İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

Nil'den Fırat'a

Dünya
|

Kasım başında yapılacak seçimler yaklaştıkça Amerika’da terör alarmları arasındaki zaman aralığı da daralıyor.

Öyle ki, seçim öncesinde ABD çıkarlarını hedefleyen “büyük bir saldırı” olacağı “ihtimal”in ötesine taşındı. Sanki bütün hesaplar, böyle bir saldırının olması üzerine yapılıyor. Sanki birileri böyle bir saldırının gerçekleşmesi için elinden geleni yapıyor. 2 Kasım’a kadar sık sık yeni terör uyarıları ile karşılaşacağız. Belki de bu uyarılardan biri doğru çıkacak. Ancak “terör yatırımı” ABD seçimleri ile son bulmayacak. Seçim sonrasında kim kazanırsa kazansın, ABD yönetimi “terör” gibi etkili bir politikayı asla elinden bırakmayacak. Dış politikasını, Ortadoğu/İslam coğrafyasına yönelik stratejisini, yeni hedef alanları olan İran, Suriye, Sudan ve bazı stratejik noktalara müdahale planlarını uygulamak için “terör paranoyası”nı kullanacak. George Bush-Dick Cheney yönetimi ile kazanması halinde John Kerry, John Edwards yönetimi arasında ABD’nin 21. yüzyıla dönük stratejisi açısından hiçbir farklılık olmayacak. Kerry ve ekibi kazanırsa Sudan ya da Suudi Arabistan’ı gündemine alacak. Bush ekibi kazanırsa İran ya da Suriye’yi önceleyecek. Ancak her iki ihtimalde de ABD-İngiliz-İsrail cephesi en az bir Müslüman ülkeye saldıracak... Irak işgaliyle Dicle ve Fırat havzasına yerleşen ve artık küresel faşizm dalgasını temsil eden güçler, şimdi gözlerini Nil’e çevirdi. Irak işgaliyle Arap dünyasının en doğu sınırını ele geçiren bu güçler, Sudan’a girerek bölgeyi batıdan da kuşatıyor. Fırat’tan başlayarak Nil’e doğru uzanan bir istila senaryosu uygulanıyor. Bu bir rastlantı mı? Ortadoğu-Afrika bölgesinin petrol ve doğal gazının yanında en büyük su kaynakları da tehdit ediliyor. Basra Körfezi’ni denetim altına alan güçler 11 Eylül’den bu yana Kızıldeniz çevresinde askeri yığınak yapıyordu. Şimdi fiilen harekete geçtiler. Sudan ordusu, BM Güvenlik Konseyi’nin kararını bir “savaş ilanı” olarak kabul ettiğini açıkladı ve ABD’nin bu “30 günlük süre”de müdahaleye hazırlanacağını duyurdu. Belki seçimden önce böyle bir müdahale gerçekleşmeyebilir. Zira ABD askeri çevreleri, Irak’taki direnişin Sudan’a müdahaleyi engellediğini belirtiyor. Ancak seçim sonrası Sudan’ın Irak’a dönüşmesi kesin gibi. Ortadoğu’nun doğu ve batı sınırlarında bulunan Irak ve Sudan merkezli çatışma alanlarının zamanla merkeze doğru genişlemesi kaçınılmaz olacak. 03.08.2004 / İBRAHİM KARAGÜL / YENİŞAFAK MİLLİ GAZETE 04.08.2004
AKRA