İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

DTÖ kararları yıkıcı olacak

Ekonomi
|

Dünya ticaretinin liberalleştirilmesi amacıyla Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) müzakerelerinde ortaya çıkan çerçeve anlaşmasının; gelişme yolunda ve en az gelişmiş ülkelerin aleyhine olduğu belirtildi.

Ziraat Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Ayhan Barut, yaptığı açıklamada, anlaşma hükümlerinin, Türkiye’nin yüksek gümrük vergileri ile koruduğu sektörler (hayvansal ürünler, endüstri bitkileri, tahıllar) için gümrük vergilerinin hızla düşeceği anlamına geldiğini belirtti. Barut, DTÖ’nün tarife dışı engel denetimlerini yoğunlaştıracağını ve izin belgesi gibi dış alımı engellemek için kullanılan yöntemlere yaptırım uygulayacağını ifade etti. DTÖ’nün ticareti bozucu olarak niteleyip yasakladığı kırmızı kutu desteklerin (pazar fiyatı destekleri-girdi destekleri) başta ABD ve AB’nin en az 50 yıldır büyük finansman kaynakları kullanarak üreticisine verdiği destekler olduğuna dikkat çeken Başkan Barut, Türkiye’nin de anlaşmanın minimis hükmü uyarınca bir destek indirgeme taahhüdü altında olmamasına karşın, krizler sonrası dönemde tarım desteklerini önemli oranda azalttığı ve tarım sektörüne ancak yıllık 1.2 milyar dolar ile 3 milyar dolar düzeyinde yıllık destek uygulayabildiğini söyledi. Tarım desteğinin AB’de yıllık 50 milyar dolar düzeyinde olmasına karşılık ABD’de ilave 85 milyar dolar daha ayrıldığına işaret eden Barut, “Gelişmiş ülkeler, gelişme yolundaki ülkeler ve en az gelişmiş ülkelerin kaynak kullanma adaletsizliği çarpıcı bir şekilde ortaya çıkmaktadır. DTÖ Anlaşması’nda bulunan ‘yoksul üreticiye girdi desteği serbestisi’ ise 1999 yılından bu yana yine Türkiye tarafından kullanılmamaktadır. Anlaşma ile Gelişme Yolundaki Ülkeler için yüzde 10 olan minimis sınırının indirgenmesi, Türkiye’nin zaten sağlayamadığı iç destekler açısından daha da vahim bir durum oluşturacaktır” diye konuştu. ABD ve AB’nin dışsatım sübvansiyonuna ayırdığı kaynak miktarının yıllık 15 milyar dolar düzeyinde olduğunu, gelişmiş ülkelerin yılda 300 milyar dolar düzeyinde iç destek için kaynak kullandığı düşünüldüğünde, toplam destekler içinde dış satım sübvansiyonlarının görece daha az önemli olduğunu ifade eden Barut, “İşte ABD ve AB, bu noktadan verdikleri sözde tavizlerle, pazara giriş ve iç destekler gibi iki büyük alanda kendileri için yaşamsal önem taşıyan ilerlemeler sağlayacaktır. Bu anlamda tarım ticaretinin liberalizasyonun kimin işine yaradığı açıkta ortadadır. Bütçe imkanı yeterli olmayan gelişme yolundaki ülkeler ve en az gelişmiş ülkeler, tarımlarını ancak gümrük vergileri ile koruyabilmektedir. Çerçeve anlaşma ile açılan süreçte, gümrük vergilerindeki hızlı indirim, yoksul ülkelerin yoksul üreticileri için yıkıcı sonuçlar üretecektir” dedi. Önümüzdeki süreçte, çerçeve anlaşmanın içinin doldurulmasına yönelik görüşmelerin başlayacağına da dikkat çeken Barut, bu sürecin tüm ülkeler için olduğu gibi Türkiye için de hayati önem taşıdığını belirtti. MİLLİ GAZETE 15.08.2004
AKRA