İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

AB'nin göbeğinde vahşet

Güncel
|

Başörtülüyüm diye, hücre gibi bir odaya kapattılar!.. Sonra bandana taktım, yine derse almadılar!.. En sonunda saçımı kazıttım!. Bunu bile kabul etmediler

HÜCRE HAPSİ GİBİ Fransa’nın Strasbourg kentinde yaşayan ve kaydolduğu lisede başörtüsü sebebiyle derslere alınmayan Türk kızı 15 yaşındaki Cennet Doğanay, yaşadıklarını Vakit’e anlattı. Cennet, Türkiye’ye karşı “özgürlük ve insan hakları şampiyonu” kesilen Batı’nın maskesini indiriyor: “2 Eylül’de okullar açıldı. İlk gün gittim, beni başörtülü olarak görünce hemen hücre gibi küçük bir odaya aldılar. Arkadaşlarımla temas kurmamı bile engellediler. Tehditler, hakaretler gördüm. Başımı açmamı istediler. Niye başımı örttüğümü sordular, ‘Allah’ın emri olduğu için’ dedim. Dini simgelerin yasak olduğunu söylediler.” “SEN MÜSLÜMANSIN” “Başörtüsü yerine; saçlarımı örtebilecek bone, bere ve bandanayla bile derslere girmeme izin vermediler. Normalde bandana yasak değil, ama bana izin vermediler. ‘Niye’ dedim?.. ‘Onlar moda amaçlı takıyorlar, sen Müslüman olduğun için takıyorsun, onun için seni derse almıyoruz’ dediler.” SAÇIMI KAZITTIM AMA “Saçlarımı kazıttım, ama yine ‘olmaz’ dediler. Ben arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Onlar olmasaydı, ben yine o hücre gibi odada kalmaya devam edecektim. Arkadaşlarım benim yanımda yer alınca, saçlarım kazınmış şekilde derslere girmeye başladım.” AB’nin göbeğinde linç Fransa’da, Almanya sınırında şirin bir kent; Strasbourg.... Avrupa Konseyi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi sebebiyle diplomasinin gözde merkezlerinden olan bu şirin kentte, yağmurlu bir akşam vakti adres arıyoruz. Kent merkezinden çıkıp otobana girip, Almanya istikametine doğru bir süre yol aldıktan sonra arabadan iniyoruz. Omuzlarında taşıdığı küçük kızıyla yoldan karşıya geçen 30 yaşlarında bir adama Fransızca sesleniyoruz. İki şeridin ortasındaki bankete gelmiş olan adam geri dönüp bize doğru geliyor. Yanımızdaki Strasbourg’lu arkadaşımız Doğan, bozuk Fransızca’sıyla adresi sormaya çalışırken, gözlerimizin içine bakıp soruyor muhatabımız: “Türk müsünüz?”.. Meğer o da bir Türk’müş. Strasbourg’da, Almanya ve Hollanda’daki gibi adım başı bir Türk vatandaşına rastlamanız mümkün. “Gelin” diyor, “Zaten aynı binada oturuyoruz”... O önde, biz arkada ilerliyoruz. Cennet ve annesi bizi apartmanın kapısında karşılıyor. Meryem-Hikmet Doğanay çiftinin 6 çocuğundan biri Cennet... Tüm dünya onu, geçen Cuma günü imza attığı sıradışı bir protesto ile tanıdı... Meryem, kaydolduğu Louis Pasteur Lisesi’nde, başörtüsü yasağı ile karşılaşıp tam bir ay boyunca okulda “hücre” tipi bir odaya kapatılıp tecrid edilince, kararını veriyor: “Saçlarımı ustura ile kazıtıp, saçsız bir şekilde okula gideceğim!..” Ve Reuters’in dünyaya geçtiği o malum kareler... İşte Cennet’e sorularımız ve işte onun verdiği cevaplar: ‘ONLAR BANDANAYI MODA İÇİN TAKIYOR AMA SEN..’ - Seni saçlarını kazıtmak zorunda bırakan süreçte yaşadıklarını özetler misin? - Luis Pasteur Lisesi’ne kaydolmuştum. 2 Eylül’de okullar açıldı. İlk gün okula gittim. Beni başörtülü olarak görünce hemen bir odaya aldılar. Tehditler, hakaretler gördüm. Başımı açmamı istediler. Niye başımı örttüğümü sordular, “Allah’ın emri olduğu için” dedim. Dini simgelerin yasak olduğunu söylediler. Ama, başörtüsü yerine; saçlarımı örtebilecek bone, bere ve bandanayla bile derslere girmeme izin vermediler. Normalde bandana yasak değil, ama bana izin vermediler. Beni hiç derslere almıyorlar, sürekli akşama kadar küçük bir odada tek başına bekletiyorlar. O şekilde bir hafta geçti, baktım diğer kızlar bandana ile okula gidebiliyorlar, ‘niye’ dedim, dediler ki, ‘Onlar moda amaçlı takıyorlar, sen Müslüman olduğun için takıyorsun, onun için seni derse almıyoruz.’ İNANCIMDAN ASLA TAVİZ VERMEDİM - Diğer çocuklar, saçlarının tümünü kapatan bandana ile rahatça gelebiliyorlar ama.. - Evet, onlar gayrımüslim çocuklar... Ortaokula 4 yıl başörtümle gittim, hiçbir sorun çıkmadı. Yasak ise bu yıl uygulamaya girdi. Ama inancımdan asla taviz vermedim. Sınıfa almadılar beni. SABAHTAN AKŞAMA KADAR HÜCREDE HAPİS - Tecrit sürecinde neler oldu? - 2 Eylül’de, okulların açıldığı ilk gün önce büroya aldılar, bağırdılar çağırdılar. ‘Sen kanuna karşı geliyorsun’ dediler. ‘Seni Disiplin Kurulu’na verip okuldan atacağız’ dediler. Düşünün daha okula bile, derslere bile başlayamamıştım ve okuldan atmaktan bahsediyorlar. Ama taviz vermedim, mücadele ettim. Okulun bir kenarında, bilmem neresinde bir odaya aldılar. Tam bir ay boyunca; 2 Eylül’den 1 Ekim’e kadar sabah 08.00, akşam 18.00... Sabahtan akşama kadar o küçük odada beni tuttular. Öğrencilerle temas etmemi, sınıfıma girmemi, derslere katılmamı engellediler. Kimseyle görüştürmediler. Sınıfıma gitmeme, öğrencilerle görüşmeme izin vermediler. - Tam bir hapis hayatı yani.. - Öyle... Sabah geldiğimde beni hemen o odaya alıyorlardı. Akşam saat altıya kadar orada tutuyorlardı. ‘Hastalık olsa peruk takarsın’ dediler. ‘Ya da peruk alıp tak, ücretini biz karşılayalım. Yeter ki başörtünü çıkar’ dediler. Kabul etmedim. Bu bir provokasyon!” SAÇIMI KAZITIP BAŞIMI AÇTIM, YİNE OLMAZ DEDİLER - Peki, ‘Hocam, beni neden burada bekletiyorsunuz’ sorusuna ne cevap veriyorlar? - ‘Çünkü sen kanuna karşısın’ diyorlar... ‘Başörtüsünü çıkar’ dediler, çıkarttım, ama Allah’ın emrini çiğnemedim, bandana taktım. Ona da ‘hayır’ dediler. Müslüman olmayan öğrenciler bandana takıyor, ama onlara bir şey demiyorlar. Saçlarımı kazıttım, o şekilde okula girmek istedim, yine ‘olmaz’ dediler. Saçlarımı kazıtarak başım açık bir şekilde okula gelebileceğimi söylememe rağmen, ‘hayır’ dediler. Ben arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Onlar olmasaydı, ben yine o odada kalmaya devam edecektim. HIRİSTİYAN, YAHUDİ VE ATEİST ÖĞRENCİLER OKULA YÜRÜDÜ - Şu anda bu halinizle okula gidebiliyor musunuz? - Birkaç gündür (kazınmış saçla başı açık bir şekilde) sınıfa girebiliyorum. Bir iki gün önce okul yönetiminden yine bir zorlama geldi, ama şu anda sınıfıma girip derslerimi görebiliyorum. Çünkü okulda öğrenci arkadaşlarım, ‘Cennet’i bu şekilde okula almazsanız, biz buna karşı çıkıyoruz’ diyerek okula yürüyüp, okul idaresini protesto ettiler. Hıristiyan, Yahudi ve Ateist... Her anlayış ve inanıştan öğrenciler, bu protestoyu gerçekleştirdiler. Okulun Müdür Yardımcısı ve hemşiresi beni odaya çekip, ‘Bu şekilde de okula gelemezsin. Saçlarını da kazıtsan bir şey değişmez’ dediler. Ama vazgeçmedim. Birkaç gündür okula gidebiliyorum, arkadaşlarım bana ters bakmıyorlar. Beni tanıyan da tanımayan da seviyor. - Arkadaşların sana ne diyor? - (Gülümseyerek ve gururlanarak) Benimle gurur duyuyorlar. - Ya öğretmenler? - Bütün öğretmenler bana ters davranıyor... Çok şükrettim Allah’a, çok büyük destek aldım arkadaşlarımdan... Bu kadarını beklemiyordum! - Bundan sonrası için ne düşünüyorsun? - Bütün öğretmenler bana karşı olursa ben ne yapabilirim! Önümüzdeki sene özel okula geçmek istiyorum. Özel okullarda yasak yok. YASAKZEDELERE MESAJ: MÜCADELENİZDEN VAZGEÇMEYİN - Türkiye’de senin gibi problemler yaşayan kız arkadaşlarına da neyi tavsiye edersin, saçlarını kazıtmalarını mı? - Bence onlar da mücadele etmeli. Göstersinler ki, bu uygulama doğru değil. Toplumsal düzenlemeler insanların mutluluğu için vardır. İnsanların mutluluğuna hizmet etmeyen düzenleme ve uygulamalar çağdışıdır. Sanki başörtüsü bir şeyleri engelliyor! Niye ki yani!... Başörtüsü ilerlemeye mi engel! Devletlerin bu konuda baskı yapmaması lazım. Hem ‘Kız çocuklarını okutun’ diyorlar hem de tam tersini yapıyorlar. Anlamak mümkün değil. Bence arkadaşlarımız mücadelelerinden ve haklı davalarından vazgeçmesinler. PSİKOLOĞA DEĞİL, ALLAH’A SIĞINDIM - Evde ders çalışabiliyor musun? Psikoloğa başvurdun mu, baskılar karşısında iradeni nasıl sağlam kılabildin? - Allah’a sığındım. Zor olsa bile direndim, dayandım. Beni bu hale soktular. Kesinlikle pişman değilim. Bana baskı yaptılar ki, birçok kişinin buna dayanması mümkün değildi. BAŞÖRTÜSÜ BENİM İÇİN ELBİSE GİBİ - Başörtüsü senin için ne anlam ifade ediyor? - Allah’ın emri... Benim için başörtüsü her şey!.. Aynı, elbise gibi.. GÖSTERMEKTENSE KESMEYİ TERCİH EDERİM - Saçlarını kazıtma fikri senin miydi, yoksa birinin tavsiyesiyle mi bu yönteme başvurdun? - Bana o kadar baskı yaptılar ki, bunalıma girmiştim, benim için başka çare yoktu. Göstermektense kesmeyi tercih ederim, onun için yaptım. - Peki saçların büyüdükçe bi daha, bi daha mı keseceksin? - Ben ikinci defa saçlarımı kesiyorum. Okulların açıldığı 2 Eylül’den üç gün sonra bu baskılar üzerine zaten kararımı verip saçımı kazıtmıştım. Ama bundan kimsenin haberi yoktu. Birinci kesişimden dünyanın haberi olmadı, ama çevrem biliyordu. Saçlarımı ilk kazıttığımda sınıfa girmeme müsaade etmediler zaten. 1 Ekim’de ikinci defa saçlarımı kazıtıp, o şekilde okula gidince, konu medyanın ve dünyanın gündemine geldi. PSİKOLOG OLACAĞIM - Büyüyünce ne olacaksın? - Psikolog olmak istiyorum. - Sana psikolojik sıkıntılar yaşattıkları için mi böyle bir mesleği tercih ettin? - Hayır, bununla ilgisi yok. Ben çok önceden psikolog olmaya karar vermiştim. İnsanlara yardımcı olmayı seviyorum. VAKİT 08.10.2004
AKRA