Filistin’de binlerce kişinin, eşyaları boşaltmalarına bile fırsat verilmeden, evlerinin başlarına yıkıldığı, onlarca insanın öldüğü, yüzlerce insanın yaralandığı, devlet terörünün bütün örneklerinin sergilendiği bir kıyım bu.
Irak'ta ve Filistin'de Hristiyan-Yahudi ırkçıların yürüttüğü terörü sadece izliyoruz. ABD'nin veto ettiği BM Güvenlik Konseyi kararı ve bazı ülkelerin rutinleşen resmi açıklamalarının dışında, Irak işgaliyle oldukça hassaslaşan dünya ne yazık ki sesini yükseltmedi. Türk basınında bazılarının el üstünde tuttuğu "İsrail'in muhalifleri"nden neden ses çıkmadı! Refah'ın yüzde onu yok edildi. İsrail'in planı bölgenin yüzde 30'unu yok etmek. 150 kişinin öldüğü, 500 kişinin yaralandığı son saldırıların öncekilerden farklı bir yanı var: Özellikle çocukların hedef alınması...
İsrail çocuk öldürmeyi artık bir savaş taktiği olarak uyguluyor. Devlet terörünü en aşağılık haliyle uyguladığı gibi... Bazıları evlerinin penceresinden bakarken, bazıları bahçede annesiyle otururken, bazıları sokakta top oynarken, bazıları sınıfta ders dinlerken onlarca Filistinli çocuk, İsrail askerleri tarafından bilinçli olarak öldürüldü. Öldürülen çocukların çoğu çatışma ya da tehlikeli bölgelerde değil, evinde, sınıfında ya da kendisi için tehlike bulunmayan yerlerdeydi. Evlerinin bulunduğu sokakta ellerini birbirlerinin omuzlarına atmış halde yürüyen çocuklar hedef alınıp öldürüldü. İsrail, acılarla yoğrulmuş Filistin halkını yeni bir acı testine tâbi tutuyor ve direncini kırmaya çalışıyor. Çocuklarını öldürerek onları dize getirmeyi planlıyor. İslam Dvidar adlı Filistinli genç kız, evlerinin bahçesinde annesiyle ekmek pişirirken İsrail askerlerinin kurşunlarına hedef oldu. İsrail askerleri, evlerinin önünde oynayan 4 yaşındaki Luay el Neccar'ı tank ateşiyle öldürdü. Gazze saldırılarında 50'ye yakın kadın ve çocuk öldürüldü. Büyük çoğunluğu tank ateşiyle... 13 yaşındaki Filistinli kız çocuğu kafasına iki el ateş ederek öldüren, ardından da tüfeğindeki bütün mermileri çocuğun vücuduna boşaltan İsrail subayı aklandı! İnanılacak gibi değil. Olay bütün dünyayı dehşete düşürmüştü. Yahudilerin Naziler'den gördüğü taktikleri Filistin halkına uygulayan bu subayla ilgili soruşturmanın sonucu bütün insanlıkla alay eder şekilde yazılmış. En yalın haliyle faşizm bu.
5 Ekim'de 13 yaşındaki İman el Hams adlı Filistinli kız, İsrail askerleri kendisine ateş açmaya başlayınca kaçmaya çalıştı. Ancak vurulup yere kapaklandı. Yaralanmıştı. İsrail subayı yerde yatan kıza yaklaşıp başına iki el ateş etti ve kızı öldürdü. Bununla da yetinmeyip tüfeği otomatiğe alarak şarjörü, zaten ölmüş olan kızın üzerine boşalttı. Refah mülteci kampında vurularak öldürülen çocuğun bedeninden tam 20 kurşun çıkarıldı. İsrail ordusu, bu olay üzerine başlattığı soruşturmayı bitirdi. Sonuç: "İsrail subayı 'etikdışı' hareket etmemiştir!" Subayın kurşunları çocuğun bedenine değil yere boşaltıldığını öne süren İsrail ordusu, "Soruşturmada birliğin ya da birlik komutanının etiğe aykırı hiçbir hareketini bulamamıştır" ifadesiyle soruşturmaya son noktayı koydu.
19.10.2004 / İBRAHİM KARAGÜL / YENİ ŞAFAK
MİLLİ GAZETE 20.10.2004