İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

224 sıkıntısı

224 sıkıntısı
Güncel
|

Yetkililerin ve AKP’li hukukçuların itirazına rağmen, yeni TCK’nın kabul edilen 224. maddesine göre başörtüsü, yazma, türban ve diğer geleneksel başörtüsü takanlara hapis cezası verilebilecek olması tepki çekmeye devam ediyor.

Kamuoyunun, TBMM Genel Kurulu’nda acilen değiştirilmesini istediği düzenlemeyi savunan Adalet Bakanı Cemil Çiçek, kanunun, başörtüsünü değil, din adamlarının ibadet dışında dini kisve giymesini yasakladığını savundu. Anayasa Profesörü Mustafa Kamalak da, kamuoyunda düzenlemenin “Ceza verilir” olarak yorumlandığını kaydederek, “Yarın uygulamada bu maddeye dayalı olarak, başörtülüler için ceza verilmesi gerektiği şeklinde yorumlanır” dedi. 224. Madde “25.11.1925 tarihli ve 671 sayılı Şapka İktisası Hakkında Kanunun veya 1.11.1928 tarihli ve 1353 sayılı Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanunun veya 3.12.1934 tarihli ve 2596 sayılı Bazı Kisvelerin Giyilemeyeceğine Dair Kanunun koyduğu yasaklara veya yükümlülüklere aykırı hareket edenlere üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir” Meclis tatile girmeden önce Adalet Komisyonu'nda kabul edilen yeni TCK tasarısının, Türkiye tarihinde ilk kez başörtüsü takana hapis cezası hükmü getirdiği iddia ediliyor. Yetkililerin ve AKP'li hukukçuların itirazlarına rağmen, yeni TCK'nin 224. maddesine göre başörtüsü, yazma, türban veya diğer geleneksel başörtüsü takanlara üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilebilecek. Kamuoyunda ise, halkın istemediği bu düzenlemenin TBMM Genel Kurulu'nda yeniden değiştirilmesi beklentisi oluştu. Komisyon başkanı da değişmeli dedi Öte yandan sözkonusu madde AKP'de tartışma çıkarttı. Adalet Bakanı Cemil Çiçek sözkonusu düzenlemeyi savunurken, Toptan'a yanıt vererek , 'Bazı Kisvelerin Giyilemeyeceğine Dair Kanun'un, türban veya başörtüsünü değil, din adamlarının ibadet dışında dini kisve giymesini yasakladığını savundu. Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu ise, bu maddeden türbana hapis cezası verileceğini çıkarmayı şeytani bir düşünce diye nitelendirdi. Ancak Adalet Komisyonu Başkanı Köksal Toptan, bu uygulamanın TBBM Genel Kurulu'nda değiştirilmesinden yana tavır koyarken, maddenin bu şekliyle kabul edilmesi halinde uygulamada herkesi rahatsız eden bir takım gelişmeler yaşanabileceğini vurguladı. Hukukçulara göre, bu maddede kıyafetle ilgili yeni bir suç ihdas ediliyor. Yürürlükte bulunan Türk Ceza Yasası’nda kıyafete ilişkin bir hüküm bulunmuyor. Ancak yeni TCK Tasarısı, hukuken anlaşılmaz bir şekilde kişilerin kıyafet biçimlerini suç konusu sayıyor. Hukukçulara göre hiçbir demokratik devletin ceza yasasında, kıyafete ilişkin bir hükme rastlamak mümkün değil. Bu nedenle 224. maddede yer alan ve 1925 ve 1934 tarihli kanunlarda belirlenmiş kıyafet kurallarına uymamayı hapis gerektiren bir suç olarak düzenleyen suç tipinin kaldırılması gerekiyor. Aksi takdirde yoruma açık genel ifadeler kullanıldığından, Türk toplumunda yaygın olan geleneksel kıyafetler dahi müdahale nedeni olarak sayılacak. Kamalak: 312’den daha esnek bir durum Anayasa Profesörü Mustafa Kamalak, yapılan değişikliğin 312. maddeden daha esnak bir durum meydana getirdiğini vurgulayarak, Bazı Kisvelerin Giyilemeyeceğine Dair Kanunu'nun hala geçerli olduğu bu değişiklikle de bu kanuna yapılacak muhalefetlere karşı sözkonusu kanunun koruma altına alındığını ve muhalefet edenlere ilk kez hapis cezası getirildiğine dikkat çekti. Bugüne kadar kamuoyunda yapılan tartışmaların 'ceza verilir' şeklinde yorumlandığını söyleyen Kamalak, " Adalet Komisyonu Başkanı da bu yönde görüş beyan ettiğine ve konuyu başbakanlık katına ilettiğine göre, yarın uygulamada bu maddeye dayalı olarak başörtülüler ve Kur’an Kursuna devam edenler için ceza verilmesi gerektiği şeklinde yorumlanır" diye konuştu. Aslında hukuk devletinde açıkça yasak olmayan her şeyin serbest olduğu anlamına geldiğini söyleyen Kamalak, " Ancak Türkiye'de maalesef bu kuralın işlemediğini görüyoruz. Kanunun açıkça serbest saydığı, bazı konular dahi suç sayılırken, tartışmalı konuların bu çevrelerce suç kabul edileceğinden tereddüt yoktur. Mutlaka suç kabul edilecektir" dedi. Serbest iken üniversitelerde neler yapılıyor? Nitekim 2547 sayılı YÖK Kanunun Ek-17. maddesi ile yükseköğretim kurumlarında kılık ve kıyafet açıkça serbest bırakıldığı halde başörtülü öğrencilerin üniversitenin kampüsüne dahi giremediklerini hatırlatan Prof. Dr. Kamalak, " Girdikleri takdirde hem disiplin cezasına muhatap oluyorlar, hem de haklarında kamu kurumunun düzenini bozdukları ve çalışmalarını aksattıkları gerekçesiyle haklarında ceza davası açılabilmekte ve hatta mahkum dahi edilmektedirler" şeklinde konuştu. MİLLİ GAZETE 05.08.2004
AKRA