İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

Bunun adı “özel kazık”

Ekonomi
|

Türkiye, elektrikte dünyanın en pahalı ülkesi olma yolunda hızla ilerliyor.

Elektrik üretiminde doğalgaza bağımlı hale getirilen Türkiye, IMF’nin isteği doğrultusunda gerçekleştirilen sözde yapısal değişikliklerle elektriği en pahalı tüketen ülkeler arasında ilk sırada yer alıyor. Yap-işlet ve özellikle yap-işlet-devret projeleri kapsamında uluslararası sözleşmelere imza atarak pahalı elektriğe mahkum olan Türkiye, en ucuz elektrik enerjisi kaynağı olarak gösterilen hidrolik santralleri kenara iterek, özel sektöre teslim oldu. Elektrik Mühendisleri Odası’nın araştırmasına göre, TEAŞ tarafından termik santrallerde üretilen elektriğin ortalama fiyatı 3 sent dolayında bulurken, bu fiyat özel sektörün ürettiği elektrikte ortalama 8 senti bulunuyor. Gizli tutulan ve kamuoyuna bilgi verilmeyen yap-işlet ve özellikle yap-işlet-devret projeleri sözleşmelerinde, üretici kuruluşlara devlet tarafından uzun vadeli alım garantisi veriliyor. Satın almanın yanı sıra alım fiyatının da bu sözleşmelerde belirtildiği ve bazen bu fiyatları kwh başına 12 senti bulduğu öne sürülüyor. Türkiye’nin pahalı elektriğe mahkum eden bu sözleşmelerden dönmesinin hukuken mümkün olmadığı ifade ediliyor. Ayrıca yüksek fiyatlardan yapılan sözleşmelerin değiştirilemediği için Türkiye’nin ihtiyacı olmadan da bu elektriği almak zorunda kalabileceği kaydediliyor. ÖZEL SEKTÖR AĞIRLIĞI ARTIYOR Enerji piyasasında özel sektörün ağırlığı giderek artıyor. Bundan 6-7 yılönce yüzde 10 dolayında olan özel sektörün payı, DEİ’nin verilerine göre , yüzde 33.7’ye ulaşmış bulunuyor. DEİ’nin üçer aylık verilerine göre, Elektrik Üretim A.Ş. ve buna bağlı ortaklıklar tarafından üretilen elektriğin toplam içindeki payı ise, bu yılın ikinci ikinci çeyreğinde yüzde 66.3 düzeyine gerilemiş görünüyor. Bu oran geçen yılın aynı dönemde yüzde 72.5, 1996 yılının aynı dönemine yüzde 88.7 gibi yüksek bir düzeyde bulunuyordu. DOĞALGAZ’A BAĞIMLI OLDUK Türkiye giderek ucuz elektrik kaynaklarını terk ederek, pahalı elektriğe mahkum bir ülke konumuna geliyor. En ucuz elektrik kaynağı olarak gösterilen hidrolik santrallerden elektrik elde etmeyi bırakan Türkiye, doğalgaz gibi pahalı elektrik kaynağına bağımlı hale geldi. Doğalgazdan üretilen elektriğin toplam içindeki payı, geçen yıl itibariyle yüzde 40’ı aşmış durumda. Altı yıl önce toplam elektrik üretimi içindeki payı yüzde 20’nin altında olan doğalgaz kaynaklı elektriğin, bu yıl yüzde 46’lık bir paya ulaşması bekleniyor. Bu oranın, Gebze, Aliağa ve Adapazarı doğalgaz çevrim santrallerinin devreye girmesi ile, gelecek yıl yüzde 50’yi aşması bekliniyor. DPT’nin verilerine göre, bundan 5-6 yıl önce toplam elektrik üretimi içinde yüzde 40’tan fazla paya sahip olan hidrolik santrallerinin payı, hızla azalarak, 2001yılı itibariyle yüzde 18.5’e kadar gerilemiş durumda. Bu oranın bu yıl yüzde 17.1’e ineceği tahmin ediliyor. Linyite dayalı termik santrallerin payı ise geçen yıla kadar fazla bir değişiklik göstermezken, bu yıl ve gelecek yıl azalma eğilimine gireceği kaydediliyor. Hidrolik santrallerde üretilen elektriğin kilovat saati 1 sentin altında kalırken, termik santrallerde üretilen elektriğin fiyatı bunun 5-10 kat üzerine çıkabiliyor. TÜKETİM DE ARTIYOR Türkiye’de, 2002 yılının ilk yarısında 50.2 milyar kilovat saatlik elektrik enerjisi üretildi. Tüketilen elektriğin toplam değeri 4 katrilyon 528 trilyon lira oldu. Geçen yılın aynı dönemine göre, tüketim miktarı yüzde 4.5 artarken, tüketilen elektriğin değerindeki artış yüzde 74 gibi yüksek düzeyde gerçekleşti. Toplam tüketimin yarıdan fazlası sanayi sektörüne ait. Sanayi sektörünün elektrik için ödediği para, bu yılın ilk yarısı itibariyle 1 katrilyon 636 trilyon lirayı buldu. Bu yılın tümü itibariyle, toplam net elektrik tüketiminin 106 milyar kwh’la ulaşacağı, bunun 53-54 milyar kwh’lık bölümünün sanayide kullanılacağı ve ödenecek paranın ise 3.5-4 katrilyonluk bir rakama ulaşacağı tahmin ediliyor. MİLLİ GAZETE - 13.12.2002
AKRA