İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0607:3908:2412:5315:3717:5619:24
Kabe

DTÖ'den Türk tarımına kıskaç

Ekonomi
|

DTÖ'nün çerçeve anlaşma paketi Türk tarımını da altüst edecek. Paketle tarım ürünlerine yüksek ithalat vergisi ve destekleme alımı uygulayan ülkelerin ciddi taviz vermesi isteniyor

ANKARA - Türkiye'yle birlikte 147 üyesi olan Dünya Ticaret Örgütü'nün (DTÖ) imzaladığı çerçeve anlaşma paketi, aralarında Türkiye'nin de bulunduğu gelişmekte olan ülkelerin ulusal tarımını 'alt-üst' edecek. Eylül sonuna kadar pazarlıkları sürmesi beklenen tarım anlaşması, çerçeve anlaşmadaki gibi imzalanırsa, Türkiye tarım ürünleri ithalatına vergi uygulayamayacak. Yetkililer, pazarlıklarda çerçeve anlaşmadaki açık kapılardan faydalanacaklarını, ancak ABD başta olmak üzere gelişmiş ülkelerin baskısı nedeniyle sonucu çok fazla değiştiremeyeceklerini belirtiyor. Türkiye ithalat kotaları ve ihracat teşvikleri konusundaki kayıplarını kısmen de olsa 'özel ürün' ve 'hassas ürün' sayısını fazla tutarak azaltabilecek. Dışişleri Bakanlığı, Dış Ticaret Müsteşarlığı ve Tarım Bakanlığı'nın birlikte hareket ettiği pazarlıklar Doha'daki çalışmalar ve Cancun'da 14 Eylül 2003 tarihinde yayımlanan 'Bakanlar Açıklaması'nın ardından 31 Temmuz'da Cenevre'de sonuçlandırılmıştı. Tarım, pamukçuluk gibi alanlarda yoğunlaşan pazarlıklarda tam anlaşma sağlanamazken, ABD gibi gelişmiş ülkelerle Çin, Hindistan, Endonezya ve Brezilya gibi ülkelerin oluşturduğu G-33 gibi gruplar çerçeve anlaşmanın çıkmasında etkili oldu. Çerçeve anlaşması, tarım alanındaki anlaşmazlıkların müzakereler sonucunda giderilmesi konusunda açık kapı bıraktı. Bu nedenle aralarında Türkiye'nin de bulunduğu gelişmekte olan ülkelerin ulusal tarımlarını tehdit eden bazı kararlar konusunda 'düzeltme' şansı hâlâ var. Buna karşın yetkililer, ABD gibi baskı gruplarının etkisiyle pazarlıkların beklendiği gibi sonuçlandırılamayacağını belirtiyor. Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeleri kıskaca alacak olmasına karşın gelişmiş ülkelerce desteklenen kararlar çerçevesinde 'üç ayaklı' düzenlemeler yapılacak. Ülkeler, tarım ürünleri destekleme fonlarını kısıtlayacak. İhracat sübvansiyonu oranı azalacak. Yüksek sübvansiyon sağlayanlar, yüksek indirim yapacak. Bir ürünün yabancı pazarlara girişi konusunda DTÖ çapında uyumlu uygulamalar başlatılacak. Bu üç çerçeve karar nedeniyle Türkiye gibi ülkeler ulusal tarımı korumak için uyguladıkları yüksek ithalat vergileri, doğrudan destekleme ve destekleme alımı konusunda taviz verecek. Umut hassas ürünlerde Türkiye halihazırda hayvancılık sektörünü korumak amacıyla yüzde 227.5 gümrük vergisi uyguluyor. Bu oranın ve ek olarak ihracat teşviklerinin düşürülmesi tarım ve hayvancılık ürünlerinin Türkiye'ye girmesini kolaylaştırırken, Türkiye'nin tarımsal ve hayvansal ürün ihracını zorlaştıracak. Görüşmelerde gelişmiş ülkeler ülke içi üretimde belli oranlarda üreticiye desteği kaldıracaktı. Ancak pazarlıklar sonunda Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin de desteği azaltması kararlaştırıldı. Türkiye gibi ülkelerin sübvansiyon ve vergi indirimleriyle kaybedeceğini, 'özel ürün' ve 'hassas ürün' kararlarının hayata geçirilmesiyle telafi edebileceği belirtildi. Hassas ve özel ürünleri ülkelerin kendisi belirleyecek ve bu ürünler bazı avantaj ve istisnalara sahip olacak. Japonya'nın pirinç, İsviçre'nin süt ürünlerini kapsama sokmaya çalıştığı bu kategoriye Türkiye'nin fındık, tütün, çay gibi ürünleri sokması hedefleniyor. Üye ülkelerin direnişi nedeniyle pamukçuluk da tarım kategorisi dışında tutuldu ve söz konusu alanda alt komite oluşturuldu. Çerçeve anlaşmadaki unsurlar kesinleştikten sonra bütün üyelerin yeni kurallara uyması gerekiyor RADİKAL /07.08.2004
AKRA