İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

Halk, sorununa sahip çıksın

Halk, sorununa sahip çıksın
Güncel
|

Onlar, haklarını aramak için yaz kış demeden günlerce okul kapılarında beklediler. Ancak bu çağrıya hiçbir cevap verilmedi.

Her seçim öncesinde sözler verildi, fakat vaatler hiçbir zaman tutulmadı. Siyasi partiler hep Türk halkını kandırırken, ülkenin en tepesinde bulunan ve özgürlükler konusunda en hassas olması gereken Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, başörtüsü mağdurlarına sırtını dönerek, büyük bir duyarsızlık örneği sergiledi. “Başörtüsüne Özgürlük Girişimi” kendisini başörtüsü mücadelesine adamış öğrencilerin oluşturduğu bir grup. Bu grubun başkanlığını da Zehra Can yapıyor. İşte Zehra Can ve arkadaşlarının sorularımıza verdiği cevaplar: - Zehra Hanım, sempozyumun amacı nedir? - Zehra Can: Amacımız, artık çekilmez hale gelen başörtüsü yasağına karşı sivil toplum kuruluşlarıyla yeniden bir mücadele başlatmak, bu alanda mücadele veren ve yasaktan etkilenen geniş kitleyi bir araya getirmek. Sempozyuma sivil toplum kuruluşları, yazarlar, akademisyen ve sanatçıların yanısıra çok sayıda vatandaşın katılmasını bekliyoruz. - Başörtüsüne Özgürlük Girişimi’ni ortaya çıkaran şartlar nelerdir? - Zehra Can: Yasak ilk uygulandığında insanlar büyük bir mücadele veriyorlardı. Okullar önünde toplanılıyor, mağdur öğrenciler yalnız bırakılmıyordu. Ancak şimdi o tabloları göremiyoruz. Yapılan mücadele ve sağduyu çağrısına cevap verilmemesi, insanları umutsuzluğa sevketti. Biz, yasağın ortadan kaldırılması için mücadeleyi yeniden başlatıyoruz. - Cumhurbaşkanı her demecinde, başörtülülere yönelik tavrını sergilemekten geri durmuyor. Sürekli eleştirilen kişiler olarak baktığınızda Cumhurbaşkanı sizi temsil ediyor mu? - Burcu Birinci: Cumhurbaşkanı, bugün maalesef halkı temsil etmiyor. Aynı zamanda onun temsil ettiği zihniyet de bizi temsil etmiyor. Biz, onları sahiplenmiyoruz. Sahiplenmekten imtina eden insanlar değiliz ama, o ister istemez uygulamaları ve sözleriyle kendilerini bizden uzaklaştırıyor. Sırça köşklerinde toplumdan kopuk, bambaşka bir hayat yaşıyorlar. Kesinlikle bizi temsil etmiyorlar - Yasağın kalkacağına yönelik umudunuz devam ediyor mu? - Zehra Can: Yasaklar ilk başladığında, bu yasağın topluma rağmen daha fazla devam ettirilemeyeceği görüşü hakimdi. Ancak, yaşanan bazı süreçler olayları tam tersine çevirdi. Yasağın değil kalkması, giderek kapsamını genişletmesi ve toplumun birçok kesimini etkilemeye başlaması belki de geçici bir süreliğine bu umutları azalttı. Ama biz kendi ülkemizde okumak istiyoruz. Bu nedenle yasağın bir an önce kaldırılması gerekiyor. Artık ertelenecek hali kalmadı. VAKİT 08.10.2004
AKRA