Türkiye'deki girdi ve hammadde maliyetlerinin yüksekliği nedeniyle çareyi ithalatta ve üretimi yurtdışına kaydırmakta bulan sektörde, kapasite kullanımı da gözle görülür şekilde düştü. TÜBİTAK Tekstil Araştırma Merkezi Müdürü Işık Tarakçıoğlu, sektörün sorunlarını şu dört başlık altında topluyor:
15 milyar dolara ulaşan hacmi ile ihracatta Türkiye'nin lokomotif sektörü olan tekstil ve hazır giyimde tehlike çanları çalıyor. Bu yılın ilk altı ayında tekstil üretimi yüzde 3.1 azaldı. Türkiye'deki girdi ve hammadde maliyetlerinin yüksek olması nedeniyle çareyi ithalatta ve üretimi yurtdışına kaydırmakta bulan sektörde kapasite kullanımı da gözle görülür şekilde düştü. Çok sayıda kişiyi istihdam eden sektörde üretimin azalması nedeniyle işçi çıkarmalar da başladı. Sadece İstanbul'da 10 bine yakın atölye kapanırken Kahramanmaraş'ta da pek çok fabrika ya üretimini durdurdu ya da üretimde kısıtlamaya gitti.
Ege Üniversitesi Öğretim Görevlisi ve TÜBİTAK Tekstil Araştırma Merkezi Müdürü Işık Tarakçıoğlu , sektörün sorunlarını şu dört başlık altında topluyor:
* 2002'de kotaların kısmen kalkması ile Çin, Türkiye'nin ihracat yaptığı pazarları büyük ölçüde ele geçirdi. Ayrıca Türkiye pazarına girdi.
* Döviz kurunun düşük olması nedeniyle ihracatçı fiyat tutturmakta zorlanıyor.
* Enerji maliyetleri, vergiler çok yüksek. İstihdamın üzerindeki kamu yükü çok ağır.
* Katma değeri yüksek ürünler üretilmiyor.
AB'de tekstil ve konfeksiyon sektöründe 2 milyon kişinin çalıştığını, cironun da 200 milyar dolar olduğunu ifade eden Tarakçıoğlu, ''Bizdeki istihdam sayısı 3 milyon ama ciro sadece 25-40 milyar arasında. Türkiye bu işin hamallığını yapmaktan bir an önce vazgeçmelidir'' diye konuştu.
Sektör ithalatla besleniyor
Artık sektörün tamamen ithalatla beslenir hale geldiğini ifade eden İstanbul Tekstil ve Hammadde İhracatçı Birlikleri (İTHİB) Başkanı İsmail Gülle , bazı kalemlerde 100 bin dolarlık ihracata 900 bin dolarlık ithalatın karşılık geldiğini söyledi. Gülle, bunun en büyük nedenlerinden biri olarak da kurun belli bir dengeye oturtulamamış olmasını gösterdi.
Firmaların eskiden ihracat yaparken pazarlık sonucu bir rakamda buluştuklarını, ancak artık piyasayı alıcının belirlediğini ifade eden Gülle, tekstil fabrikalarındaki kapasite düşüklüğüne de dikkat çekti.
Normalde bu dönemde mevsimsel etki nedeniyle üretimde bazı düşüşlerin görüldüğünü ifade eden Gülle, bu yıl daha etkili bir düşüş yaşandığını söyleyerek ''Nedeni de siparişlerin kaybedilmesi ya da mevcut siparişlerin daha ucuz mallarla ikame edilmesi'' dedi. Bununla ilgili en çarpıcı örnek ise üretimlerinin büyük bölümünü Türkiye'de yaptıran İsveçli hazır giyim firması H&M'in üretimlerini Uzakdoğu'ya kaydırma kararı neticesinde Türkiye'den alımlarını azaltması. Firma, İzmir'deki ofisini de kapattı.
Son iki aydır sektörde ciddi bir gevşeme yaşadıklarını kaydeden Türkiye Konfeksiyon Yan Sanayicileri Derneği Başkanı Fikret Poyraz ise kapasite kullanım oranlarının yüzde 60'a düştüğünü söyledi. Poyraz ayrıca, eskiden 100-200 bin civarında olan siparişlerin artık 3 bin-5 binden yukarı çıkmadığını belirtti.
Ev tekstili yurtdışına yöneldi
Türkiye'de iç piyasada yaşanan sorunların ev tekstilini de olumsuz etkilediğini belirten Ev Tekstilcileri Derneği Genel Koordinatörü Haşim Büyükbalcı , sektördeki firmaların yüzde 40'a yakınının tam kapasitede çalışamadıklarını söyledi.
Bürokrasi ve ekonomik-politik istikrarsızlık gibi nedenlerle pek çok firmanın da yurtdışına gittiğini kaydeden Büyükbalcı, ''Giden olduğu gibi gelen de yok. Yabancı yatırımcı da gelmiyor. Son birkaç yıl içinde sektördeki firmaların yüzde 10'u yurtdışına gitti'' dedi.
CUMHURİYET 10.08.2004