2005'te YTL'nin tedavüle girmesiyle artan para hacmine bağlı olarak nakit ödemelerin de artacağına dikkat çeken Marmara Üniversitesi öğretim üyesi Osman Altuğ , ''Nakitle ödeme kolaylaştıkça, faturasız yaşam da o kadar artar.
Fatura olmayınca tüketici koruma kanunlarını, rekabeti koruma kanunlarını çalıştıramazsınız'' dedi. Altuğ, 2005'te eski ve yeni olmak üzere iki paranın dolaşımda olacak olmasının enflasyon üzerinde baskı yaratacağını söyledi. Hükümetin 50 ve 100 YTL'leri tedavüle sürmekte acele etmemesi gerektiğine değinen Altuğ, ''Küçük kupürlü para bassınlar. Küçük kupürlü para ne kadar çok olursa, kartla ödeme de o kadar çok olur. Oysa YTL nakdi özendirecektir'' dedi. Yeni liranın enflasyonun ve kayıt dışı faaliyetlerin artmasına neden olacağını belirten Altuğ, ''1 trilyon liralık banknot rahatlıkla cepte taşınabilecek. Herkes saatli banka gibi olacak. Bu adi suçları da arttıracak'' dedi. Paranın değerini üretim gücünün belirlediğini ifade eden Altuğ, atılan sıfırların altında da yeni liralı paralarda da aynı kişilerin imzası olduğunu vurguladı.
Enflasyona dikkat
Yeni liranın kur ve faiz üzerinde önemli etkisinin olmayacağını belirten Gazi Üniversitesi öğretim üyesi Aziz Konukman ise ''2005'le birlikte tüketim harcamaları bir süre artabilir, kısa vadeli bir parasal aldanma söz konusu olabilir'' dedi. Çifte etiketlendirme ve artan bozuk paralara bağlı olarak mal ve hizmetlerin fiyatlarında yuvarlama etkisinin sınırlı olacağını belirten Konukman şöyle konuştu: ''Enflasyondaki düşüş eğer kalıcı hale geliyorsa zamanlama çok uygun. Enflasyon kalıcı bir şekilde düşmediyse çok kısa bir süre sonra tekrar sıfırları konuşmak durumunda kalırız.''
CUMHURİYET 27.10.2004