Danimarka vatandaşı Ayşenur Alev ile ağabeyi Fatih Alev’in başından geçenler Türkiye’de dindar insanların nasıl dışlandığını gözler önüne seriyor. Fatih ve Ayşenur Alev’in anlattıkları insanı adeta hayrete düşürüyor.
Kopenhag Üniversitesi Tarih Bölümü öğrencisi Ayşenur Alev, tatil için Türkiye’ye gelip her yıl gezdiği Harbiye Askeri Müzesi’ni yeğenleriyle birlikte dolaşmak istedi. Ancak “başörtüsünün bağlanma şekli beğenilmediği için” içeri alınmadı. Danimarka’da uluslararası tur işletmecisi olan abi Fatih Alev ise Türkiye’ye bir grup Müslüman turist getirmek istedi. Turistlerin başörtüleriyle müzeyi gezip gezemeyeceğini öğrenmek isteyen abi Alev’e Askeri Müze yetkilileri, “Başörtülü Türkler’i almıyoruz. Ancak yabancılara dokunmuyoruz” cevabını verdi.
İŞTE ALEV KARDEŞLERİN İDDİALARI
Danimarka’da doğup büyüyen Ayşenur Alev, 21 Temmuz günü Harbiye Askeri Müzesi’ni gezmek istediğini, ancak başörtüsünün bağlanma şeklinden dolayı içeri alınmadığını iddia ederek “Her sene Türkiye’ye geliyorum. Özellikle mehter marşını dinlemek için Askeri Müze’ye geliyorum. En son, geçen Ramazan ayında müzeyi gezdim. Geçtiğimiz günlerde, Danimarka’da yaşayan yeğenlerimi de yanıma alarak kültürümüzü tanıtmak istedim. Yeğenlerim Türkçe konuşmakta zorlanıyor. Ülkeleriyle olan bağlarının kopmaması için müzeye geldik, ilk defa mehter marşını dinleyip görme imkânı bulacaklardı. Ama yetkililer başörtümü önden sarkıtmam konusunda beni sert bir dille uyardılar. Hayal kırıklığıyla karşılaştık. Eğer Türk olmasaydım müzeyi gezebilecektim. Danimarka vatandaşı olduğumu hatırlattım. Diğer insanlara izin verdikleri gibi bana da izin verilmesi gerektiğini söyledim. Ama bunu dinlemediler. Böyle bir şey Danimarka’da olsa halk ayağa kalkar” dedi.
HIRİSTİYANLARDAN GÖRDÜĞÜM SAYGIYI KENDİ ÜLKEMDE GÖRMEDİM
Hıristiyan okullarında okuduğunu hatırlatan Ayşenur Alev, Hıristiyanların kendi inancına gösterdiği saygıyı ülkesindeki yetkililerden görmediğini belirterek, “Danimarka’da ikinci üniversitemi okuyorum. Aynı zamanda bir üniversitede çalışıyorum. Burada 5 dil öğrendim. Bana çok büyük imkân verdiler. Hıristiyan okullarında bir Müslüman olarak okudum. Arapça öğrendim. Kur’an, hadis ve fıkıh dersleri aldım. Hıristiyanların bana tanıdığı hakları kendi ülkemde bulamıyorum” diye konuştu.
BEZDİRMEK İÇİN YAPIYORLAR
İki üniversite bitirip 5 dil bilmesine rağmen Türkiye’de yaşama imkânına sahip olmadığını söyleyen Alev, duygularını “Bunları, bezdirmek ve rencide etmek için yapıyorlar. Büyük bir hayal kırıklığı yaşadım. Saygı ve anlayışın yaşandığı bir yerden geliyorum. Danimarka’da herkes düşüncesini söyler, kimse kimseye karışmaz. Ancak Türkiye’de başı açık ve başörtülüler arasında bir gerginlik oluşturulmuş. Burada örtümle bir kafeteryaya gittiğim zaman herkes bana bakıyor. Sanki ‘Örtülülerin burda ne işi var?’ gibi bir bakışla bakıyorlar. İleride Türkiye’ye yerleşmeyi düşünüyordum. Bu olaydan sonra kararımı gözden geçireceğim. Ülkem hakkında çok güzel hayallerim vardı. Ancak yaptıklarım ve yapacaklarımın boşuna olduğu düşüncesine kapıldım. Bundan sonra ancak tatil için Türkiye’ye gelirim” ifadeleriyle anlattı.
ABİ ALEV’İN İDDİALARI
Kopenhag Üniversitesi Arapça Dil ve Tarih Bölümü öğrencisi olan Fatih Alev de başından geçenleri şu şekilde anlatıyor: “31 yıldır Danimarka’da yaşıyorum. Burda doğdum, büyüdüm. Dünyanın çeşitli ülkelerine turlar düzenliyorum. Bu çerçevede farklı ülkelerden insanların oluşturduğu bir grupla Türkiye’ye de bir tur düzenlemek istedim. Ancak kız kardeşimin Askeri Müze’ye başörtüsünden dolayı alınmadığını duyunca, yetkilileri arayıp bilgi almak istedim. Ve bana Türklerin başörtüleriyle giremeyecekleri, ancak diğer ülke vatandaşlarının istediği kıyafetle gezebilecekleri söylendi. Telefon görüşmesi sonucu hayal kırıklığına uğradım. Askeri Müze’de başörtü yasağı sadece Türk vatandaşlarına uygulanıyor. Yabancılar için geçerli olmuyor. Kız kardeşim ‘Arap’ım’ deseydi müzeyi gezebilirdi. Ama Türk olduğu için onu içeri almadılar.”
VAKİT 04.08.2004