Amerika ve Batı’nın Sudan’a ilişkin tezgâh ve planlarının ardı arkası kesilmiyor. Afrika kıtasının en büyük ülkelerinden biri olan Sudan, Batı dünyasının baskı ve dayatmaları sonucu ayrılıkçı terör örgütleriyle masaya oturtuluyor.
Sudan hükümeti her defasında, akan kanın durması için büyük çaba gösterirken, “gizli bir el” görüşmelerin akamete uğramasına yol açıyor. Şimdi de Darfur’daki kriz sebebiyle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin aldığı karar uyarınca Sudan’a yaptırımlar gündemde. Önümüzdeki ay ve yıllarda Sudan daha çok konuşulacak, belki de daha büyük oyunların sahnelendiği bir ülke olacak.
ATAÇ, SUDAN’DA GÖREV YAPTI
ABD’nin başını çektiği Batı dünyası, bölgede var olan yeraltı ve yerüstü zenginlik kaynaklarını ele geçirmek için kirli tezgâhlar hazırlamayı sürdürürken; bölgede görev yapan bir MİT’çi çok ilginç ve çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Söz konusu MİT’çi, Yavuz Ataç.. Özel Harp Dairesi’ndeki görevinin yanı sıra Milli İstihbarat Teşkilatı’nda uzun süre çalışan Yavuz Ataç, teşkilatın dış operasyonlarından sorumlu Daire Başkan Yardımcılığı’na kadar yükselmiş birisi.. MİT’te eski daire başkan yardımcısı olarak görev yapan Yavuz Ataç, Alaattin Çakıcı’yı MİT operasyonlarında kullanmak ve yurtdışına kaçmasını sağlamakla suçlanıyor. Yarbay rütbesinde MİT’e girdikten sonra bütün badireleri büyük bir beceriyle atlatan Ataç, emekli olana kadar birçok ülkede görev yaptı, kurslara katıldı ve eğitim aldı.. Ataç, MİT’ten kendi isteğiyle ayrıldığı güne kadar Sudan, Afganistan, ABD, Çin, Malezya, İran, Irak, Suriye ve Lübnan’ın yanı sıra birçok Avrupa ülkesinde bulundu..
“SUDAN’DA TERÖR KAMPLARI YOKTU”
Çeşitli toplantılar vesilesiyle MİT’teki görevi icabı Avrupa başta olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde bulunan Yavuz Ataç, Sudan’a ilişkin ilginç açıklamalarda bulundu. Haftalık haber yorum dergisi Aksiyon’da Aydoğan Vatandaş’a konuşan Yavuz Ataç’ın Sudan değerlendirmesi, bu ülkenin nasıl bir güç gösterisinin kurbanı seçildiğini açık şekilde ortaya koyuyor.
Gizli servislerin NATO bünyesindeki toplantıları sırasında bir ara İspanya’nın Sudan’ı gündeme getirdiğini ifade eden Ataç, “İspanya’nın Hıristiyanlık tarihi açısından çok önemli bir ülke” olduğunu belirttikten sonra, “İspanya daha sonraki yıllarda da çeşitli vesilelerle karşıma çıktı. Bu toplantıların birinde İspanya, Sudan’daki terör kamplarını gündeme getirdi. Hem oradaki askeri istihbarat yetkilisini hem de MİT sorumlusunu aradım. Sudan’da terör kampları olmadığını söylediler bana” dedi.
“İSLÂM’I HEDEF TAHTASINDA”
Batı’nın Sudan üzerindeki oyunlarına dikkat çeken ve bölgede bizatihi bulunarak çeşitli görev ve temaslarda bulunduğunu kaydeden eski MİT’çi Yavuz Ataç, “Evet, bir ara Sudan’da bulundum. O dönemde Sudan’da İslâmi bir yönetim vardı. Batı dünyası Sudan’ı tecrit etmişti. Ambargo uygulanıyordu. Onlar, bunların doğru olmadığını bana anlattılar. Bildiğiniz gibi ‘Medeniyetler Çatışması’ diye bir tez var. İslâm dünyasının hedef tahtasına oturtulduğu belli. Daha o yıllarda bunların temelleri atılıyordu” diye konuştu.
“KAVGANIN SEBEBİ PETROL”
Terör eylemleri, iç karışıklıklar, savaş ortamları ve kaosun NATO’nun varlığı için istendiğini söyleyen Ataç, batılıların Sudan üzerindeki planlarının ve tezgâhlarının geçmişe dayalı olduğunu, bunun arka planında ise petrolün paylaşım kavgasının bulunduğunu şu çarpıcı sözlerle dile getiriyor:
“Bu genel faaliyet çerçevesinde İspanya’ya özel bir görev düştü, o da bunu uyguladı. Aslında İspanya ile Sudan’ın bir irtibatı yok. Sudan’da petrol var. Bu petrolü Çin ve Malezya çıkarıyor. Sudan, İslâmi ağırlığı çok olan bir ülke. Stratejik konumu ile İslâm’ı Afrika’ya yayabilecek bir potansiyele sahip. Batı dünyası Sudan’ı tecrit edince, onlar da Malezya ve Çin’e yanaştı. Sudan’ın güneyinde bir ayrılıkçı hareket var. Başında John Garang isimli bir yarbay var. Bu adamın ABD’nin Özel Harp Merkezi’nde eğitim gördüğünü biliyorum.”
Vakit / 20.09.2004