İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0607:3908:2412:5315:3717:5619:24
Kabe

İran’a savaş zirvesi!

Dünya
|

George Bush-Dick Cheney yönetimi, Başkanlık seçimlerini kaybedeceğini anladığı anda İran'a saldırabilir mi? ABD yönetiminin İsrail'le birlikte uzun zaman önce hazırladığı, açıktan tartıştığı İran planının önümüzdeki iki hafta içinde gerçekleştirilebileceği belirtiliyor.

Reagan döneminde Ulusal Güvenlik Konseyi'nde (NSA) görev yapan Wayne Madsen, 20 Ekim tarihli yazısında, Beyaz Saray kaynaklarının bir "Ekim Sürprizi"nden söz ettiklerini, Bush yönetiminin 2 Kasım'da yenileceğini anlaması, Başkanlığın John Kerry'ye geçeceğinin işaretlerinin ortaya çıkması halinde, İran'a saldırı planını harekete geçireceğini yazdı. Yazar, İran'a saldırı planının yapılan anketler sonucu gündeme alındığını, çünkü anketlerin, eğer Bush yönetimi seçimden önceki iki hafta içinde güçlü bir anti-terör harekatı başlatırsa seçimi kazanacağını gösterdiğini belirtiyor. Bu tespitten hareketle en iyi anti-terör harekatının İran'a yönelik "pre-emptive" saldırı olacağına karar verilmiş... USS John F. Kennedy gemisi İran’a saldırıyı koordine etmek için Arap Denizi'ne gönderildi. Dikkat çekici olan ve bugüne kadar tartışılmayan bir nokta daha var: Saldırı planı sadece İran'ın nükleer tesislerini hedeflemiyor. İran dini liderliğini, Tahran, Kum ve İsfahan'daki medrese ve camileri de hedef alıyor. Yani nükleer çalışma gerekçesiyle İran'ın her şeyi hedef alınıyor. Hedef rejimi çökertmek, enerji kaynaklarını ele geçirmek, Irak'la başlanan istila haritasının alanını genişletmek. Hedef, 1991'den bu yana her askeri ve istihbari eylemin temelinde olduğu gibi, burada da İslam.s 1981'deki Irak'ın Osirak tesislerini yok etme tecrübesine sahip olan İsrail'in, İran'ın Buşehr nükleer tesislerine saldırı planları çoktan hazır. Son olarak ABD'den 5 bin adet akıllı bomba aldı. Uydular tarafından yönlendirilen bombaların 500 tanesi bir tonluk, bin tanesi yarım tonluk, 500 tanesi de 250 kiloluk. Bunker-buster olarak bilinen ve iki metre kalınlığındaki beton duvarları delen bombalar İsrail hava kuvvetleri tarafından İran'ın tesislerine karşı kullanılacak. USS John F. Kennedy'de morallerin son derece düşük olduğu belirtilirken saldırı sırasında Buşehr tesislerindeki Rus uzmanların ölmesinin Washington ile Moskova arasında sert rüzgarların esmesine neden olacağı belirtiliyor. Tesislerde ayrıca BM Atom Enerjisi Ajansı'na mensup uzmanlar da bulunuyor ve onların hayatı da tehlikede. Ancak ABD ve İsrail için en büyük endişe kaynağı İran'ın uzun menzilli Şahab-2 ve Şahab-3 füzeleri. CIA ve Savunma İstihbarat Dairesi'nin plana şiddetle karşı çıktığı, yönetime isyan noktasına geldiği ancak Irak işgalini tezgahlayan neo-con'ların ısrarcı olduğu belirtiliyor. İstihbarat çevrelerinin, böyle bir saldırının kontrolden çıkacağına ve küresel bir savaşa yol açabileceğine inandıkları, İran'ın vurulmasının Çin ve Japon ekonomisine çok ağır darbe indireceği ifade ediliyor. Atom Enerjisi Ajansı ile İran üzerine ağır baskı uygulayan ABD ve İsrail, Tahran'ın geri adım atmayacağı gerçeğinden hareketle askeri seçeneği gündemlerine alırken, Avrupa Birliği ülkeleri, nükleer programından vazgeçmesi halinde İran'a teknoloji ve ticari kolaylıkları içeren bir paket öneriyor. İran son sözü Çarşamba günü söyleyecek. ABD seçimlerini kimin kazanacağı konusunda şu anda kimse bir öngörüde bulunamıyor. Belirsizlik devem eder, Bush yönetimi kaybetme riskiyle karşı karşıya kalır ve çarşamba günü İran da "hayır" derse ortalık ısınabilir. 26.10.2004 / İBRAHİM KARAGÜL / YENİŞAFAK MİLLİ GAZETE 27.10.2004
AKRA