İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

Sıra İran’da (mı)!

Dünya
|

Geçtiğimiz çarşamba günü 11 Eylül raporu yayınlandı.. Rapor; 11 Eylül eylemcileri ile İran ve Lübnan’daki Hizbullah arasında ilişkiden söz ediyor.. Oysa Başkan Bush; Saddam’ın Bin Laden ile ilişkisini bahane ederek Irak’ı işgal etmişti.. Daha sonra bunun bir istihbarat ‘hatası’ olduğu ortaya çıkmıştı..

Rapor yayınlanmadan önce Başkan Bush ve adamları İran’ı hedef alan demeçler verdiler. Dışişleri Bakanı Powell ‘Başkan İran’ın nükleer tesislerine karşı bir eylemi hiçbir zaman ihtimal dışı görmemektedir’ diyor.. Aynı günlerde İngiliz gazeteleri ‘İsrail’in bu nükleer tesisleri vurmaya hazırlandığını ve İsrail uçaklarının Türk hava sahasından geçerek İran’a ulaşacaklarını’ yazıyordu.. Bu arada İsrail medyası, askeri istihbarat dairesinin bir raporundan söz ediyordu. Rapor ‘ İsrail’in geleceği ve güvenliği için en büyük tehlike İran’dır’ diyor ve İsrail hükümetinden bu konuda acilen önlem almasını istiyordu.. İsrail ya direkt olarak 1981’de Irak’a yaptığı gibi İran nükleer tesislerini bombalayacak ya da Lübnan’daki İran destekli Hizbullah bölgelerine karşı saldırıya geçecek. Amerika’da başkanlık seçimleri yaklaştıkça bu çılgınlık ihtimalleri artacaktır… Şaron’dan başka bir şey beklenemez.. Gerekçesi de hazır.. İranlılar nükleer bomba yapmaya çalışıyor.. Tıpkı Saddam gibi.. Oysa Amerikan CIA raporlarına göre İran bu hızla gitse bile ancak 12 yıl sonra nükleer bombaya sahip olabilecek.. Peki İran’a bunca yaygara koparan bu iç ve dış çevreler acaba neden İsrail için bir şey söylemiyorlar.. İsrail’in elinde en az 400 nükleer, kimyasal, biyolojik ve daha bilmediğimiz bomba bulunmaktadır.. Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Baradei geçenlerde İsrail’e gitti.. Aslen Mısırlı olan bu utanmaz adam ‘İsrail’in güvenlik endişelerini anlayışla karşılıyorum’ diyerek bu ülkenin her türlü kitle imha silahlarına sahip olabileceğine onay verdi.... Yani İsrail her türlü bombaya sahip olabilir ama hiçbir Arap ve Müslüman ülkesi İsrail tehditlerine karşı kendini korumak ve savunmak için benzer şekilde silahlanamaz.. Çifte standardın bu kadar rezil ve aşağılık türü ancak İsrail için geçerli olabilir.. İsrail ve Amerika, Türkiye’nin önce Suriye şimdi de İran ile dostluk ilişkilerini geliştirmesine tahammül edemiyor.. Oysa Amerika, 1948’de kurdurduğu İsrail ile birlikte bölgedeki tüm ülke ve halklara karşı her türlü aşağılık işbirliğine girişti. Askeri darbeler, saldırılar, iç savaşlar, işgaller hep bu ikilinin ürünündür.. İran-Türkiye-Suriye birlikteliğinden rahatsız olacak birileri varsa o da Amerika-İsrail ikilisi ve hâlâ Türkiye’yi bu ikilinin yanına yerleştirmeye çalışan bazı çevreler.. 26.7.2004 / HÜSNÜ MAHALLİ / YENİ ŞAFAK MİLLİ GAZETE 27.07.2004
AKRA