İnsan DNA'sı üzerine yapılan çalışmalarda sağlanan önemli gelişmelerin, örneğin Çinlilerde ya da Almanlarda yaygın olarak bulunan genetik varyasyonlara saldıran organizmalar üretilmesini mümkün kıldığı, bunların teröristlerin eline geçmemesi için önlem alınması gerektiği vurgulandı.
Belirli bir etnik grubu hedef alan biyolojik silahların, acil önlem alınmaması durumunda terör örgütlerinin eline geçebileceği bildirildi.
İngiliz Tıp Derneği (BMA) önceki gün yayımladığı bir raporda, bilim adamlarının insan DNA'sı üzerine yaptıkları çalışmalarda sağladıkları önemli gelişmelerin bu tür ''tasarımcı silahlarının'' üretiminin önünü açabileceği uyarısında bulundu. Dernek, bilim adamlarıyla hükümetlerin derhal harekete geçmemesi durumunda bu tür silahların teröristlerin eline geçebileceğine dikkat çekti.
Biyoteknoloji, Silahlar ve İnsanlık II başlıklı raporda uzmanların kuramsal olarak, örneğin Çinlilerde ya da Almanlarda yaygın olarak bulunan genetik varyasyonlara saldıran organizmalar üretebilmesinin mümkün olduğu kaydedildi. Yakın bir zamanda genetik yapısı değiştirilmiş şarbon, çiçek ya da çocuk felci virüslerinin de üretilebileceği belirtildi.
Ciddi tehdit oluşturuyor
Raporda, ekinlere, insanın bağışıklık ve sinir sistemine saldırması için tasarlanan organizmaların ciddi tehdit oluşturduğuna dikkat çekildi.
Uzmanlar, 2002 yılında Rus yetkililerin, Çeçen militanların bir tiyatroda düzenlediği rehin alma eylemini sona erdirmek için kullandığı fentanil türevinin insanın sinir sistemini hedef alan bir ''biyoregülatör'' örneği olduğunu belirtti.
Melbourne Üniversitesi'nin bağışıklık sistemi uzmanlarından Profesör Gus Nossal, ''Raporda anlatılanların hepsi de yeterince çılgın ya da kötü insanlar tarafından yapılabilir'' dedi. 1979'da Dünya Sağlık Örgütü (WHO) adına çiçek hastalığının yeryüzünden silindiğini açıklayan Nossal, ''Şu anda müthiş yıkım gücüne sahip olası biyolojik silahlar bulunuyor, bunların başında da şarbon ve çiçek geliyor'' dedi.
Denetim altına almak zorlaştı
Nossal, derhal önlem alınmaması durumunda insanlığın kendisini biyolojik silahlara karşı korumasının imkânsız olacağı uyarısında bulundu.
BMA raporunda, güçlü biyolojik silahların yayılmasını denetim altına almanın giderek zorlaştığının altı çizildi. Raporun yazarlarından Profesör Malcolm Dando, ''Alzheimer ve benzeri hastalıkların tedavisinde ve yeni aşılar üretilmesinde kullanılan teknolojinin kötücül amaçlar için de'' kullanılabileceğini söyledi.
Dando, bütün hükümetlerin 2006'da yeniden gözden geçirilecek olan Uluslararası Biyolojik ve Zehirli Silahlar Sözleşmesi'nin (BTWC) daha etkili hale getirilmesi için çaba harcamasını istedi. BTWC, taraf ülkelerin biyolojik silah bulundurmasını yasaklıyor.
Avustralyalı Mikrobiyolog Frank Fenner ise pek çok ülkenin BTWC hükümlerine uymadığını, ABD'nin de anlaşmayı dikkate almayacağını bildirdiğini kaydetti.
CUMHURİYET 28.10.2004