlarken müttefik ve ortaklarımızı da sorumluluk ve yükü paylaşma için teşvik edici olmalıdır. Son olarak ABD askeri güçleri, dünyanın hangi bölgesinde olursa olsun gerektiğinde ani kuvvet artışı sağlayabilecek şekilde, küresel olarak yönetilmelidir.
Cumhuriyet 3.7.2004