İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

‘Kamusal Alan putuna hayır'

Güncel
|

İstanbul Üniveristesi’nin yeni eğitim öğretim yılının açılışında sivil toplum kuruluşuları başörtülüleri yalnız bırakmadı.

Mazlum-Der, İHH, Özgür-Der, TİYEMDER, AK-DER ve Başörtüsüne Özgürlük Girişim Grubu gibi çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi, Üniversite’nin Beyazıt’taki ana kampüsünün giriş kapısının önünde başörtüsü yasağını protesto ettiler. “Yaşasın başörtüsü direnişimiz”, “Başörtümle yaşamak, okumak ve çalışmak istiyorum”, “Başörtüsü Kur’an’ın emri, Müslüman kadının kimliğidir” ve “Kamusal alan putuna hayır” yazılı pankartlar taşıyan başörtülü öğrenciler ile kendilerine destek veren vatandaşlar, yasağı protesto eden sloganlar attı. Gösteride ortak bir basın açıklaması da yapan STK temsilcileri, yasağın genişleyerek devam ettiğine dikkat çekti. Başörtüsü yasağı nedeniyle onbinlerce insanın temel hak ve özgürlüklerinden mahrum edildiğinin belirtildiği açıklamada, “Türkiye’de halka rağmen egemen olan irade bir yandan yasağın sınırlarını genişletiyor, diğer yandan başörtüsü yasağını gündemden çıkarmak için türlü türlü hilelere başvuruyor. 12 Eylül darbesinin üniversitelerdeki uzantısı olan YÖK’e, İhsan Doğramacı veya Kemal Gürüz’ün başkan olmasıyla Erdoğan Teziç’in başkan olması arasındaki en önemli ortak nokta; Başörtüsü düşmanlığıdır” denildi. “MÜSLÜMAN KADININ HAYATI KARARTILMAK İSTENİYOR” Müslüman kadının hayatının bazı bahanelerle karartılmaya çalışıldığına dikkat çekilen açıklamada, şöyle denildi: “Bazen devrim kanunları, laiklik ve çağdaşlık, bazen de kamu düzeni, kamusal alan söylemiyle başörtülü Müslüman kadınların hayatı karartılmak isteniyor. 28 Şubat postmodern askeri darbe süreci de, sözde hukuk devleti olma yolundaki AB süreci de başörtüsüne karşı paralel bir tavır sergiliyor. Yolsuzluk ve yasakçı uygulamalarla yükseltilen rektörlük sancağına bir de bilim hırsızlığı ekleyen Kemal Alemdaroğlu’nun selefleriyle uzlaştığı tek şey; başörtüsü düşmanlığıdır.” HÜKÜMETE ”YASAĞI KALDIR” ÇAĞRISI Hükümete yasağın sona erdirilmesi için çağrıda bulunan öğrenciler ve insan hakları savunucuları, yasak uygulamasının sorumluluğunun, yürütmenin başı olan hükümette olduğunu şu cümlelerle kaydetti: “Başörtüsü yasağı olanca hızıyla devam ederken, TBMM’deki çoğunluğuna rağmen AK Parti Hükümeti eli kolu bağlı oturamaz. Başörtülü öğrenim ve çalışma hakkının önündeki yasakların kaldırılması sorumluluğu AK Parti Hükümeti’nin omuzlarındadır. Bu sorumluluğu halka ve STK’ların omuzlarına bırakıp bir kenara çekilme lüksü düşünülemez. Verilen sözler yerine getirilemedi. Beklentiler halen devam ediyor. Peki bu durumda AKP hükümeti ve Başbakan Erdoğan bütün hak ihlallerini, oligarşik bürokrasinin ve YÖK’ün tutumuna bağlayıp, sorumluluğu üzerinden atma lüksüne sahip olabilir mi? Başörtümüz özgürleşmedikçe; ne aşımız, ne de işimiz bereketli olacaktır. Önce aş, önce iş söylemi özgürlük ve temel haklar mücadelesinden kaçmanın, sıyrılmanın bahanesi olamaz.” VAKİT 05.10.2004
AKRA