10 yılda ithalat 495 bin tondan 1 milyon tona çıkarken ihracat 980 bin tondan 33 bin tona geriledi
Türkiye Ziraatçılar Derneği Başkanı Yetkin, TMO'nun piyasada etkin olmaması nedeniyle 400-450 bin lira olan buğday fiyatının 300 bin liraya gerilediğini belirtti. Yetkin stok uyarısı yaparak eylülde olası fiyat artışlarından tüccarın sorumlu olacağını belirtti.
Ziraatçılar Derneği Başkanı İbrahim Yetkin , Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) piyasaya etkin girmeyişi nedeniyle haziranda 400-450 bin lira arasında değişen buğday fiyatının 300 bin lira civarına gerilediğini ve tüccarın stok yaptığını bildirdi.
Yetkin düzenlediği basın toplantısında, hazırladıkları buğday raporunu açıkladı. Buğday ekim alanlarının son 10 yıllık dönemde 9.8 milyon hektardan 9.3 milyon hektara gerilediği, üretimin yaklaşık 19 milyon ton civarında sabitlendiğini belirten Yetkin, 1994 yılında 495 bin ton olan dışalım 2002-2003 piyasa yılında 1 milyon tona çıkarken, dışsatımın 980 bin tondan 33 bin tona gerilediğine dikkat çekti. Tarım ve Köyişleri Bakanı Sami Güçlü 'nün çiftçinin elindeki ürünü hemen elinden çıkarmadan bekleterek pazarlık gücünü artırması yönündeki tavsiyesinin teorik olarak doğru olduğunu söyleyen Yetkin, buna karşılık elindeki buğdayı bu şekilde depolayabilecek çiftçi sayısının sınırlı olduğunu vurguladı.
Stok uyarısı
Eylül ayından itibaren buğday fiyatlarında görülmesi olası artışların, buğday stokunu elinde tutan büyük tüccar kesiminin dayattığı fiyatlar olacağını öne süren Yetkin, ''Bu fiyatların ekmek başta olmak üzere piyasaya yansıması durumunda çiftçi haksız biçimde suçlanmamalıdır'' diye konuştu. Yetkin, TMO'nun piyasaları regüle etme görevi bulunduğunu hatırlattı ve TMO'nun ağustos sonuna kadar piyasalara etkin bir şekilde girmesi gerektiğini savundu.
DTÖ'nün gümrük duvarlarını aşağı çekme koşulu da getirdiğini anlatan Yetkin, böylelikle Türkiye'nin elindeki tek silahının da alınmış olacağını ileri sürdü.
Yetkin, Türkiye'nin en azından önümüzdeki dönemde stratejik ürünler olan buğday, şeker, mısır ile prim uyguladığı pamuk, ayçiçeği, fındık, tütün gibi ürünlerde destekleme politikalarını sürdürmeye yönelik bir pazarlık yürütmek zorunda olduğunu ifade etti.
Bu arada Dünya Ticaret Örgütü'nün 30 Temmuz tarihinde aldığı kararları da değerlendiren Yetkin, burada 1 yıllık süre olduğunu belirtirken, bu anlaşmadan en fazla zarar görecek kesimin Türkiye'nin içinde yer aldığı gelişmekte olan ülkeler grubu olduğunu kaydetti.
Bu karar ile gelişmiş ülkelerin Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelere bir ''gol attığını'' da söyleyen Yetkin, bu kararın uygulamaya konulması ile birlikte dünya tarım fiyatlarının yükseleceğini, bunun da Türkiye'nin üretim açığı olan ürünlerde faturasının artmasına neden olacağını savundu.
CUMHURİYET / 16.8.2004