Irak’ın geçici yönetimi halkının değil, işgalci ABD’nin çıkarları doğrultusunda faaliyette bulunduğunu açık şekilde ortaya koyuyor. Irak’ın geçici Başbakanı İyad Allavi, işgalci güçlerin ağzıyla konuşuyor. Önce direnişçi grupların ülkeyi terk etmesi yönüne açıklamalarıyla dikkati çeken Allavi, Beyaz Saray’ın İran’a ilişkin açıklamalarından sonra Tahran yönetimini hedef aldı.
İLİŞKİLER GERİLİYOR
Irak 20 Mart 2003 tarihinden bu yana işgal altında. Müslüman ülkede 160 binin üzerinde yabancı asker ve güvenlik görevlisi bulunuyor. Irak halkından bazı gruplar direniş hareketleri başlatıp ülkelerindeki işgal kuvvetlerini göndermenin mücadelesini verirken geçici yönetim ise Müslüman ülkelerle zıtlaşmayı tercih etti.
ABD’nin talimatıyla Irak’ın başbakanı olan CIA ajanı İyad Allavi, Beyaz Saray’ın Tahran’ı hedef alan sözlerinden sonra yaptığı açıklama ile, komşusuyla ilişkilerin gerilmesine yol açtı. Geçtiğimiz günlerde Suudi Arabistan’da bölge ülkeleriyle biraraya gelerek İslâm ülkelerinden yardım isteyen Allavi, komşu ülkeleri hedef alan sözler sarf etmişti. Türkiye, İran ve Suriye’yi dışlayan bir politika izleyen Allavi’nin açık şekilde İran’ı hedef alması, her iki ülkenin ilişkilerini gerginleştirdi.
Allavi, Amerikan ağzıyla konuşup İran’ı içişlerine karışmakla itham ederken, İran ise işgal kuvvetlerinin bölgedeki Müslümanları katletmesine karşı duyarsız kalınmayacağının altını çiziyor. Irak’ın nüfusunu oluşturanların yüzde 60’nın Şia olmasını gerekçe gösteren İran, bölgenin işgal kuvvetlerinden temizlenmesi gerektiği görüşünü savunuyor. Aksi takdirde kendisi başta olmak üzere bölge ülkelerinin zarar göreceğine dikkati çeken İran’a, Irak yönetimi ters cevapları veriyor. Durum böyle olunca iki ülke karşılıklı konuşma yerine sertlik politikası izliyorlar.
IRAK SAVUNMA BAKANI GERGİNLİĞİ ARTIRDI
Bağdat ile Tahran arasındaki gerginlik Irak Savunma Bakanı Hazım Şalan’ın açıklamalarıyla doruk noktaya çıktı. ABD’nin İran’a içten ve dıştan müdahale edebileceğinin sinyalini vermesinden sonra Irak Savunma Bakanı Şalan, ”İran, Irak’ın bir numaralı düşmanıdır” diyerek tepki çekti. Şalan açıklamanın hemen ardından, Irak’ın 13 yıl önce Kuveyt savaşı sırasında İran’da sakladığı 100’den fazla savaş uçağının iade edilmesini istedi. Irak, İran ile işbirliği yapmaktansa, işgalci güçlerin kışkırtmasıyla içişlerine karıştığı iddiasıyla komşusu hakkında düşmanlığa dayalı bir kampanya açmayı tercih ediyor. Irak geçici yönetimi, İran’ı özel radyo ve televizyon programları ile Irak halkını etkilemek, Şiiler arasındaki grupları desteklemek ve bir zamanlar CIA’nın adamı olan, ama şimdi tutuklama emriyle aranan Ahmet Çelebi ile işbirliği yapmakla suçluyor. Tahran yönetimi ise bütün iddiaları reddedip, Irak’ta başlatılan düşmanlık stratejisine dayalı propagandanın ABD kaynaklı olduğunu vurguluyor
İRAN’IN DİPLOMATLARI TUTUKLANDI
Karşılıklı restleşme devam ederken Irak yönetimi, Bağdat’ta bulunan İranlı diplomatları tutukladılar. İran’ın Kerbela Konsolosu Feridun Cihani’nin kaçırılması iki ülke arasındaki somut bir diplomatik krize sebep oldu. Irak yönetimi Tahran’ın kendi iç işlerine karıştığı ve şiileri kışkırttığı ya da silah verdiğine ilişkin bugüne kadar da bir delil ortaya koymadı. Suçlamaların ABD’nin desteğini çekme amaçlı olduğu belirtildi. Ancak İran suçlamaları reddettiği gibi işgalcinin oyununa gelinmesine sert tepki gösteriyor.
HER İKİ ÜLKE 7 SENE SAVAŞMIŞLARDI
Oysa her iki ülkenin asıl düşmanı Amerika Birleşik Devletleri. Amerika, Irak’ı işgal etti. İran’a da sürekli olarak gözdağı veriyor. Ancak, söz konusu ülkelerin yöneticileri düşmanlarını bir kenara bırakmış birbirleriyle uğraşıyorlar. Bu tutum halklar arasında tepkiye yol açarken, 1980 yılında başlayan ve 7 yıl süren savaşın yol açtığı acıların unutulmuş olabileceğini ortaya koyan tavırların sergilenmesi dikkatlerden kaçmıyor. Bilindiği gibi, ABD’nin Saddam Hüseyin’i kışkırtmasıyla başlayan savaşta bir milyonu aşkın insan ölmüştü. Her iki ülkenin ekonomik olarak krize girmesine yol açan savaşın acı izleri hâlâ dururken Tahran ve Bağdat yönetimin ilişkileri gerginleştirmesi anlamsız bulunuyor.
Bush: İran'a baskı sürecek
ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Condaleezze Rice’den sonra “Haydut Devletin” başı George Bush da, İran’ı hedef alan açıklamalar yaptı. Bush, uluslararası toplumun nükleer programına son vermesi için İran’a baskı yapmayı sürdüreceğini savundu. Bush, seçim kampanyası çerçevesinde Washington’da yaptığı konuşmada, “İran, özgür dünyanın taleplerine uymalıdır ve bizim tutumumuz budur” dedi. İran, ABD’nin, “İran nükleer programını” BM Güvenlik Konseyi’nin gündemine getirecek bir gerekçesi olmadığını bildirmişti. İran Dışişleri Bakanı Kemal Harrazi, ülkesinin nükleer progamını geliştirirken herhangi bir ihlalde bulunmadığını söylemişti.
VAKİT 11.08.2004